O sabah hava yağmurluydu ve berbat bir hava vardı. Melisa uyanır uyanmaz telefonuna baktı ama "günaydın" mesajını görememişti, "unuttu" herhalde diyip kendi yazdi ama cevap gelmedi. iki saat sonra tekrar yazdı bu sefer "napiyoon" yazdı ama yine cevap gelemedi. Bu sefer en yakın arkadaşı olan azize yazar ve "yenge apo uyuyo valla" cevabını alınca Melisa'nın kafasından aşağı kaynar sular boşalır. Ama en azından iyiydi diye mutlu olur ve gece az biraz konuşup uyurlar.
Sabah uyanır uyanmaz Melisa annesiyle kavga etmişti, evden çıkıp babasına giden Melisa, üç saatlik yol boyunca ağlar ve babasının yanına gider gitmez flörtü olan apoyu arar ve erken gelmesi gerektiğini söyler. Ama bilmediği bir şey var o da babasının yanına geldiğinden sonra yaşanacak şeyler...
İki gün geçmiştir ve buluşma günü gelmiştir. Sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlayıp yüzünü yıkar, dişlerini fırçalar, saçlarını tarar ve aynada yüzüne bakıp, "bu gün kendimi hiç güzel göremiyorum" der. O yüzden hemen duşa girer ve saçlarına fön çeker. Güzelce kahvaltısını etmek için babasının yanına dükkana gider. Kahvaltı ettikten sonra biraz telefonuyla ilgilenirken mesaj gelir "biz geldik sahildeyiz hadi sen de gel yavaştan" Melisa hemen hızlıca babasının yanından "kızlarla buluşucam baba" diyip çıkar ama babasının bilmediği bir şey var o bahsettiği kızlar aslında kızlar değil.
Melisa yürürken sahilde bir hamburgercinin önünde apoyla bulusur ve sanki yıllardır tanışıyorlarmış gibi hemen sarılırlar. Tabi yırtık dondan fırlayan kankası Aziz de hemen yanındadır. Ordan oldukları yerdeki AVM nin terasında otururlar ve birer kahve içerler. Her zamanki gibi Melisa konuşur ve apo dinler ama dinlerken gözü sürekli dudaklarına kayıyordu. Önce gözünün kenarı, sonra burun kenarı, yanak, çene, dudak kenarı derken bir anda dudaklarını Melisa'nın dudaklarına bastırdı ve onu öptü. Bu Melisaya tokat gibi çarpmıştı çünkü Melisa'nın ilk öpücüğüydü. Yavaş yavaş kızın tüm yüzüne minik minik öpücükler bırakır. Tam o anda Melisa kendini geri çeker ve hafif cilveli bir şekilde "daha sevgili değiliz beni öpemezsin, eğer öpmeye devam edersen sevgilim olduğunu kabul etmen gerekiyor" dedi ama bu çocuğu durdurmaya yetmedi ve hemen cevap olarak "o zaman bu günden itibaren sevgiliyiz" dedi ve kızın dudaklarına dudaklarını bastırdı. Melisa yavaşça kendini geri çekti ama bu çocuğu durdurmaya yine yetmedi ve daha çok öptü bu minik bir öpücük değildi ve uzunca Melisayla öpüştü. Melisa daha önce bu duyguyu yaşamadığı için duvar gibi kalır ve hareket edemez sonra yavaşça ellerini çocuğun boynuna dolar. Bu anda bir ses duyulur ve kafalarını çevirdikleri anda azizin bu anı ölümsüzleştirdiğini fark ederler. Zaten kıpkırmızı olmuş olan esas kız iyice kısarır ve sevgilisine derin bi bakış atar ve daha da utanır. Sonra kalkıp manzarayı izlerken sevgilisi bir anda arkadan sarılır ve Mel bir anda dönüp ellerini cocuğun boynuna dolar sağ eliyle ensesindeki saçları okşarken yavaşça öpüşmeye başlarlar ve o anı da ölümsüzleştiren azizin arkadaşları gelir ve oturup giderler. Bu süre boyunca manzarayı izleyen bu mükemmel çift kalkıp sahilde biraz yürür ve sıcak bi kafeye oturup çay içerler.artık hava iyice soğumuş ve kararmıştı ve Melisa'nın en sevmediği an olan veda vakti gelmiştir otobüs durağında, otobüs gelene kadar sarılan çift otobüsün gelmesiyle ayrılırlar. Melisa eve giderken yol boyunca kıpkırmızı olmuş yüzünde devasa bir gülümsemeyle yürür.
İki gün sonra tekrardan buluşurlar ve bu sefer buluşmanın ortasında azizin arkadaşları çağırır ve gider. Artık Melisa ve sevgilisi yalnız kalmıştır ve hava buz gibi olmasına rağmen sahilde oturup romantik dakikalar yaşadılar. Ve bu buluşmada mükemmel gitmiştir ve yine ayrılık saati gelmiştir.
Tekrar iki gün geçer ve Melisa sevgilisiyle buluşur. Hava diğerler günlerden daha sıcak o yüzden göl kenarında oturup sohpet ederler. Bir anda yağmur bastırır ve zaten ıssız olan göl kenarı artık sadece yabani ördek ve yağmur sesleri ile seslenir. Bu yağmurun altınd zaten romantikliğ zirvede yaşayan bu çift daha da romantik olmayı neden istemesin ki?
Melisa ve sevgilisi yaklaşık kırk beş dakika boyunca ayakta yağmurun altında ıslanır ve sarılıp öpüşür. Esas kız her zamanki gibi yine çok konuşmuştur ve sevgilisi onu dikkatlice dinleyip gözlerinin içine derin derin bakarken "of yine çok konuştum" der ve çocukta "olsun ben seni sabaha kadar dinlerim" der. Kızı belinden tutup kendine çeker ve üst dudağını emerken Melisa da sevgilisinin alt dudağını emer ve ellerini boynunda birleştirir. Artık öpüşmeyi bilen bu kız sevgilisiyle sonunda güzelce öpüşür. Artık her yerde onu öpebilir ve bundan hiç utanmaz, çekinmez. Yağmur durmaz ve tamamen sırık sıklam olurlar sonunda o gün bi değişiklik olur ve sevgilisi Melisayi eve bırakıreve girer girmez saçlarını kurulayıp sevgilisini arayan kız daha şimdiden çok özlemiştir.
Melisa için hayatının en güzel haftası olan bu hafta, ömrünün sonuna kadar unutamayacağı güzel anılar olmuştur...
EĞER BEĞENDİYSENİZ AŞK DOLU BU KİTABI YAZMAYA DEVAM EDECEĞİMM SİZİ SEVİYORUM 💗💗💗