Evet , tanıştık . Siz benim hikayemi öğrendiniz ve eğer burdaysanız benim hikayemin bir parçasısınız . Sizde birer Karahan askerisiniz ve biz bu savaşı kazanıcaz . İlk önce düşmanlarım hakkında konuşalım . Kasırga Örgütü : Patronu Alpay ve Gözde . Benden dört yaş büyük bir oğulları var . İsmi Ayaz Arslan . Tek hedefim onlara gerçek Arslanın kim olduğunu göstermek . Evet , artık bizzat bu işin içindeyim . Çocukken çok korkuyordum ama şimdi zevkle onları öldüreceğim zamanı bekliyorum .
"Saat 16:47 Karahan . Yemek için dışarı gitmek istediğinize emin misiniz ? " dedi Metin . Gülümseyerek ona baktım ve "Metin bana sizli hitap etme artık ve evet dışarıda yiyeceğim ."dedim . Metin "Malesef Karahan size böyle hitap etmem daha iyi ve dışarı yalnız kalmanız tehlikeli . Bırakın adamlarda sizinle gelsin ."dedi . Benim yanımdan hiç ayrılmıyorki . Aslında birazda dinlenmeleri için bunu yapıyordum . Metine sakince "Endişelenecek bir şey yok Metin . Ben adamlarsız ve yalnız çıkıcam . Hem bir şey olursa kendimi koruya bilecek kadar eğitimim var merak etme . Arabamı hazırlatırmısın . " dedim . Evet , bu gün yalnız kalmak istiyorum . Zaten bu olaylar yüzünden çok değiştim biraz dinlenmek benimde hakkım . Metin anlayışla odamdan çıkarken ben yemekten sonra gideceğim silah eğitimimi düşünüyordum . Hocalar beni çok zorluyor . Sanki benimki can değilmiş gibi . Metin kapıyı çalıp yeniden içeri girdiğinde "Arabanız hazır Karahan isttediğiniz zaman çıka bilirsiniz ."dedi . Oturduğum sandalyeden yavaşca kalktım ve masamda duran gözlüğümü alıp taktım . Geçen gün yaptığımız dövüş eğitimi zamanı dikkatsizliğim sonucu gözümün biraz üstünde kaşımın altında bir çizik oluştu . O iz geçene kadar geceleri bile güneş gözlük takıyorum . Hatta artık bunu hobbi edindimde diye bilirim . Odadan çıkıp yavaş yavaş merdivenleri inmeye başladım . Kapının önünde bekleyen adamlarımdan biri kapıyı açtı . Evden çıktığımda hemen önümde arabam beni bekliyordu . Arabaya binmek için kapıyı açtığımda Metin "Bir sıkıntı olsa sadece ara hemen ordayız ."dedi . Gülümseyerek olumlu anlamda kafamı salladım ve arabaya bindim . Şimdi gazlama zamanı . Hızı sevdiğimi söylememiştim sanırım . Arabayı hızlıca kullsnarak önceden rezerv ettirdiğim restorana 15 dakikaya vardım . Arabadan inip anahtarı valeye vererek restorana doğru yürümeğe başladım . Metinin beni yalnız bırakmayacağını biliyordum . Arkamdan üç arabanın beni takip ettiğini anlamamda çok geç olmamışdı . Restorana girdiğimde benim için ayarlanan masaya geçtim . Etrafta hiç insan yoktu . Garson masaya yaklaşıp önüme bir menü bıraktı .
"Hoşgeldiniz Melek hanım . Siz menüye bakın ve kararınız neyse lütfen bana söyleyin . " dedi . Sabır Metinin benim için ayarladığı bu sahte isim beni deli edicek .
"Öncelikle bana bir kırmızı şarap lütfen ve küllük ."dedim . Bu gün biraz kafa dağıtalım . Çünkü bu gün o gün . Aslında Metinin beni yalnız bırakmasının sebebide bu . Bu gün yangın günü . Bu gün vahşet günü . Bu gün ölüm günü . Bu gün kaybediş günü . Ben kaybettim ailemi , annemi , babamı , çocukluğumu , gençliyimi her şeyimi kayb ettim .
"Başka bir arzunuz varmı ?"diye sordu garson . Ne ara geldiki o ? Hayır anlamında kafamı salladığımda garson yavaşça uzaklaştı . Hiç bir şey yemeden saatlerce şarap içtim . Tabiki sigarada olmazsa olmazımız . Evet , zararlı ama korumak istediğim bir hayatım yok . Telefonum çaldığında ufak çaplı şok yaşadım . Arayanın dövüş eğitmenim olduğunu görmek canı sıkarken ayağa kalktım . Garson hemen kafamın üstünde bitince "Buraları toparlama geri dönüyorum . Telefonu cevaplamam lazım . " Ben telefonumu açarak kadınlar tualetinin yolunu alırken birisinin bana süratle çarpmasıyla telefonum ve gözlüğüm yere düştü . Kafamı kaldırdığımda gördüğüm adama "Kör müsün ? Önüne baksana ."dedim . Adam bana bakarak "Kusura bakmayın ."dedi . Tabi efendim hemen .
"Ne demek kusura bakmayın ? Kusura bakarım . Beni iyi dinle . Önünü görmüyorsan evden çıkmayacaksın . Anlaşıldı mı ?"diye bağırdığımda uzun boylu , yakışıklı bir adam "Ne oluyor burda ? " diye bağırdı . Bana çarpan adam başını eğerek "Efendim ben bayana çarptım . Özür diledim ama ..." dediğinde yumruk yaptığım elimi suratına geçirerek "Sensin lan bayan . Saygısız kör . " dedim . Sonra yüzümü şu efendim dediği adama tutarak "Yanındakı adamlara insanlığı ve yürümeyi öğret ."dedim . Adamın dudağının yukarı doğru kıvrıldığını görmek sinirlerimi bozmuştu . Yavaş adımlarla bana yaklaşarak yere eğilip telefonumu ve gözlüğüme alıp bana uzattı .
"Buyurun . Merak etmeyin onun cezasını ben vericem ."dedi . Elinden eşyalarımı hızla alarak "Ben varken sen kimsin ? Kendim veririm cezasını . " dediğimde karşımdakı pislik kahkaha atarak "Cesur kadınsın ama bana sökmez . Adamıma benden başkası ceza veremez . Hadi herkes yerine . Sende ."dedi adamına bakarak . Ben sinir küplerine binerken adamı "Özür dilerim Arslan bey . Bir daha böyle bir şey yaşanmayacak . " dedi . Karşımdakı adam belinden çıkardığı silahı adamın kafasına dayadı ve sonra ateş etti .
"Ne ?"dedim şaşkınlıkla . Gözümü gözünden ayıramıyordum . Arslan mı ? Az önce konuştuğum adam ailemi mahv edenlerden mi ? Nasıl ? Dünya küçük derlerdide inanmazdım .
"Hanımım iyi misiniz ?"diyen ses korumalarımdı . Yanıma gelip yerden eşyaları götürdüğünde "Onları masaya bırak ve çık ."dedim . Korumalarım elleri belinde beklerken "Hepiniz çıkın . " diye bağırdım . Korumalarım sakince dışarı çıkarken karşımdaki Arslan "Sizde ." dedi . Adamların hepsi çıkmıştı . Restoranın ortasında ikimiz göz göze kalmıştık . Canım tam şu anda kafasına sıkmak istesede bunu yapamazdım . Daha çok erken . Adamdan uzaklaşıp masama döndüm . Ama bu Arslan sülük gibi yapışdı bana . Masama gelip "Bu geceyi benimle geçirseniz nasıl olur ?"diye sordu . Kahkaha atarak "Ben sizinle değil , siz benimle geçiricekseniz olur ."diyerek karşımda duran sandalyeyi işaret ettim . O sandalyeye otururken ben gözlüğümü taktım . Tam bu zaman eğitmenim yeniden aradı . Telefonu açtığımda "Neredeysen hemen kalk buraya gel ."dedi . Ya sabır insan bir hal hatır sorar .
"Bu günlük iptal et . Yarın daha fazla çalışırız ."dedim ve telefonu kapattım . Bu bir ölüm fermanını imzalamaktı ama ben zaten ölümle dans ediyordum .
"Ben Harun . Siz ?"dedi elini uzatarak . Elini sıkıca tutarak "Bende Melek ." dedim . Elimizi ayırdığımızda masadaki bilmem kaçıncı şarap şişesini alıp bardaklara şarap doldururken "Melek hanım size beyaz şarap yakışırdı neden kırmızı şarap seçtiniz ?"dedi gülümseyerek şarabı elime aldım ve "Beyaz şarap diğer melekler yakışır . Ben Ölüm meleği kırmızı şarap severim . Bana kanı hatırlatır ."dedim . Tam bu zaman içeri koşarak Metin girdi . Masaya yaklaşıp "Gitmemiz gerekiyor hanımım ."dedi . Ayağa kalkarak masadan telefonumu aldım . Kapıya doğru ilerlerken "Eee numaranızıda vermediniz Ölüm meleği . Ben sizi nasıl bulucam ?"dedi . Gülümseyerek ona baktım ve "Merak etme ben senin ecelin olmak için geri dönücem ."dedim . Bana bakarak "Bekliycem ."dedi . Metin ile birlikte restorandan çıktık .
"Anladın dimi ?"diye sordu Metin .
"Neyi ?"dediğimde derin nefes vererek "Az önce konuştuğun kişinin Ayaz Arslan olduğunu anladın dimi ? " dedi . Arabam geldiğinde "Tabiki ."dedim ve yalnız arabaya binip oradan uzaklaştım . Metinin söyleyeceği her şey canımı sıkacakmış gibi geldi . Bu yüzden gittim . Kaçtımda denile bilir . Eve gelip ilk önce bir duş aldım . Yatağıma yatıp telefonu elime almıştımki gördüğüm mesaj beni delirtecekti .
Pars Dövüş : Hemen eğitime gel .
Allah kahr etsin ya . Şu an ne yeri ne de zamanı . Homurdanarak ayağa kalktım . Üstüme T-shirt altıma eşortman altı giydim üstümede bir tane ceket aldım . Daha sonra eşyalarımı toparlayıp odamdan çıktım . Kapıya yaplaştığımda Metin "Gözlüğünüzü unutmuşsunuz efendim . " dedi . Geri dönüp gözlüğü elinden alarken "Sen benim ağabeyimsin . Lütfen bana siz deme . Hatta bu bir emir ."dedim gözlüğü takarken .
"Eğitimde başarılar Karahan ."dedi . Gülümseyerek evden çıktım . Şoförüm kapıyı açtığında arabaya bindim . Kendisi hemen gelip arabaya bindi ve sakince arabayı kullanmaya başladı . Ortada benim olduğum araba biraz önümüzde ve arkamızda ise korumalarımın arabası . Arka arkaya gitmeme sebebimiz bunun rahatlıkla fark edileceğiydi .
"Biraz camı açsana ."dedim şoföre . Bu gün benim için çok kötü hatıralara sahib ve uzun süredir olan rahatsızlığım yüzünden yine nefes alamamaya başladım . Şoför camı açar açmaz arkadan bir araba bize çarptı . Bu gün daha kötü nasıl ola biler acaba ? Soförüm arabadan inince diğer iki arabamızda durdu . Camı kapatarak dışarı baktığımda onlarında üç araba olduğunu gördüm . Galiba bu işe el atma vakti geldi . Kapıyı açıp yavaşma indiğimde adamların ve adamlarımın silahlandığını gördüm .
"Kesin şunu . İndirin silahları ."diye bağırdım . Bu zaman bize çarpan arabanın kapısı açıldı ve içerden bir adam indi .
"Hassiktir ya ."dedim . Adam bana doğru yaklaşarak "Ağzı bozuk kadın sevmem ."dedi . Derin nefes alarak önce silahını indirmeyen adamlarına bakarak "Her pisliğin içinde çıkmasan şaşardım . Şim bu si.."dediğimde eliyle ağzımı tutark beni kendine yasladı . Adamlarım "Hemen bırak onu ."diye bağırdığında karşımdakı Ayazın nefesi yüzüme çartmı . Bana "Sana küfür eden kadınları sevmem dedim ."dedi . Arabadan inmeden önce bileğimde sakladığım şişi karnına geçirdiğimde hiç kıpırdamadıda . Büyük bir kahkaha atarak "Sakın ."dedi adamlarına "İndirin silahları ."diye devam etti . Hepsi teker teker silahlarını indirdiğinde "Küçük Melek bana böylemi zarar vericeksin . Daha çok çalışman gerek ." dediğinde adamlarımdan biri "Hemen onu bırak yoksa ateş etmekten çekinmem ."dedi . Ayaz beni geriye doğru ittiğinde "Hiç bir yere gidemesinler . " dedi ve arabaya geri döndü . Tam bu zaman adamlarım benim önüme bir stün gibi geçtiler . Silah seslerini duydum . Daha sonra arabaların gittiğini . Adamlarım önümden çekildiğinde hiçbiri bir zarar görmemişti . Sonra arabalara baktığımda hedefin biz değil tekerlekler olduğunu anladım . Adamlardan biri bana telefonu uzattığında bunun Metin olduğuna emindim . Telefonu aldığımda öfkeli ve endişeli ses kulaklarıma doldu . Bir anlık sanki babam aramıştı . O da benim için endişelenirdi . En ufak şeyde başımda kestirirdi .
"İyi misin ? " dedi Metin .
"İyiyim . Adama şiş sapladım ."dedim . Şişin arabada olma nedenini sorgulamayın . Bizim arabada bunun gibi bir çok şey var .
"Sorun yok . Bir araba gönderip aldırtıyorum seni . Oradakı arabaları hall edicem . Bu günlük eğitimini iptal ederiz . Tamamı Karahan ?"dedi . Derin nefes alarak "Tamam Metin . Arabayı bekliyorum ."dedim aramayı kapatıp adama geri verdim .
Bu gün ilk kez düşmanlarımla karşılaştım . Babamın ve annemin ölümünde parmağı olan insanlarla karşılaştım . İlk kez ona zarar verdim ve bu daha başlangıç . Onu yaşadığına pişman edicem . Söz , Karahan sözü .