İçeriğe geç

İKİ AŞK BİR KALP Görev ve kalp arasında sıkışanlar

Bölüm 7 · 2 dk okuma

İKİ AŞK BİR KALP Görev ve kalp arasında sıkışanlar

Bölüm 7

İnanmak ve Saklamak

Saat sabah ona doğru hastaneye gelmiştim. Odaya girer girmez gözüm masanın üzerindeki gül buketine takıldı. Güllerin arasında küçük bir not vardı: “Senin gibi bir güzele, ancak zarif bir gül yakışır. Seni çok seviyorum. 🤍 Kaan” Kaan büyük ihtimalle hastanedeydi. Dayanamayıp aradım. Eylül: Buket için teşekkürler, hastanede misin? Kaan: Rica ederim yavrum. Evet, hastanedeyim. Kafede oturuyorum. Eylül: Tamam, geliyorum. Kafeye girdiğimde başını kaldırıp gülümsedi. Kaan: Hoş geldin güzelim. Eylül: Hoş bulduk Kaan. Benim seninle konuşmam lazım. Kaan: Tabii, buyur… Eğer düğün salonu falan diyorsan sen hiç sıkıntı yapma. Eylül: Yok Kaan, öyle değil. Kaan: Ne diyeceğini biliyorum Eylül. Fark ettiysen ben de zorla güzellik yapmaya çalışıyorum. Bir an durdum. İçimde biriken her şey bir anda ağzımdan döküldü: Eylül: Hayatımda gördüğüm en iğrenç insansın. Pislik, şerefsiz! Atlas’tan O gün Sena’yla oturup film izlemiştik. İçimde hâlâ tanımlayamadığım tuhaf bir his vardı. Atlas: Ben erken uyuyacağım, yarın çok işim var. Sena: Tamam aşkım. Gece susamıştım. Mutfaktan su almaya çıktığımda Sena’nın telefonla konuştuğunu fark ettim. Duymak için biraz daha yaklaştım ama tam o sırada telefonu hızla kapattı. Sena: Bir şey mi oldu aşkım? Atlas: Yok… Sadece su içmeye kalktım. Sena: Tamam. Sabah askeriyeye gidip oradaki işlerimi hallettim. Sonrasında doğruca hastaneye geçtim. Eylül’ün odasına girdiğimde o kadar dalmıştı ki beni fark etmedi bile. Atlas: Ooo… Dün bana o kadar çok baktın ki bugün bile beni düşünüyorsun. Eylül: Ne? Ne alakası var ya! Bu arada o gün sevgilin geldi. Bileklik sordu, buldun mu sen? Atlas: Bileklik mi? Eylül: Evet. Bir de yemek falan getirmişti. Atlas: Sena mı? Onu tanıyor musun? Eylül: Hıhı... Hayır. Atlas: Beşiktaşlı bileklikti. Buldum onu, güzelmiş. Eylül: Bir arkadaşım aldı. Atlas: Demek gülleri seviyorsun, ha? Eylül: Hayır… Şakayıkları daha çok seviyorum. Atlas bir anda bukete doğru yürüdü. Ben dosyaya o kadar dalmıştım ki hareketini fark etmemiştim. Atlas: “Bir arkadaş” derken… Sevgilin demek istedin herhalde. Eylül: Ne? Evet… Sevgilim. Neyse, biz seansa geçelim. Sena’dan (Gerçekler) İki buçuk sene boyunca Atlas’la birlikteydim ama Alex beni kaçırdığı andan itibaren her şey değişti. Alex’ten o kadar çok hoşlanmıştım ki Atlas aklımın ucundan bile geçmiyordu. Atlas beni kurtarmaya çalışırken benim keyfim gayet yerindeydi. O gün Alex’le bir anlaşma yaptık. Bir hafta sonra Atlas’ı bırakıp Alex’in yanına gittim ve bir sene boyunca beraber olduk. Atlas, Alex’in planlarını mahvetmeye başlayınca Alex beni tekrar Atlas’ın yanına gönderdi. Ben de Atlas’a şu yalanı uydurdum: "Babamın şirketi battığı için beni arkadaşının oğluna verdi. Eğer sana bir şey söylersem seni öldüreceğini söyledi." Atlas yufka yürekli olduğu için bana hemen inandı. O gün Atlas’ı o kızın (Eylül'ün) evinden çıkarken görünce, o kızı da takibe almıştım

Selamlar! Kendimi kurgu ve yazım dili konusunda geliştirmeye çalışıyorum. Hikayenin akışı, karakterlerin duyguları veya yazım tarzım hakkında ne düşünüyorsunuz? Değerli yorumlarınızı ve eleştirilerinizi bekliyorum, her türlü geri bildirim benim için çok kıymetli! ✨"

Bölüm sonu

2 yorum