İçeriğe geç

𝓚𝓪𝓻𝓪𝓷𝓵ı𝓰̆ı𝓷 𝓰𝓸̈𝓵𝓰𝓮𝓼𝓲

Bölüm 7 · 3 dk okuma

𝓚𝓪𝓻𝓪𝓷𝓵ı𝓰̆ı𝓷 𝓰𝓸̈𝓵𝓰𝓮𝓼𝓲

Bölüm 7

14 Yaşın Sırrı ve Babanın Cebi

Gece iyice ilerlemiş, şiddetli yağmur yerini tatlı ve serin bir rüzgara bırakmıştı. Karanlık Kız maskesini tekrar yüzüne çekmemiş, saat kulesinin altındaki ıslak basamaklara bağdaş kurup oturmuştu. Islak saçları yüzüne yapışmıştı ve sokak lambasının sarı ışığında ilk defa maskesiz haliyle bu kadar net görünüyordu. Gölge, kızın profiline bakarken onun aslında ne kadar genç olduğunu ilk kez bu kadar net fark etti.

"Hey," dedi Gölge, cebindeki ıslak bozuk paraları birbirine sürterek. "Sen bugün kaç oldun bakayım? Cidden soruyorum, maskesiz bakınca ortaokulu yeni bitirmiş gibi duruyorsun."

"On dört," dedi Karanlık Kız, bakışlarını gecenin karanlığına dikerek. "Resmen on dört oldum bugün."

Gölge şaşkınlıkla ıslık çaldı. "Vay be, reşit olmana daha asırlar var ama şimdiden mahalleye racon kesiyorsun. Bu arada... madem bugün dürüstlük günü ve yüzünü de gördük, sana bir şey soracağım. O ilk gün, sokakta bana bodoslama çarptığın anı hatırlıyor musun? Hani saçında yaprak var falan diye saçmalayıp durumu kurtarmaya çalışmıştım. Niye o kadar dalgındın sen? Birine vurup geçecek kadar dünyadan kopmuş gibiydin."

Karanlık Kız’ın yüzündeki o umursamaz ve sert ifade bir anlığına gölgelendi. Derin bir nefes alıp omuzlarını silkti, gözlerini yerdeki su birikintisinden ayırmadan konuşmaya başladı.

"O gün... sana çarpmadan iki dakika önce babamı gördüm," dedi, sesi yağmurun sesine karışarak hafifçe kısıldı.

Gölge oturduğu yerde şaşkınlıkla doğruldu. "Babanı mı?"

"Evet. Yıllardır ortalıkta yoktu, ne aradı ne sordu. Sokakta tam karşımdan yürüyordu ama beni tanımadı bile. Yanımdan geçerken bodoslama durdu, sanki sokaktan geçen tamamen yabancı birine sorar gibi bana yakınlardaki bir otelin konumunu sordu. Gözlerimin içine baktı Gölge... Tam burama baktı ama sadece adres arayan bir adam gibi. Kızını gören bir baba gibi değil, sokaktaki herhangi bir yabancı gibi."

Gölge ne diyeceğini bilemedi. O ilk gün sokakta kızın gözlerinde gördüğü o kırılmaz, kontrolsüz öfkenin ve dalgınlığın sebebi yıllar sonra şimdi tam olarak yerine oturuyordu. "Peki sen ne yaptın?" diye sordu sesi kısarak.

Karanlık Kız’ın dudaklarının kenarında aniden tehlikeli, karanlık ama bir o kadar da muzip bir tebessüm belirdi. Yüzündeki o hüzünlü hava bir saniyede dağılmıştı.

"Ne mi yaptım? Ona adresi tarif ederken sarhoş gibi davranıp hafifçe üstüne sendeledim. 'Pardon amca' falan dedim. O salak otelin yerini arayadursun, ben adresi tarif ederken ceketinin iç cebindeki bütün nakiti profesyonelce, hiç çaktırmadan çekip aldım."

Gölge inanamayarak gözlerini büyüttü. Maskesinin altından kahkahayı basmamak için eliyle ağzını kapattı. "Yok artık! Adama bak, hem yıllar sonra kızını tanımıyor hem de sokak ortasında cüzdanı kaptırıyor! Peki tam olarak ne kadar para küçük hanım?"

Karanlık Kız hiç istifini bozmadan elini ceketinin derin iç cebine attı. Cebinden kalın, katlanmış devasa bir banknot destesi çıkardı ve Gölge’nin tam suratının ortasına doğru salladı. Deste o kadar kalındı ki, cılız sokak lambasının ışığında yeşil banknotlar adeta parıldıyordu.

Gölge’nin çenesi neredeyse yere düşecekti. Gözleri yerinden fırlamış gibi desteye bakıyordu. "Oha! Bu ne kızım, adam kuyumcu mu soydu naptı?! Buradaki parayla mahalleyi satın alırız!"

"Geçmiş yılların birikmiş nafaka borcu diyelim," dedi Karanlık Kız, parayı ceketinin cebine geri tıkıştırıp arkasına rahatça yaslanarak. "Ayrıca bugün doğum günüm. Sayesinde kendi kendime harika bir hediye vermiş oldum."

Gölge başını iki yana sallayarak kahkahalarla gülmeye başladı. "Sen gerçekten tekinsiz, tehlikeli bir çocuksun. Ama yalan yok, takdir ettim. Adam hayatının dersini almış."

Karanlık Kız hafifçe gülümsedi. 14. yaşının ilk saatlerinde, yanındaki bu garip adamla birlikte gecenin soğuk rüzgarını karşılamaya devam etti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.