İçeriğe geç

İhanet askeri

Bölüm 9 · 3 dk okuma

İhanet askeri

Bölüm 9

Bölüm 6

Yazardan:

adriel oldukça gerçekçi bir kabusun içindeydi sanki daha önce yaşanmış bir olaydı kabusu adriel bilemezdi yok saymaya çalışacağı o kabusun hayatını bitirip diplere batırdığını....

Adrielin kabusu:

Rüyamda bir erkek çocuğunun yanındaydım çocuğun elinde içinde kurabiye olduğu belli olan bir kap vardı kabı bana uzatıyordu tam kabı açıp portakallı olduğunu anladığım kurabiyelerden birini ağzıma atıcakken birisinin "alya nerdesin gel hadi" dediği sesi duyduk ses oldukça tanıdıktı kafamı kaldırıp sesin geldiği yöne çevirdim kafamı bu kişi teyzemdi yanımdaki çocuk elimden tutup oraya kadar benimle birlikte gelmişti gittiğimiz yer oldukça tanıdık bir evin önüydü eve doğru baktiğımda kimse yoktu sanki gözlerim birini arıyor gibiydi "hazırlan hadi yukarı çıkıp annen lunaparka gitceğimizi söylemiştir" dedi teyzem yanımdaki kızıl kahve saçlı beyaz tenli çoçuk "gidiyormusun Alya özlicem seni çabuk gel daha kurabiyelerini yemedin al annem kabı eve geri götürmedim diye kızar ama gece saçlı kızın aldı dersem kızmaz" diyip elime portakallı kurabiye kabını tutuşturmuş ve hemen ardından eğilip sarılmıştı sonra teyzemle bir arabaya bindik.....

Biraz yolda ilerledikten sonra elimdeki kabı teyzemin yanındaki bir adam aldı "amaya alacağı ilaçları aç karnına alması lazım biliyorsun dimi" dedi kalın gür sesiyle "amayada kim teyzemin adı güneş güneş akel ona amaya deme" dedim sinırli ve korku dolu sesimle sonra bir yere gittik örgütün ameliyat hanelerine benzer bir yerdi ancak normel bir ameliyathane değildi suçlular için olan ameliyat haneydi her türlü işkence burda yapılırdı ölmesin diye müdahaleleride burada yapılırdı bir erkek çocuğunun acı içindeki çığlık seslerini duyunca korkum on katına çıkmıştı ancak ben ilaçlar etkisiyle hareket dahi edemiyordum neşterler ve iğneler vücuduma giriyordu ....

Adrielden: gördüğüm rüya ile titreyerek sıçradım ve hemen ardından derin bir acı bedenime girdi bu acıda neydi nolmuştu beynimi çalışması için zorluyordum etrafıma baktığımda örgütün Hastanesi'ndeydim derin bir nefes verip geriye yattım yanıma yanha geldi yanha hastanede çalışan bir kadındı ve birbirimizi tanırdık "yanha boris iyimi konuş" dedim emir veren sesimle o ise geldiği gibi kolumdaki serumu sökmeye başlamıştı içten bir şekilde kendime gelir gelmez borisi sormama şaşırıyor gibiydi "borisin durumu sizinkine göre daha ağır ve ağır yaralar almış ameliyata ilk önce onu alıcaktık ama" diyip sanki yanlış birşey söylemiş gibi hemen sustu "konuş kesme sesini yoksa o yaptığın iğreçlikleri yayarım " diye sert bir tehdit savurdum o bile bu örgütteki herkes tehditlerimin boş olmadığını bilirdi dahada paniklemiş bir durumda derin bir nefes aldı "darian nişanlınız sizin örgüt içindeki savaşlar hemde örgütteki değerinizden yani nişanızdan dolayı ilk sizi ameliyat ettirdi kendisinin ise koluna aldığı kurşun hariç bir yarası yok" dedi adı piç her zamanki gibi kendini düşünmüştü borisi zaten deli gibi kıskanıyordu ona kalsa onu buraya bile getirmez ilk fırsatta satardı "borisin durumu nasıl devam et ufacık bir yalan dahi söyleme her şeyini anlatırım birdaha bırak örgüt doktorluğu yapmayı çöpcüsü bile olamazsın" dedim "durumu sizinkine göre daha ağırdı geldiğinde ameliyatıda geç olduğu için komaya girdi ne zaman uyanır bilemiyoruz 3 günlük hayatı tehlikesi var üzgünüm" son duyduğum ile beynime kan sıçramıştı hayatı tehlikesi var demişti değilmi kendimi kaybedip kadının boğazına yapıştım ne demek hayatı tehlikesi var lan seni kesicem geberticem seni ne diyorsun ulan sen" diyip kadını duvarla kendi arama almış boğazlıyordum hiç birşeyi gözüm görmüyordu "bu kadar vahşi olman çok hoşuma gidiyor güzelim harikasın ama hayatını kurtaran birine böyle mi teşekkür edilir sakin" sahte bir üzüntü ve alay dolu ses darianda başkası değildi kadının yüzüne yumuk atıp bıraktıktan sonra darianın yanına adete uçarcasına ulaştım bu seferde onu bağazladım "güzelim vahşiliğini seviyorum dedim ama herkesin yanında üzerime uygulayabilirsin demedim ama istersen başka bir konumda bu anı gerçekleştirebiliriz bebeğim" dedi iğrenç ve sapkın sesiyle ardından bedenim bir iğnenin enjekte edilmesiyle uyuştu ve yere düşecektim ki darian tuttu onun tutuşuyla zihnim bir ana gitti ağaçtan düşüyordum ve yine rüyamdaki kızıl kahve saçların sahibi olan çocuk benim düşmeme engel olup havada yakalıyordu "ateş abi sen beni her düşüşümde tutarsın dimi düşmem senleyken'"diyordum gülüp kucağındaki beni kendisine dahada çekip "düşmezsin tutarım düşsen bile düşeceğin tek yer benim kucağım olur' deyip kucağındaki bana bakıyordu endişeli karar verememiş görünüyordu birden 10 yaşında gibi görünen bedenime eğildi ve kollarını iyice bana sarıp anlıma uzunca bir öpücük kondurmuştu bir an bunun gerçek olmasını isteyip gözlerim kapanmadan onun adı duduklarımdan döküldü Ateş ateşi andıran kızıl saçlı hayel ürünüm olan o çocuğun adı ateşti ama bilemezdim benim ilk ve tek aşkımın adı olduğunun.

Bölüm sonu

21 yorum