Adrielden...
Geçen günlerdeki saldırıyı bütün örgüt detaylıca araştırmıştı hainin henüz kim olduğunu bilmiyorduk ama borisi komaya sokan o saldırıyı gerçekleştirenler türklerden başkası değildi ve tek bildiğimiz şeyse gölge kartal timi denen bir timin kurduğu tuzağa düştüğümüzdü şanslıyız ki bizde onlardan birini ağır yaralamıştık oldukça uzun süren bir araştırma sonrası ağır yaralı askerin kaldığı hastaneyi bulabilmiştik içimdeki siniri ve intikam ateşini durduramıyordum bir şekilde en yakın arkadaşım olan borisi yaralayanlardan ve örgüte bu denli zarar verenlerden intikamımı almam gerekiyordu dahada kendime hakim olamayıp örgütün lideri Albert eniştemin odasına doğru yol aldım...
Odanın önüne gelip durduğumda kapının önündeki korulamalar hemen köşeye çekilmişti hızlıca içeriye girdiğimde elindeki tabletten birşeyler ile uğraştığını gördüm boğazımı temizleyip dikkatini bana vermesini sağladım kafasını yavaşça bana çevirip noldu der gibi bir bakış attı
"Ben Türkiye'ye gitmek istiyorum"
Demem ile kaşlarını çatıp bana baktı
"Niye nerden çıktı şimdi Türkiye'ye gitme fikri Adriel kafayımı yedin sen yakında düğünün var git düğün hazırlıklarını yapmaya başla"
Dedi o benden daha iyi biliyordu içimde böyle bir öfke varken boş boş oturup hiç birşey yokmuş gibi düğün hazırlığı yapmıcağımı gerçi ortada birşey olmasada düğün hazırlığı yapmam ama hava hoş
"Boris bu haldeyken boş boş duramam ben intikamımı alacağım ve senden izin istemiyorum Albert örgüt için bunu yapmam gerekiyor senden tek bir isteğim kalacak yer ve araç ayarlaman ders vermem değil senden ders alacakta değilim sen burda keyif yaparken dağda olan bendim aynı şekilde sahada tek ben ve boris vardı bu kadarını borçlusun"
Dedim albert derin bir iç çekip
"Tamam tamam halledeceğim ama sakın tek başına bir şey yapma git içlerine girmeye çalış bir şekilde buna ihtiyacımız vardı zaten şimdi çık git hazırlan hadi"
Dediğini yapıp odasından hızlıca çıkıp evime geldim ilk önce kendi eşyalarımı hazırladım sonrasında Alex'in eşyalarını hazırladım oğlumu bırakamazdım onunda bütün ihtiyaçlarını aldıktan sonra silah odama girdim bir kaç tabanca ve suikastçı silahı aldım suikastçı silahlarını taşıması oldukça rahat oluyordu ve içinde hem silah hemde bıçak için yeri olan botlarimi giydim hançerlerimide hazırladıktan sonra kısa bir duşa girdim
Duştan çıkıp giyindigimde kapı çaldı hızlıca açtım gelen kişi dariandı içeri girer girmez kollarını belime dolamiştı kısa bir şoktan sonra onu kendimden ittim dolu gözlerle bana bakıyordu
"Adirel yapma nolur yapma artık dayanamıyorum anla benide biraz "
Bu haline oldukça şaşımıştım ve kaşlarım çatık bir şekilde ona bakıyordum
"Beni yıllardır kendinden uzak tutuyorsun evlenme arifesindeyiz ama halla uzaksın seni sevdiğimi hiç mi görmüyormusun sana sakince geldim istemedin bekledim bekleme dedin dayanamayıp seni anlaşma ile kendime çekmeye çalıştım zamanla istersin dedim halla istemiyorsun"
Dedi ve gözünden bir damla yaş aktı tanıdığım darian bu değildi benim tanıdığım darian herşeyle alay eden o ukala adamdı
tekrar bana doğru geldi ve yine sarılmaya çalıştı bedenim o kadar afallamıştı hareket etmeden duruyordum belimi kolları sımsıkı sarıyordu kafasını boynuma getirip çenesini omzuma yasladı benide biraz hareket ettirip kapının yanındaki duvara yasladı ve duvarla arasına aldı boynumu ara ara öpüp kokumu soluyordu öpmeleri sıkılaştı ve dudakları boynumdan çeneme ordanda dudağıma doğru bir yol çiziyordu ki dudağımı öptü







