Bunca zaman o kadar iyi rol yapmıştı ki bir an beni bile oyunuma kandığına inandırmıştı timdeki tek napmaya çalıştığımı anlayıp sesini çıkarmayan o olmuştu
kendini o kadar iyi kamufle edebiliyordu şuan elindeki tabanca olmasa olmasa halla onun masum olabileceğini düşünürdüm o kadar o kadar iyi hicbirşeyden haberi yokmuş gibi duruyordu ki şuan içinde bulunduğumuz konuma inanamıyordum
bakışlarımı elindeki tabancadan çekip gözlerimi onun gözlerine kenetledim oda bakışlarını benimkilerle kenetleyince içimi yakan soruyu sesli ama kısık bir şekilde ona yönelttim dolgun dudaklarımın arasından "neden" diye bir nida döküldü
ve bakışlarımı onun gözlerinin ağırlığından çekip ağır adımlarla aramızdaki mesafeyi kapatmak için ağır adımlarla onun olduğu tarafa doğru ilerledim tam önüne gelince durdum
uzun boynundan dolayı kafamı kaldırmak zorunda kalmıştım timdeki herkesin boyu benden epey uzundu son defa bana bakan gözlerine bakıp onu geride bıraktım ve hançerlerimle biraz önce süslediğim duvarın önüne gittim
nasılsa şuanda beni vurmazdı bu yüzden kendime güvenim tamdı sırtımı kendimdeki güvene dayanarak ona tamamen döndüm yana düşük olan kolumu kaldırıp duvardaki hançerlerime uzattım
tam değecekten arkamı dönüp ona baktım oda önünü bana dönmüş sırtımı izliyordu aklından ne geçtiğini hiç anlayamamıyordum
geri hançerli duvara dönüp elimi tekrardan uzattım elim tam duvardaki hançerlerden birine uzatıp parmaklarımı hançerin uç kısmına değer değmez yanıma gelip boğazıma bir bıçak dayadı
soğuk bıçağın keskin ucu çıplak boynumun etine değince istem dışıda olsa içimi bir ürperti kapladı tam arkamda olduğunu enseme çarpan nefeslerinden anlamak zor olmuyordu
boğuk bir sesle konuşmaya başladı "ne, neden doktor" diye oda bana bir soru yöneltti sesi biraz önceki benim sesime göre daha gürdü
elindeki bıçağın ucunu biraz etime bastırıp cevap beklediğini belli etti istesem şuan ondan kurtulabilirdim benim için zor olmazdı ama merak duygum ağır basıyordu
boğazımdaki bıçağın varlıyla yutkunup "neden sustun" diye sordum sesimde bu sefer soru tınısından çok sitem hakimdi hatta sadece sitem vardı ses tonumda evet
merakım çok fazlaydı neden en başından beri timine benimle birlikte ihanet ediyordu neden susuyordu amacı neydi planı neydi merak ediyordum aramızda uzun bir sesizlik hakim oldu soruma cevap veremiyor olmalıydı
sessizliğe daha fazla dayanamayıp gözlerimi yavaşça yumdum ve boğazımdaki bıçak biraz daha etime baskı kurunca yutkundum
boğazımdaki bıçağın derin ve düşünceli bir nefesi içine çekerek çekti ve cebine attı boğazımdaki bıçağın baskısının yok olmasıyla bende onun aksine sahte bir rahatlama ile nefes aldım güler gibi oldu bu halime ve beni omuzlarımdan yakalayıp kendisine çevirdi
Bende soruma cevap beklediğimi belli edercesine kafamı eğip ona baktım bir saniye durup "anlayamazsın adriel" dedi ilk defa adımla seslenmisti yanlış değilsem ve ani bir şekilde karın boşluğuma sert bir tekme attıp beni bıraktı bırakması ile yerde iki büklüm kaldım oysa son bir defa eğlendiğini belli edercesine gülüp gitmişti manyak adam.....
Evet sevgili okurlarım bölümü çok beklediniz özür dilerim beklediğinize değmişmi nasıl bir bölüm olmuş sizce gizli numara ile adrielin kimliğini bilen asker aynı kişi olabilirr mi 🙄 ?? Ne düşünüyorsunuz bol bol yorum yapmayı unutmayalım iyi okumalar dilerimm 🕯️🕯️🕯️