Yol boyunca barut sessizliğini sürdürdü daha fazla dayanamayıp
"boyun kaç senin yüzbaşı" dedim
kafasını çok az bana doğru çevirip yan bir bakış attı
"Cidden bunumu merak ettin" dedi umurasamaz sesiyle
Zaten bir kerede beni umursasa şaşırcaktım hiç birşey demeden ofladım
Bu sefer hiç bana bakmadan
" 2.6"dedi
Uzun boyuna rağmen bu kadar kaslı oluşu beni şaşırtıyordu
"Maşallah" dedim şaşkınca o yine umursamadı bende daha fazla konuşmayıp telefonumla ilgilenmeye başladım
Telefonumla ilgilenirken bir mesaj geldi gizli bir numaraydı mesajı yollayan
Hemen mesajı açtım
'demekki görüşmemiz için engeller var olsun sana bir hediyem olucak aynı saatte'
Yine aynı manyaktı cidden kimdi bu ki dalga geçen birisi fılanmıydı düşünceli gözlerle telefonuma bakarken bana meraklı gözlerle bakan bir adet kahve hareleri fark ettim
Fark etmem umrunda olmadan "noldu yine nişanlın mı?" Diye sordu
Anlam veremeyecek "ne" dedim kimden bahsediyordu
"Geçen günkü adam senin nişanlın olduğunu kavga ettiğiniz için seni görmeye geldiğini söyledi nişan kanıtlarını gösterdi" diye sorgulayıcı bir sesle konuştu
"Of boşver darian'ı" dedim o yine hiç birşey demeden yoluna devam etti
Kısa bir süre sonra bir ormanlık alana girdik ister istemez kaşlarım çatıldı
"Beni dağ mı kaldırıyorsun yüzbaşı" diye sordum alaycı seslimle
"Saçmalama tipim değilsin Rus doktor" dedi ciddi sesiyle
İster istemez kalbim kırıldı niye kalbim böyle saçma birşeye kırılmıştı ki özel günüm yaklaşıyordu galiba
Arabayı biraz daha ilerletikten sonra durdu etrafta farklı bir kaç tane daha araç vardı
Arabadan o inince bende indim ve peşinden ilerledim ardından başka bir arabanın arka kapısını açtı hemen ardından bana bakıp gel işareti yaptı
Gidip yanında durdum maskeli yüzüne baktım bin diye bir işaret yaptı kafasıyla ve çekildi
"Hoşgeldin kızım, sana görevin detaylarını anlatmak istiyorum dedi arka koltukta tek başına oturan Orhan yarbay sesizce arabaya bindim
Ve ona döndüm "görevde gizlilik esas sen dahil olmak üzere herkes başka bir kimlik kullanacak senin tek muhatapın yüzbaşı barut ve timi"
Kafamı salladım oda elinde tuttuğu bir zarfı bana uzattı
"Kimliğin ve pasaportun gibi gerekli bir kaç şey içinde"
"Tam olarak rolüm ne" diye sordum sahte bir merakla
"Adın sürpriz olsun senin rolün basit yüzbaşının karısı olarak rol yapıcaksın seni zorlayan fazla birşey olmaz yüzbaşı sınırlarını iyi tanır" dedi
içimi rahatlatmak ister gibi yüzbaşının sınırları olan bir adam olduğu her halinden belli oluyordu
"Bu kadar mı yani" dedim Orhan yarbay gülüp
"Gerekli birşey olursa yüzbaşı söyler iyi anlaşmaya çalışın gerçi zor gibi" dedi dışardaki askerine bakıp
Zar zor gülümsedim cidden zordu
"Gidebilirsin bekletme yüzbaşını sevmez" diyip tekrar güldü
Hemen kapıyı açıp indim adamın gülüşleri çok sinirimi bozuyordu
Yarbayın olduğu araç ve diğer araçlar gittikten sonra barut'un yanına sırıtarak ilerledim
Yanına vardigim zaman
"kocacığım" naif bir sesle kurduğum cümle barut'un ani bir şok bana dönmesine sebep oldu
"yürü" diye emir vermekle yetindi normelde olsa inat eder binmezdim ancak uzatmamayı seçip bindim......

