Arayan kişi her kimmse oldukça sinirimi bozmuştu
Sesli bir şekilde "piçe bak hayatımı karartımış" diye söylenip yola koyuldum.
Eve varınca hızlıca içeri girdim ancak bu telaş arasında unuttuğum birşey var oda melis, melise ne dicektim ben.
Salona geldiğimde melisi koltuğa oturmuş soslu makarna yerken buldum makarna yerken kendini kaybediyordu koltuğun arkasından dolanıp onu korkutum.
Telaşla zıpladı gülüp
"Sakin ol benim affiyed olsun" dedim neşeyle
"Aklımı aldın ya yicekmisin sende" dedi
Dudak büzüp "isterdim ama hazırlanmam lazım bir kaç gün bensiz idare eder misin Melis" dedim.
Melis düşünür gibi oldu ardından "tamam, tamam kalırım ama nereye ki?" Diye merakla sordu.
"İş için ya" dedim kısaca
"Anladım" diyip tekrar makarnasını yemeğe devam etti
Bende odama gidip eşyalarımı hazırladım ve sırf burda kullanmak için yeni aldığım telefonum çalmaya başladı
"Alo, buyrun kimsiniz?" Diye sordum
"Benim Orhan yarbay hazırmısın kızım" dedi
"Hazırım yarbayım, nereye geleğim diye sordum" merakla
"Sen gelme biz anlarız seni konumunu at yeterli" dedi samimi sesiyle
"Tamam atıyorum, bir saniye" diyip telefonu kullanımdan uzaklaştırdım attığım konum öbür sokağın konumuydu
"Attım komutanım" dedim tekrardan telefonu kullanığıma yaklaştırıp
"Tamamdır yolluyorum birilerini" diyip Kapattı
Bende attığım konuma doğru kulaklıklarımla yürüdüm, yürümek kafamın sakinleşmesini sağlıyordu
Yürürken telefonumdan saate baktım, saat 9:30'du
Niyeyse aklıma arayan piçin söyledikleri geldi
Sonunda attığım konuma gelip beklemeye başladım çok geçmeden hızla gelen siyah bir maserati tam önümde durdu
Gelen kimse hiç inme yada en azından kendini gösterme zahmetinde bulunmamış buda benim inat damarıma basıyordu o kendini göstereseye kadar dikelmeye devam ettim
Kafasını çıkarıp "bin artık rus doktor" sesin sahibi oydu barut...
Fazla uzatmadan elimdeki valizle arabaya ilerledim
"bagajı aç"dedim emir veren bir sesle o ise araban inip "tıh" dedi ne demek tıh ne demek hayır açsa ölürdü değil mi
Siyah Maseratiye doğru ilerledim valizi ardımda bırakıp barut'un önünden geçip sürücü koltuğunu açtım o ise şaşkın bakışlarla beni izliyordu
"Napıyorsun!" Diye yüksek bir sesle sordu
"Bagajı açıyorum" diye u harfini biraz uzatarak konuştum
Beni ensemden tutup kendine çekti tam bir dağayısıydı boyuda ayı olmak için orantılıydı
"Ya manyak bırak beni ayı!" Diye bağırdım sesli bir şekilde ayı demeyi bende beklemiyordum doğrusu
"Kızıma dokunamazsın" dedi ve bıraktı tüh kendin açsaydın o zaman
"Kendin aç o zaman hadi" dedim
"Git otur" sesi oldukça netti ancak ben geri çekilip dikelmeyi seçtim oda arabanın bagajını açıp bagaja doğru ilerledi ardından yerdeki bordo valizime kaşık kaşlarıyla baktı
"Bir görev için bu kadar şeymi alıyorsun" diye hayretle sordu yine aynı şekilde hayret dolu gözlerle bana ve valizime baktı
"Yarbay uzun sürcek dedi" diye açıklama yaptım valizi alıp bagaja koydu ve bana döndü
"artık binde gidelim Allah için" dedi uzatmayıp bende hemen bindim...
Silindiği için kısa olduu idare ediiinn iyi okumalarrr
