-Bunlara hazır ol artık hep buradasın yanımda ve ben yanımdaki kızların başka erkekler bakmasını sevmem kıvırcık cüce dedi Emre. Anlık sinirle:
-Pardon sen kimsin de benim kime bakıcağımı kime bakmıyacağımı karar veriyorsun. Ben istersem Özgür'e bakarım ister ona ister şuna SA-NA-NE dedim ve önüme döndüm. Kendini ne sanıyordu sadece benle uğraşan biriydi. Kafamı kaldırdığımda Özgür gülerek bana bakıyordu. Ona:
-Şey kusura bakma çok sinirlenince ismin ağzımdan çıktı.
-Sıkıntı değil, tanışalım mı?
-Olur Ben Özge
-Bende Özgür
-Tanıştığıma memnun oldum.
-Bende
Özgür'le biraz konuştuktan sonra Özgür telefonuna girdi bende biraz çizim yapmak istediğim için herhangi bir defterimden bir sayfa açtım. Kimi çizebilirim diye düşünürken Özgür'ü çizmeye karar verdim. Keskin yüz hatları vardı bu da biraz uğraştırıcıydı yine de çizmeye çalıştım. Yaklaşık 35 dakika sonra bitirdim. Sonra ben:
-Özgür
-Efendim
-Şey sana birşey verebilir miyim?
-Tabikide. Dedi ve ona resmi verdim. Biraz inceledikten sonra bana
-Bunu sen mi çizdin?
-Evet
-Harika olmuş bunu saklayacağım dedi ve ona gülümsedim. Sonra Özgür Taha'yı çağırdı:
-Pişt Taha
-Söyle Özgür
-Resmime bak nasıl olmuş?
-Çok iyi ve gerçekçi olmuş
-Dimi bence harika olmuş
-Kim çizdi?
-Özge. Sonra bana döndü ve:
-Gerçekten resmin çok iyimiş.
-Teşekkür ederim, istersen senide çizebilirim.
-Olur sonra yanına gelirim çizersin.
-Tamam dedim ve önüne döndü. Evet yine yapacak bir şey kalmadı.
Yemek arası
Dört ders hızlıca bitti ve bizde yemek arasına çıktık. Dört ders boyunca Özgür ile konuştum. Gerçekten çok samimiydi onunla iyi anlaşmıştık. Emre'yle hiç konuşmadım çünkü konuşmayı hak etmiyordu. Son ders zilinden sonra Ece ile bahçeye çıktık. Ben:
-Off Ece
-Efendim kıvırcığım
-Çok sıkıcı,hemen dersler başlasın
-Hayır böyle çok iyi Taha'yla zaman geçirmek güzel
-Niye civcivim
-Bilmem samimi ve tatlı çocuk.
-İyimiş dedim ve yanımıza Zilan geldi ve
-Kıvırcık ne yapıyorsun?
-Oturuyorum ne yapabilirim?
-Öff hadi kalk yemekhaneye inelim.
-Sen in ben yemeyeceğim
-Saçmalama kalk hadi dedi ve arkasından Özgür Taha ve Emre geldi. Bunlar ne ara samimi oldular? Özgür:
-Kızlar hadi yemekhaneye inelim
-Ben gelmiyeceğim tokum. Özgür:
-Hadi Özge kalk lütfen.
-Toku- derken Özgür kolumda hafifçe kaldırdı ve
-Mızıkçılık yapma birlikte yiyelim dedi ve beni ayağa kaldırdı. Hepimiz yemekhaneye indik.Yemeklerimizi aldık ve altımız bir masaya doğru yürüdük . Neredeyse tüm okul bize bakıyordu. Oturduk onlar yemeklerini yiyordu bende oturmuştum. Özgür:
-Özge niye yemeğini yemiyorsun?
-Ben bu saatte yemek yemiyorum.
-Neden?
-Alışkanlık olmuş.
-Sen biraz ye.
-Yersem midem bulanır.
-Tamam o zaman.
Yalan söylemeyi sevmem ama söylemek zorundayım. Yemek yemememin sebebi alışkanlık değil yengem. Yengem amcam evdeyse bana yemek verir mesela akşam yemeklerini yerim çünkü amcam evdedir diye ya da bazı kahvaltılar ama onun dışında bana yemek vermez. Bunu 5 yaşımdan beri yapıyor. Bir gerçeğimse şu ben akşamları dışında yemek yediğimde midem bulanıyor. Şuan midem çok bulanıyor çünkü sabah kahvaltı yapmıştım. Herkes yemeğini yedi ve bahçeye çıktık, ani gelen bir kararla kahve içmeye karar verdik. Ece ve Taha kahve almaya gitti. Bizde bahçede bir masada oturduk. Okulda diğer okullardan ayıran şeylerden biri de bahçede L şeklinde ya da yuvarlak oturma yerleri vardı, biz yuvarlak bir masaya oturduk. Ece ve Taha geldiler. Masada herkes sessizce otururken Taha:
-Hadi D-C oynayalım hepimiz birbirimizi tanırız. Emre:
-Oynayalım ama zilin çalmasına iki-üç dakika kaldı. Taha:
-O zaman içeri girdiğimizde oynayalım dedi ve yine masaya sessizlik çöktü. Normalde D-C'den nefret ederim ama mızıkçı olmak olmak istemiyorum. Zil çaldı ve sınıflara çıktık,masaları birleştirdik ben tam Ece'nin yanına oturacakken Özgür:
-Bekleyin bir oturma düzeni yapalım.Zilan:
-Nasıl olucakmış o? Özgür:
-Taş kağıt ve makas yapıcaz, aynı işareti yapanlar yan yana oturacak dedi. Hepimiz kabul ettik ve taş kağıt makas yaptık. Ece ile Taha taş, Özgür ile Zilan makas ve ben ile Emre'de kağıt yaptık. Zilan:
-Bence bir defa daha yapalım.Ben hemen araya atlıyarak:
-Evet birdaha yapalım dedim. Özgür:
-İsterseniz oturma düzenine göre oturalım. Emre:
-Ben kabulüm dedi herkesde bunu onaylamıştı. Yerleri ayarladık, herkes oturduk ve şişeyi çevirdik. İlk soruyu Zilan Özgür'e soruyordu:
-D mi C mi? Dedi Zilan
-D dedi Özgür
-Aramızdaki en güzel kız kim? Özgür biraz düşündü:
-Bence aranızdaki en güzel kız Özge dedi. Yanağımın kızardığını hissettim. Ona:
-Teşekkürler dedim Özgür'de bana göz kırptı.Şişeyi tekrar çevirdik. Emre Ece'ye soruyordu.
-Ece d mi c mi?
-D
-Şuan sevgilin var mı?
-Yok dedi. Şişeyi çevirdik Emre bana soruyordu.
-D mi C mi?
-C
-Emin misin?
-Evet
-O zaman zil çaldığında koridorda gördüğün ilk 12.sınıfla tanış. Bu çok saçma bir şeydi ama oyunbozan olmayacaktım. Kabul ettim ve şişeyi çevirdik. Taha Zilan'a soruyordu. Taha:
-D mi c mi?
-D
-Soru değişim sırası aramızdaki en yakışıklı erkek
-Tabikide Emre dedi Zilan. Emre ona soğuk bir şekilde teşekkür etti ve devam ettik. Taha bana soruyordu.
-D mi c mi?
-D
-Kendinden yaşça büyük birine aşık oldum mu?
-Evet küçükken anne tarafından birine aşık olmuştum dedi. Emre
-Özge kaç yaşında aşık oldun?
-11 yaşında. Özgür:
-Peki aşık olduğun kişi kaç yaşındaydı?
-14 yaşındaydı, ayrıca siz ikiniz niye bu kadar sorguluyorsunuz?
-Hiçç
-Hiçç. Taha gülüp:
-Ne kadar uyumlu söylediniz ya. Emre:
-Uyum bizim işimiz diyip Özgür'le tokalaştılar ve devam ettik. Ece Emre'ye soruyordu
-D mi c mi Emre?
-C olsun
-Peki o zaman Zilan'a 2 dakikalığına telefonunu vericeksin, 2 dakika boyunca istediği iki uygulamaya girecek. Emre:
-Benim için sıkıntı yok sonuçta gizlim saklım yok dedi ve telefonunu verdi. Ben olsam verir miydim diye düşündüm de verirdim galiba çünkü saklayacağım birşeyim yok. Ben bunu düşünürken Zilan telefonda ilk önce numara kısmına girdi ve numarasını yazıp kaydetti sonrada galeriye girdi ve resimlere baktı, resimlere baktığında hiç sevgilisi olan birine benzemiyordu, sevgilisi yoksa niye kolyemi vermiyordu. 2 dakika bitti ve Zilan telefonu verdi. Zilin çalmasına 3 dakika vardı o yüzden oynamayı bitirdik. 12'lerle tanışmama benle birlikte Emre gelicekti. 3 dakika bitti ve bahçeye indik çünkü 12'ler bizim katımıza inmiyorlardı. Emre:
-Özge bak orda bir grup var git.
-Emre hangisine diyeyim?
-Şu ortadaki sarışına dedi ve gruba doğru yürüdüm. Emre yandan beni izliyordu, kalbim çok çarpıyordu. Gittim ve o sarışının karşısına geçtim ve:
-Şey tanışalım mı? Etrafımızda birtakım sesler geldi ve sarışın:
-Sen kimsin kıvırcık.
-Ben 9.sınıfım okula yeni geldim
-Ee benden ne istiyorsun?
-Dedim ya tanışmak.
-Okulda o kadar erkek varken neden ben?
-Çünkü aralarında en yakışıklısı sensin dedi
-Yalnız benim sevgilim var.
-Ben sevgili olmak için değil arkadaş olmak için
-İyi peki ben Berk ALTINAY
-Bende Özge DURUSOY
-Tanıştığıma memnun oldum
-Bende bu arada neden tanışmak istedin.
-Sınıfımda bir grup var ve beni aralarına almak için ya 12'lerde abim olması lazım ya da 12'lerden arkadaşım olması lazım. Abim olmadığına göre senle arkadaş olmak istedim ama arkadaş olmak istemezsen başkasıyla arkadaş olurum.
-Bana bak kıvırcık o gruba git söyle ki Berk benim manevi abim seni almazlarsa bana gel tamam mı?
-Tamam teşekkür ederim Berk abi
-Ne demek biri sana karışırsa bana söyle dedi ve Emre'nin yanına gittim bana:
-Özgecim boşver sen moda tasarımcısı olma
-Nedenmiş o Emrecim
-Kızım git oyuncu ol hayatın kurtulsun
-Ya bi git Allah aşkına.
-Bu işin iyi tarafı oldu manevi abin oldu
-İyi o zaman ben Berk abimin yanına gideyim, diyeyim ki bizim sınıfta bir çocuk var
-Ee Özgecim?
-Diyim ki bu çocuk benim aile yadigarı kolyemi sevgilisine vericekmiş.
-Özgecim safmısın?
-Neden Emrecim? Kolunu omzuma attı ve bana
-Özgecim benim sevgilim yok ayrıca olsa bile niye senin kolyemi vereyim
-Aa Emrecim söyledin senin kolyeni hadi kolyemi verrr.
-Özgecim bak şimdi dedi kolyemi veremem
-Ya bak valla çok önemli
-Tamam bir şartla vercem
-Ne
-O üçüncü Ö harfi kim?
-Abim
-Hani abin yoktu?
-Emrecim ben doğmadan önce bir abim varmış ama ölmüş o yüzden ailem onun anısı için kolyeye bastırmış.
-Allah rahmet eylesin Özgecim
-Teşekkür ederim Emrecim hadi kolyemi ver.
-Özgecim sözümden dönmem ben dedi ve kolyeyi avucuma koydu.
