İçeriğe geç

İddianın Bedeli: Aşk

Bölüm 1 · 8 dk okuma

İddianın Bedeli: Aşk

Bölüm 1

İddia

Selamlar, yazın bir yaz aşkı kurgusu yazılır dedim ve geldim. Buradaki ilk deneyimim. Keyifli okumalar. 🪻

"Menekşe" birisi adımı sesleniyordu ama şuan yumuşacık yatağımdan ve güzel uykumdan ayrılasım yoktu. "Menekşe! Getirme beni yanına uyan artık." sesin daha yakından ve net gelmesiyle kafamı yastığa daha çok bastırdım. Uykumdan ayrılasım gelmiyordu. Odamın kapısının pat diye açılması ve annemin "MENEKŞE!" diye bağırmasıyla yataktan zıplamam bir olmuştu.

Gözlerimi anneme diktiğimde üstünde mutfak önlüğü ve elleri belinde sert bakışlarıyla bana bakıyordu. "Günaydın annem." dedim sesimi şirin tutmaya çalışarak. Artık ne kadar olduysa yeni kalktığım için büyük bir ihtimal sesim çok kötüydü.

Annem işaret parmağını bana sallayarak konuşmaya başladı. " Menekşe hiç şirinlik yapmaya çalışma! Kaç saattir sana sesleniyorum kızım ya. Dün demedim mi ben sana sabah kahvaltıya abinler gelecek diye. Kalkıp biraz yardım mı etsen? " diye sitemli bir şekilde konuştu.

"Ama anne ben daha yeni geldim. Biraz dinlesem nolacak?" diye mızırdandım. Annem ise bu halime hiç haz edemez bir bakış atmış tam konuşacakken babamın arkadan sesi geldi. "Hayırdır hanımlar. Sabah sabah ne tartışması içine girdiniz?" meraklı sesiyle bize birer bakış atmış ve annemin konuşmasıyla odağını ona çevirmişti babam.

"Ne olacak Ahmet Bey kızınız uyanmıyor. Sebebi de yeni gelmesiymiş. Biraz bana yardım etse sanki kolları kopacak." demişti. Babam 'bana öyle mi?' bakışı atmış ve annemin belinden tutarak kendine çekmişti. "Ne zamandan beri yalnızca benim kızım oldu Menekşe, gülüm?" diye sormuştu. Annem nazlı bir şekilde omuzlarını yukarı aşağı indirip kaldırıp "Benim sözümü hiç dinlemiyor." demişti.

Gerçekten bu kadının oyunculuğu gözümü yaşartıyordu. "O zaman sen şimdi git ben küçük hanımın icabına bakarım." bana bakarak cümlesini bitirmiş ve anneme çaktırmadan göz kırmıştı. Annem "Tamam" deyip bana kararsız gözlerle bakarken babamın saçlarının üzerinden kondurduğu küçük öpücüğüyle ona bakmış ve babamın "Hadi." diye yönlendirmesiyle odadan çıkmıştı.

Bunların bu yoğun aşkı beni benden alıyordu. Allah'ım biliyorsun ne istediğimi. Babamın tekrar bana dönmesiyle yüzün de kocaman bir gülümseme belirmişti. "Menekşe'm" deyip yanıma gelmişti. Babam uzun boylu, saçlarının hafif beyazlamasına rağmen hala karizmatikliği devam eden yüzünde yeşil gözleriyle hayalimdeki erkekti. Zaten kızların ilk aşkları hep babaları değil midir?

Yatağımın kenarına oturmasıyla beni kollarının arasına almış saçıma küçük bir buse bırakmıştı. Babamın nazlı kızıydım. Annemle arada atışsakta aramızı düzelten hep o olurdu. "Yine niye kızdırdın bakayım anneyi?" yumuşak sesiyle konuşması beni küçüklüğüme götürüyordu. Zaten hep böyle yapardı. "Baba ya! Oğulları gelecek diye beni de sabahın köründe uyandırıyor. Bide Meryem teyzeyi de izin vermiş. Ben kendi ellerimle yaparım diye." demiş ve küskün bir tavırla babama bakmaya başlamıştım.

"Biliyorsun Menekşe'm anneni." bir şeyler daha demesine izin vermeden "Ama baba" demiştim ki hemen beni susturdu. "Ama baba yok. Hem erken değil kalksan iyi olur. Hadi bakalım hem anneye yardım edelim." demiş yatağımdan kalmıştı. "Oofff" demiş ve zor zahmet yatağımdan çıkmıştım.

Babam yataktan kalktığımı görünce yüzündeki tebessümü ile "Oflamana gerek yok. Hem ben kızımı özledim beraber vakit geçirmeye başlayalım erkenden." tripli olduğum için yüzüne bakmıyordum. Bu halime gülmüş ve "Üstünü değiştir ve aşağıya in seni bekliyorum." demiş ve odamdan çıkmıştı.

Babam çıktıktan sonra yerde sinirle tepinmeye başladım. En nefret ettiğim şeydi uyandırılmak ve tatilde. Yeter artık okul bitti diye sevinirken hala erken kaldırılıyorum. Telefonumu masamdan alarak saate baktığımda 8.56 olduğunu gördüm ve aklıma şahane bir fikir geldi. Madem erken kaldırıldım erkenden aşağıya ineceğim diye bir şey yok nasıl olsa.

Hemen yatağımın üzerini dengeltip odamdaki lavobaya girdim. Nasıl vakit öldürülür adlı çalışmam başlasın. Tabi ki duş alıcaktım.

Duşumu almış vücuduma gerekli gereksiz nemlendiricileri sürmüş sonunda çıkabilmiştim. En zor kısma gelmiştik. Şimdi ben ne giyecektim? Dolabımı baya bir karıştırdıktan sonra soft yeşil tonlarında rahat bir tulum ve altına yarım kollu beyaz bir tişört giymiştim. Tulum bileğimdem bir karış kadar yukarıdaydı.

Rahat giyinmek şu dünya da sevdiğim şeylerden biriydi. Dalgalı açık kahve saçlarımı da bir güzel tarayıp kuruttuktan sonra dağınık bir topuz yapmıştım perçemlerim babamın gözlerinin aynısı olan yeşillerimin önüne gelirken onları da düzeltmiştim. Evde olduğum için makyaj yapma gereği duymamıştım zaten çillerimi kapatmama da gerek yoktu.

Oldum olası sevmezdim çillerimi aslında çevreminde buna etkisi olabilir ve abilerimin. Her neyse bugün doğal olacaktım. Aynada son kez kendime bakmış ve telefonumu da yanıma alarak aşağıya inmek için odamdan çıkmıştım. Telefonumun titremesiyle ekranımı açmıştım ve gözlerim istemsizce saate takılmıştı.

10.21 mi? Bu kadar oyalandığımı düşünmemiştim. Hızlıca merdivenleri inerken aşağıdan çocuk sesleri ve artan seslerle abimlerin çoktan geldiğini anlamıştım. Şurada bir açıklık getireyim ben bir halayım! Evet, maalesef diyorum çünkü büyük abim Serdar'ın beş yaşında ikiz oğulları, küçük abim Özgür'ün de üç yaşında bir tane oğlu vardı.

Abilerim bu kadar çabuk evlenip çocukları olacakları aklıma bile gelmezdi. Salona girmemle ikizlerin beni farketmeleri bir olmuş ve üzerime koşmaya başlamışlardı. İkisinin de "HALA!" diye bağırmalarıyla bütün bakışlar bana dönmüştü. Dikkatimin anlık ikizlerden dağılmasıyla ne ara gelip bacaklarıma yapıştıklarını anlamamıştım. Düşmek üzereyken zor zahmet ayakta kalmıştım.

"Oo küçük hanım teşriflerini sundular." Özgür abimin kinayeli konuşmasıyla umursamaz bir bakış atmıştım onlara ve yürümemi engelleyen Aras'a ve Ayaz'a bakmıştım. Hangisinin hangisi olduğunu karıştırdığımdan bazen beni salak yerine koyuyorlardı ama napıyım tıpa tıp aynıydılar.

"Halacığım bırakın artık bacaklarımı düşüreceksiniz." dememle inatla daha sıkı sarılmaya başlamışlardı. "Ayaz ve Aras bırakın kızımı." babamın sert sesiyle ikisi de anlaşmış gibi serbest bırakmışlardı bacaklarımı. Tam zafer gülümsemesiyle ikisine bakerken karşıdan son hız bana gelen Deniz'i geç farketmiştim.

Deniz'in iki bacağımı da kıskaca almasıyla dengemi kaybetmiş ve yeri boylamıştım. "Aah!Vallahi bir yerlerim kırıldı herhalde!" diye bağırmamla benim üstüme düşen Deniz ayağa kalkmış dolmuş gözleriyle bana bakıyordu. Sanki suçlu bendim. İkizlerin kahkahalar kulağıma gelirken Özgür abimin bana doğru gülerek gelmesi sinirlerimi zıplatmıştı.

"Oğlum halayı nasıl düşürdün öyle? " demişti. Abime ters ters bakarak "Komik mi?" demiştim. Sırıtarak "Evet." demişti. Yerde bağdaş kurmuş bana gülerek bakan 'sevgili aileme' bakıyordum. Özgür abim "Gel kaldırayım." demiş ve elini uzatmıştı. Uzattığı eline vurarak "Gerek yok." demiştim ve kollarımdan destek alarak ayağa kalktım.

Üstümü hafifce silkeliyerek hiçbir şey olmamış gibi babamın yanına gitmiştim. Kanepeye oturduğumda babam bir kolunu omzuma atmış. "Bir şey oldu mu Menekşe?" demişti. "Hayır baba. Sadece ayağıma küçük bir şeyler takıldı." demiş ve abimlere bakmıştım. Derya yengem Deniz'i kucağı oturtmuş. "Halandan özür dile hadi oğlum." demişti.

"Yengeciğim sözüm meclisten dışarı anlaması gerekenlerin anladığını düşünüyorum." demiştim. Babama daha da yaklaşmış rahat bir pozisyon bularak etrafta koşuşturan ikizlere bakıyordum. Serdar abimin sesiyle bakışlarım ona dönmüştü. "Ee Menekşe hanım bir hoşgeldiniz yok mu?" demişti. "Abiciğim sanki yılda bir kere görüşüyoruz. O yüzden bence buna gerek yok." demiştim.

Ükela cevabım onu rahatsız etmiş olacak ki gözlerini devirmişti. Annemin "Hadi bakalım artık birbirinizle uğraşmayın. Herkes kahvaltıya." demesiyle hep beraber ayaklanmış kurulu olan masaya yerleşmiştik.

Serdar abim daha çok anneme benziyordu. Uzun boylu, siyah düz saçları ve ela gözleriyle annemin erkek versiyonunu, huy olarakta. Eşi İpek yengemse tatlı biriydi. Koyu kahve kıvırcık saçları ve yuvarlak yüzündeki mavi gözleri onu oyuncak bebeğe benzetmeme sebep oluyordu. Ayaz ve Aras ise biri babası biri annesiydi. Ayaz, İpek yengem gibi tatlıyken; Aras, Serdar abim gibi ciddi bir çocuktu. Bu yaşta neyin ciddiliği anlamıyordum.

Özgür abim ise hem babamın hem annemin karışımı biriydi. Uzun boyunun ve kahverengi saçlarıyla babama benzerken ela gözlerini annemden almıştı. Eşi Derya yengem ise uzun düz siyah saçları ve siyah gözleriyle asil bir kadındı. Deniz tip olarak ona benzesede huy olarak kesinlikle abime çekmişti.

Uzun ve doyurucu bir kahvaltıdan sonra terasa çıkmıştık. Yemekten sonra kahvemiz olmazsa olmazdı. Ortada dönen muhabbete kulak asmazken sorunun bana yöneltilmesiyle neler olduğunu anlık anlayamazken babam sorduğu soruyu yeniledi. "Bizimle çiftliğe gelecek misin diye sormuştum Menekşe." demişti.

"Hee o mu? Tabii ki de geleceğim baba. Zaten geçen yıl gelmemiştim. Bu sene orada olmayı düşünüyorum." dedim. Babam başını tamam manasında aşağı yukarı sallamış ve kahvesinden bir yudum almıştı. "En fazla iki hafta veriyorum." Özgür abimin sesinin gelmesiyle ona bakmıştım.

Serdar abi ise cıklayıp "Ben en fazla sekiz gün veriyorum." demişti. Ne olduğunu anlayamazken İpek yengemin "Niye öyle diyorsunuz kızcağaza?" demesiyle konunun benimle bir alakası olduğunu anladım. Ama Allah'ım Menekşe sendeki bu zeka. Neyse konumuza dönelim.

"Noluyor? Benim hakkımda yine ne konuşuyorsunuz?" demiştim biranda. Ayaz'ın "Hala senin kaç gün çiftlikte kalabileceğin hakkında iddiaya giriyorlar." demişti. Gözlerim kısılırken gerçekten bunun hakkında iddiaya girebilceklerine ihtimal veremiyordum. Ama onlar benim abimdi.

"Hiç de bile. Göreceksiniz bütün yaz orada kalacağım." iddialı bir şekilde konuşmuş ve kollarımı önümde bağlamıştım. Özgür abi "Hah. Sen ve bütün yaz çiftlikte olmak hiç inandırıcı gelmiyor." demişti.

Serdar abimde onu onaylarken sinirlerim tepeme çıkmıştı. "Görürsünüz siz. Eğer iddiaya girecekseniz kaybeden kazananın istediği bir şeyi yapsın." demiştim nereden geldiğini bilmediğim deli cesaretiyle. "Ben tamamım." demişti Serdar abim. "Bence çok da kendine güvenme küçük hanım ama sen kendin iddiayı öne sürüyorsan. Bende varım." demişti Özgür abim meydan okuyan gözlerle.

"Göreceğiz abi." demiş ve şimdiden zafer kazanmış gibi sırıtmaya başlamıştım. "Ama çiftlikte bir misafirimiz olacak." babamın sözleriyle zafer gülüşüm anında solarken babama meraklı gözlerle bakmaya başlamıştım. "Kim gelecek?" demiştim.

Herkesin aynı merak içinde olduğunu görünce kimsenin haberinin olmadığını anlamıştım. "Dün sabah -" deyip kahvesinden bir yudum aldı babam. "Eee?" dedim sabırsızlıkla. Babam herhalde kendini Acun Ilıcalı sanıyordu ne heyecan yaptırıyorsun be baba.

"İstanbul'daki eski askerlik arkadaşım olan Cahit aradı. Oğlunu biraz akıllansın diye bizim çiftlikte çalışsın diye göndermek istiyormuş. Tabi oğlunun annesini ikna edebilirse böyle bir şey düşündüğünü söyledi." deyip tekrar duraksadı.

"Oğlunun annesi derken?" Özgür abimin sorusuyla gözlerimi devirmiştim. Yani bu soruyu ben bile sormadıysam, biraz kitap oku ağabeyciğim. "Oğlum sence?" demişti babamda bunun üzerine annem sanki sır söylüyormuş gibi kısık bir sesle "Yani ayrıymışlar." dedi. Bende sesimi kısarak "Aman anne birileri duyuverir." dedim.

Annem biranda çirkefleşerek "Sus kız." dedi. Serdar abimin konuya geri dönmek için "Peki gelecek mi?" demişti. "Evet, bugün sabah tekrar aradı ve geleceğini söyledi." dedi. Ben kaç yaşında, acaba nasıl biri, adı ne, nasıl ikna oldu diye düşünürken aklımdaki soruyu Serdar abim sordu.

"Kaç yaşındaymış?" ciddi bir şekilde sorması nedense tüylerimi diken diken etmişti. "Menekşe'den iki yaş kadar büyükmüş." dedi. Allah aşkına baba ne bu kelime oyunları demek istedim ama tabii ki demedim. Demek benden iki yaş büyük. Ben 23 yaşımdaysam 25 yaşındamıymış?

Özgür abim " Nasıl ikna etmiş o yaştaki bir çocuğun burada çalışmasını?" demişti." Bende tam bilmiyorum. Göndermek istiyorum dedi bende kabul ettim." dedi babam sanki daha fazla soru istemiyormuş gibi. Annemin farklı bir konu açmasıyla şimdilik konu kapanmıştı. Ama ben içten içe merak etmeye başlamıştım bu kişiyi.

Bölüm sonu...

İlk bölüm olduğundan biraz tanıtım gibi oldu ve birazcıkta uzundu.

Yorumlarınız bekliyorum...

Bölüm sonu

7 yorum

  • Çook güzel bir baslangıç olmuşş😍. Bülbül kapanının ardından böyle bir kitaba ihtiyacım vardı.

    1Yanıt
  • https ://discord.gg /SJtpHRWMFF Merhaba🌺3600+ üyeli yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/sohbet botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve okurlardan oluşuyor.Haftanın 5 günü sırayla bir yazarın kitabının 3 bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur var; "eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Ilave bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 3600+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 50 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var. Her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Oyun kanallarımızda ise üyelerle lol, valorant, mafya,vampir köylü,cinayet çözme, gartic, among us gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın.Sonra discorda, Instagram'da ya da burada yoruma atın ve üzerine tıklayarak dahil olun. Anlamazsanız bana sorun.Bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayabilirsiniz.

  • Çiftlikte inanılmaz bir aşk başlar😍

    1Yanıt