İçeriğe geç

İçsel Dönüşüm

Bölüm 8 · 3 dk okuma

İçsel Dönüşüm

Bölüm 8

Ödünç Kitap

” Bizi etkileyen bir olay olması gerek.”

” Yani, evet. Projenin konusunu belirleyeceğiz sonuçta, çarpıcı bir şey olmalı.”

”Aslında ben bunun için etkilendiğim bir kitabı getirdim.”

”Kitap mı? Biraz uğraştırıcı olmaz mı? İnternetten bakalım işte.”

“ Kitapta çocukların oyun alanı olan arsa üzerinde çabalamalarını anlatıyor. Belki bunu ana fikir olarak alıp çocukların bu tür hayalleri ve istekleri üzerine yoğunlaşabiliriz. Çocukken gerçekleşmeyen şeyler en çok acı verenler bence. Hayalleri törpülenmemeli o yüzden. “

” Pekala, bizimkilere söyleyeyim bu fikri. Kitabın hepsini okumam gerekiyor mu? Pek iyi değilim bu konuda.”

”Okursan çok iyi olur, projeyi daha iyi kavramamızı sağlayacağını düşünerek getirdim”

“Şu, sarı şey ne. Onu alacak mısın, düşebilir.”

” Beğendiğim yerlere post-it yapıştırıyorum. Tekrar okuduğumda görebilmem için. Sorun yok orada kalabilir.”

”Tamam, kitabı şu bisikletin önündeki sepete at. Çantamda yer yok. Bu hafta geri getiririm.”

Anlaşıldı.

Neyi anladın acaba. Bazen her şeyi farketmen sinirlerimi bozuyor.

Belki benim farketmem değil ama senin bakınca her şeyi yeni anlaman daha çok sinirini bozuyor olabilir.

Mesela?

Ödünç verilen post-it yapıştırılmış bir kitap.

Devam et,Sherlock.

Bence bu çok şeyi anlatıyor. Özellikle de senin gibi birinin ödünç kitap veriyor olması başlı başına ayrı bir konu.

Haklıya haklı derim.

Yani?

Haklısın. Çok zor veririm kitaplarımı. Ama bilmiyorum, öğrenmek istedim. Belki kitaplar hakkında konuşurduk. O en sevdiği yazarları söylerdi, ben de öyle. Hatta verdiğim kitabı okumuş olurdu ve derdi ki “Aa, ben zaten bunu okudum.” Ben şaşkınlıktan kalakalırdım. Kitap zevklerimizin benzediğini söylerdim. Sonra birbirini açan bir sürü konuşma daha.

Sonra?

Sonra bir bakardım ki okul yolunu elinde bisikleti benimle yürüyerek gelmiş. Benimle daha fazla konuşmak için. Hayal ettiğim buydu sevgili pelerin.

Gerçekten, o kadar güzel ki sadece hayal olarak kalabilirmiş.

Sanırım teselli etmeye çalıştın.

“ Ben bizimkilerle konuştum. Ama kitapla mitapla uğraşamayız dediler. Hepsine de zorla okutturacak halim yok ki ben de yarısına anca geldim. Sonra konu fikrini söyledim. Beğendiler ama Buse’nin konusu daha hoşlarına gitmiş. Yine çocuklarla ilgili. İşte çocukların şimdiki ve önceki yaşam tarzlarının kıyaslanması felan. Daha kolay araştırırız dediler. Şu kitabı da al istersen, bende kalmasın.”

” Yani, Buse’nin konusunu mu yapacağız? Ama en son toplantı geçen haftaydı, Buse o zaman fikir söylememişti ki.”

”Şey, haftasonu bir daha yaptık biz toplantı. Bizim grup işte bir de Buse ve Eren vardı.”

”Bana haber vermemişsiniz. Grupta ben de varım, fikrimi almanız iyi olurdu açıkçası.”

”Bilirsin işte. Sürekli çalıştığın için vakit ayıramazsın felan diye düşündük. Zaten çoğunluk kabul edince bir kişinin çok da önemi kalmıyor. İş bölümünü de yaptık. Buse konu fikrini genişletecek. Eren taslak hazırlayacak. Bizden birkaç kişi rapor felan yazacak. Ben ve Akif araştırma yapacağız. Sen de sloganı felan ayarlarsın. Zaten işin baya basit dert etme.”

”Dert ettiğim bu olsaydı keşke.”

” Etme işte. Kolay dediğim gibi.”

”Bu arada kitap, içinde…”

”Ne? Bir şey mi vardı içinde.”

”Evet, küçük bir post it vardı da.”

”Ah! Ben sana al demiştim ya. Önemli bir yer değildi sonuçta değil mi?”

” Önemi yok. Artık.”

”Peki. Bu haftasonu da toplanacağız son plan için haberin olsun.

Herkese kitap verilmemeli diye kafama yazsam etkili olur mu?

Olur. Hayalete benzeyen bir varlık ve kafasında kocaman bir yazı. Ömür boyu hatırlarlar.

Her şeyi yapmışsın. Ben senin çabaladığını düşünüyorum.

Sorun çabalamam. Sorun çok çabalamam. Dağı aşmaya çalışırken kuyuya düşmem.

Ne yazıyordu?

Neyde?

Post-it olduğu kısımda.

Sanırım tam bizi anlatan bir şeydi. O yüzden unutamadım. “ Boka akıllı bir çocuktu ama insanların birbirinden farklı olduğunu ve bu farklılıkların nedenlerini kavramak için acı çekmemiz gerektiğini henüz öğrenememişti.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.