Mutfaktan odana doğru koşuyorsun, ama yüzün oyun oynuyormuş gibi değil.
Evet, eğlenmiyorum çünkü. Çoğu insan gibi karanlıktan korkardım küçükken.
Belli oluyor korktuğun. Ayakların götüne vuruyor.
Bakar mısın? Senin sıkıntın ne? Bana sorunun ne dedin, çözeceğiz dedin aldın beni bokumu kendim yapamadığım zamana getirdin.
Çirkinleşiyorsun. Yapma.
Sen çirkinleşirken iyiydi.
Bak, sadece yavaş ilerliyoruz tamam mı? Sabırsızsın. Her şey hemen çözülsün istiyorsun. Bugün olduğun kişi için öncekine bakmamız lazım ki nasıl bugüne gelmişsin.
Benim sıkıntım felan yok geçmişte. Kendimle barışamıyorum o kadar.
Bu da bir sıkıntı. Psikolojik. Ne yaşadın da kendinle barışamadın onu bulmaya çalışıyoruz. Ama sen o burnunu her şeye sokuyorsun.
Ben de bunu bulmak için sana katlanıyorum zaten.
Her neyse. Devam edelim. Karanlıktan hala korkuyor musun?
Gözlerimi kapattığımdaki karanlık buna dahil mi?
Gözlerini kapattığında karanlıksa evet.
Bunun bir başka çeşidi mi var,bazı insanlar beyaz mı görüyor?
Evet mesela Jose Saramago’nun kitabında insanlar kör, gözlerini açsa da kapatsa da gördükleri renk b-
Sormadım say. Evet hala karanlıktan korkuyorum.
Mecazi anlamda olduğunu düşünüyorum bunun.
Öyle.
Karanlık sana ne hissettiriyor? Ya da karanlık demek senin için ne ifade ediyor ?
Karanlık. Böyle hiçmişim gibi hissettiriyor. Boşluk gibi. Ne olduğumu nasıl olduğumu bilemiyormuş gibi. Düşmüşüm de dipteymişim gibi. Yolun sonu belli değilmiş gibi.
Karanlık hep karanlık olmaz ama.
Garip bir cümle bu. Ne demek istedin?
Güneş her gün yeniden doğar. Karanlık ilelebet kalmaz.
Ya güneş yeterli gelmiyorsa, ışınları dibe ulaşmıyorsa. Mağaranın zifiri karanlığı gibi hep karanlıkta kalıyorsam.
O zaman kendi güneşini oluştur. Kendi ışığını bul ve onu takip et.
Sen benim asla okumak istemediğim çok satan kişisel gelişim kitapları gibi konuşuyorsun.
Ben kişisel dönüşüme yardım ediyorum. Çöpten kağıt yapıyorum.
Fazla iddialı.