İçeriğe geç

İçimizde Kalanlar

Bölüm 4 · 8 dk okuma

İçimizde Kalanlar

Bölüm 4

4. Bölüm: Sarhoş

Ne oluyor ya?

On dakikadır gelen mesaja boş boş bakıyordum saat gece yarısını çoktan geçmişti. Mesaj bilinmeyen bir numaradandı. Bende birilerinin eğlencesine kurban gittiğimi düşünerek en sonunda uyumaya karar verdim.

Muhtemelen beni tanıyan biri şaka yapmak istemişti. Bu kesinlikle Aras’ın işiydi, ara ara böyle şakalar yapardı. Bugün o anlardan sonra benimle dalga geçiyordu aklınca. Sabah bunun hesabını ona sormayı aklıma not ettim. En sonunda telefonumu masanın üzerine bırakıp yattım.

Uykuya daldıktan kısa süre sonra bir çığlıkla tekrar uyandım. Hemen Eslem’in yatağına baktığımda onunda kalktığını gördüm. Çığlık sesi çok yüksekti ve koridordan ayak sesleri geliyordu. Eslem’e dönüp “Gidip ne olduğuna bakalım” diyerek ayağa kalktım.

Eslem ’de uyku sersemiydi, onaylayan mırıltılar çıkardı. Odanın kapısını açtığımda birçok kişinin kapıdan koridora baktığını gördüm. Eslemle birlikte yavaşça odadan çıktık ve aşağı doğru inmeye başladık. Eslem bir andan Ardayla Aras’ı arıyordu. Merdivenlere geldiğimizde bir anda hoparlörlerden bir anons yankılanmaya başladı.

“Sevgili öğrencilerimiz, lütfen herkes odalarına dönsün ve kahvaltı saatine kadar odadan çıkmayın. Kahvaltı saatinden önce odasından çıkan öğrencilere ceza verilecektir. Tekrar ediyorum odasından çıkan öğrencilere ceza verilecektir.”

Anons bittikten sonra Eslemle birbirimize bakıp kuzu kuzu geldiğimiz şekilde geri döndük. Bir şeylerin ters gittiği belliydi ama ne olduğunu anlayamamıştık. O an aklıma gece gelen mesaj gelince bunu Eslem’e anlatmaya karar verdim.

“Eslem gece bana bir mesaj geldi” dediğimde Eslem bana doğru döndü. “Lütfen bana eski sevgilinden gelmediğini söyle” Göz devirerek Eslem’e doğru baktım.

“O kadar çok anıyorsunuz ki bir düşünmedim değil, ben mi yazsam ki?” diyerek tekrar önüme döndüm. “Sen ona nasıl yazacaksın ki engellememiş miydin sen? Deniz!” Bir anda durdu ve dik dik bana bakmaya başladı.

Gülerek ona baktım ve yürümeye devam ettim. Tamam dayanamayıp engelini açmış olabilirdim ama sonuçta yazmamıştım. Tamam o bana yazmış olabilir ama sonuçta barışmamıştık. Tamam haftaya buluşma ayarlamış olabilir- şaka şaka o kadar değil. Öyle olsa Eslem beni çiğ çiğ yerdi. Ama yine de bana yazdığını Eslem’in bilmesine gerek yoktu. Ayrıca artık hissediyor mu ne yapıyorsa Eslem tek atışta bilmişti.

“Ya konu nasıl buraya geldi yine o değil, bana gizli numaradan saçma sapan bir mesaj geldi” dedikten sonra telefonuma gelen mesajı gösterdim. Mesaja bakar bakmaz “Kesin Aras salağı yapmıştır.” Dedi. Bende aynısını düşündüğüm için başka bir şey konuşmadan odaya döndük. Normalde olsa sabaha kadar film izlerdik ama bugün ikimizde çok yorulmuştuk, o yüzden direk yattık.

Sabah uyandığımda saat on civarıydı. Tam kalkıp tuvalete gidecekken aklıma mükemmel bir plan geldi. Eslem’den öcümü alma zamanıydı. Çok anlık bir gazla koşarak Eslem’in üstüne atladım ve Eslem bir anda bağırarak uyandı.

“Ne oluyor ya! Deniz salak mısın! Ne yapıyorsun in çabuk üstümden! Kaç kilosun ya ezileceğim altında” diyerek söylenmeye başladı. Eslem’den dayak yemeden hızlıca üstünden kalkıp tuvalete doğru koştum ve hızlıca duş aldım. Çıktığımda Eslem yatağın üzerinde telefonuna bakıyordu.

“Deniz dün hakkında kimse bir şey bilmiyor ya inanabiliyor musun?” Eslem takipçilerine durum güncellemesi yapamadığı için bir şeyler öğrenmeye çalışıyordu. “Of Eslem bırak şunları hadi hazırlan bugün dışarı çıkalım.” Derken bir andan da üstümü değiştirmeye çalışıyordum. “Tamam sen Aras’ı ara, bende hazırlanayım çıkalım” dedikten sonra bu sefer Eslem banyoya girmişti.

Hafta sonları yurttan çıkış iznimiz vardı ve biz bunu her seferinde sonuna kadar kullanıyorduk. Üstümü giyindikten sonra hemen Aras’ı aradım. Aras telefonu açar açmaz konuşmama izin vermeden “Hayır bugün dışarıya sizinle gelemem ve evet basket antrenmanım var ve hayır aklını okumuyorum” dedikten sonra gülmeye başladı.

“Aras bir git ya sen iyice öküz oldun. Gelme zaten istemiyoruz seni, bir konuşmama izin vermedin” dedim. Her hafta aynı soruları sorduğum için artık ezberlemişti. Ama yine de nezaketen en azından dinleyebilirdi. Öküz işte ne olsun.

“Bugün altı gibi falan işim bitiyor siz bana konum atarsınız gelirim ben” dedi. Aslında iyi olurdu, bayadır Eslemle kız kıza takılmıyorduk. “Tamam çok iyi olur bizde biraz Eslemimle takılırız. Ben sana atarım sonra konumu” diyerek telefonu kapattım.

Eslem de banyodan çıktıktan sonra hızlıca hazırlanıp yurttan çıktık. Eslem “Annemlerle konuştum haftaya yanlarına çağırıyorlar bizi” derken bir andan da telefonuyla taksi çağırıyordu.

Eslem’in ailesini çok severdim ve uzun zamandır da görüşmüyorduk. Ama ben yine de görüşmeye gitmek istemiyordum. Yanlarına gidersem bizimkileri de soracaklardı, ben kendimi bu konu hakkında hayla konuşmaya hazır hissetmiyorum.

“Eslem bu sefer sen tek git sonra ki buluşmaya ben gelirim hem siz bayadır görüşmüyordunuz” dedim. Eslem bu konuda üstüme gelinmesini sevmediğimi bildiğinde üstelemedi ve konuyu değiştirdi. “Tamam o zaman şöyle yapalım, önce bir kahvaltıya gidelim. Oradan alışverişe geçeriz sonra da bir pub’a oturur oradan Aras’a konum atarız.

Planı beğendiğim için başımı salladım, tam o sırada taksi gelmişti ve gelen taksiye bindik. Eslem gideceğimiz yeri söyledikten sonra telefonuyla ilgilemeye başladı. Ben çok içen biri değildim ama böyle ortamları seviyordum. Ayrıca Eslem ve Aras kendini çok hızlı kaybettikleri için onların o hallerini izlemek çok hoşuma gidiyordu. Aslında Aras kolay kolay sarhoş olmuyordu ama bizim içtiğimizin iki katını içtiğinden eşitleniyorduk.

Kısa süre sonra kahvaltı yapacağımız yere geldikten sonra her zamanki yerimize oturup siparişlerimizi verdik. Genelde aynı mekanlarda takıldığımız için gittiğimiz yerlerde tanınıyorduk. “Deniz şu sıralar Ardayla çok gerildik keşke birlikte tatile falan gidebilsek” dedi ve ellerini masaya yaslayarak ofladı. “Yarın sabah da siz birlikte çıkın, biraz kafanız dağılır en azından iyi olur” dedikten sonra masadaki sulardan birini içtim.

“Ay evet çok iyi olur aslında ben bugün konuşayım bir Ardayla” dediği sırada garson yemeklerimizi getirdi. Yeğimi yemeden önce Eslem’e baktım, çünkü eğer Eslem fotoğraf çekmeden yersem hiç iyi şeyler olmayacağını biliyordum. Eslem bunu anlamış gibi sessizce güldükten sonra kalkıp fotoğraf çekmiş ve düzenledikten sonra hemen stori atmıştı. Bende paylaştıktan sonra yemek yemeye başlayabilmiştik.

Birkaç saat oturduktan sonra oradan kalkıp birer kahve aldık ve alışverişe başladık. Kendimizi saatler sonra pub’a attığımızda her yerim ağrıyordu. Eslem çoktan Aras’a konum atmıştı. Yine gereksiz bir sürü şey almıştık ama hiç pişman değildim. Ben aldığım her şeyi kullanabilirdim o yüzden yaptığım alışverişlerden pişman olmuyordum.

Girdiğimiz pub çoğu kişi tarafından bilinen popüler bir mekandı. İçeriye geçip bar tarafına oturduk. Kısa bir süre sonra Aras’ta yanımıza geldi.

“Her yerim ağrıyor yemin ederim bırakacağım basketbolu falan” dedikten sonra barmene siparişlerimizi verdi Aras. “Of aynen Aras kesin bırakırsın hep aynı şeyler, ben seni dinlemek değil dans etmek istiyorum” dedi. Aras Eslem’e içkisini uzattıktan sonra bana da alkolsüz kokteylimi vermişti.

Aslında bugün alkollü bir şeyler deneyecektim ama Eslem şu sıralar çok gergin olduğu için ona bakacak biri lazımdı. Bu gece o rahatlasın benim içinde bir ara gelirdik. Eslem bir anda

“Ayrıca sen bu kıza neden garip mesajlar atıyorsun, zaten yurtta ne oldu öğrenemedim sinirlerim bozuk” dedikten sonra hemen telefonunu kontrol etmeye başladı. “Evet Aras ya senin yüzünden güzellik uykumu böldüm” deyip içeceğimi yudumladım. Aras boş boş bize bakıyordu.

“Ne mesajı Deniz ben sana mesaj atmadım ki” Aras’a doğru baktım. “Tamamm Aras sen atmadın mesajı şu an inandık baaak” dedi Eslem.

Çok hızlı içiyordu ve sarhoş olmaya başlamıştı bile. Şimdiden ikinci bardağı yarılamıştı ve konuşurken dili sürçüyordu. Bünyesi alkole çok dayanıklı değildi. Aras da üçüncü bardağa geçmişti ama o kolay kolay sarhoş olmuyordu.

“Denizcim sen bana şu mesajı bir göstersene güzelim” Aras bunu söyledikten sonra telefonumu ona doğru uzattım ve mesajı okuttum.

“Ben ne zaman böyle bir şey yazdım size Deniz” dedi bana bakarak. “Ayrıca bu nasıl bir mesaj” derken tekrar telefona döndü. “Tamam ya rastgele biri yazmıştır boş ver hadi dans edelim biraz” diyerek oturduğumuz yerden kalktım ve dans pistine doğru ilerlemeye başladım.

Bir andan da Eslem’i peşimde sürüklüyordum çünkü zil zurna sarhoş olmuştu. Biz Aras’la konuşurken kim bilir kaç shot atmıştı. Aslında mesajın rastgele birinden geldiğini düşünmüyordum ama Aras bu konuda çok gergin davranıyordu o yüzden uzatmak istemedim.

Birkaç saat daha takıldıktan sonra yurda gitmeye karar verdik. Okula ilk kayıt yaptırırken ailelerimiz hafta sonları için tam izin verdiği için istediğimiz saatte gidebiliyorduk. Bir buçuk saatlik uğraş sonucu yurdun önüne gelmeyi başarmıştık.

Eslem’i sarhoş bir şekilde yurda getirmekten daha zor bir şey varsa o da hem Eslem’i hem de Aras’ı sarhoş bir şekilde yurda getirmekti. Resmen canım çıkmıştı ve hayla odamıza gelebilmiş değildik.

“Yaaaa Denizz sana bir şeyy diyim mi” dedi Eslem. Harfleri uzatıyordu ve topallayarak yürüyordu, beni gördüğünden bile emin değildim. “De Eslemcim” dedim sanki beş yaşındaki bir çocukla konuşuyormuş gibi konuşuyordum, çünkü ikisi de sarhoşken çok savunmasız ve tatlı oluyorlardı.

Eslem bir süre bana boş boş baktığında biraz tırstım. Sonra Eslem bir anda başını yana yatırarak “Senin ismin neydi ya” dedi. O an o kadar komikti ki keşke video çekiyor olsaydım. Ama Eslem benim ismimi nasıl beş dakikada unutabilmişti anlamıyorum.

Tam o sırada Aras yanımıza gelip “Arkalar da boş yer var görüyorum, ilerlesenize kardişim” dedi. Aras’ın bu dediğine bir kahkaha patlattım. Aras doğduğundan beri en fazla dört bilemediniz beş kere toplu taşımaya binmişti. Böyle sosyetik bir çocuğun içinde dolmuş şoförü çıkmasını beklemiyordum.

İkisiyle tek başıma idare edemeyeceğimi anladığımda Aras’ı alması için oda arkadaşı Tuğrayı aradım. Kısa bir süre sonra geleceğini söyledikten sonra tam bizimkilerin yanına dönecektim ki Eslemle Aras’ın yerde birbirlerine sarılarak oturduklarını gördüm.

Hemen ikisinin fotoğraflarını çektim ve çektiğim selfieyi de üçümüzün olduğu grubun profil fotoğrafı yaptım. Sabah ayıldıktan sonra ki tepkilerini çok merak ediyordum. En sonunda Tuğra gelip Aras’ı yerden zar zor kaldırdı.

“Ya ben gitmek istemiyorum bırakın beni ben bir unicornum” diyerek bağırmaya başladı Aras. Tuğrayla birbirimize baktıktan sonra gülmeye başlamıştık. “Hayırrr sen değil ben bir unicornum hem benim boynuzum da var senin var mı? Diyerek Aras’ın yanına doğru gitmeye başladı. Bir yandan da yerden bulduğu bir dalı alnının ortasında tutuyordu.

“Tamam size bu günlük yeter hadi uyku saati geldi” diyerek Eslem’in kolundan tutarak yürütmeye başladım. Tuğrayla Aras kendi katlarına geldikten sonra onlarla vedalaştık ve merdivenlere doğru ilerlemeye devam ettik.

Eslem bana izlediği bir dizide başrol yerine neden kendisini oynatmaları gerektiğini anlatıyordu. Tam merdivenlerden çıkmaya başlamıştık ki erkekler tuvaletinin oradan bir ses geldiğini fark ettim. Eslem’e sessiz olmasını söyleyip o tarafa doğru ilerledim. Tuvaletin dış kısmına kafamı yasladığımda içeride konuşulanları rahatlıkla duyabiliyordum. Ama duyduğum şeyle bir anda kanımın donduğunu hissettim.

“Merak etme müdürün bu olayı yaymaya götü yemez merak etme. Yurdun da bir kızın cesedinin bulunduğu açıklarsa ne olur biliyor musun sen?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.