Sıla ban yaklaşıp :"Ne oldu ? Neden dondun kaldın "dedi Bense hemen kendimi toparlayıb "Hiç bir şey sadece daldım bir anlık hadi gidelim dedim Sıla kitabımı eline alıb diger eliylede benim koluma girib beni ordan uzaklaştırdı benimse aklım o yabancının yanında kaldı
Sılayla bir cafeye girib ikimizde birer kahve aldıktan sonra oturub dertleşdik bir birimize hep sorunlarımızı anlatırdık çunki ikimizde hayatımızdan pek memnun değildik.Tabi Sılaya o yabancıdan bahs etmedim zaten ne bahs edebilirdimki bir anlık gordum ve gitdi bir daha onu nerde görûcem deye içimi hûzün kapladı Sıla elimden tutub hadı artık üzülmeyi bırakalımda gidip biraz gezelim dedi bende olur deyip cafeden ayrıldık.Sıla yol boyu hep bir şeyler konuşuyordu bende onu dinliyordum ama aklım karışıyordu çunki kafam başka yerlerdeydi.Sılayı kendi evinde yolcu etdikden sonra evime döndûm. Sabahdan kalma bulaşıkları yıkadım evi iyice silip temizledim ve aksama yemek pişirmeye koyuldum. Annemin gelmesine az bir zaman kalmışdı ona ve kardesime yemek yapmalıydım .Bu gün ikiside her zamankinden geç dönmüşdûler eve işleri uzamışdı.Annem bulaşıkcıydı fazladan mesaiye kalmışdı.Her kes sofraya toplandı yine kimsenin agzını bıçak açmıyordu yemek yedikten sonra her kes telefonunu alıb odasına gitdi bu durumdan hiç hoşlanmazdim neden kimse daha iyi anılar için çapalamıyordu neden hiç doğru dürüst konuşmuyorduk bu durum bir tek benim içime dert olmuşdu annem ve kardesim bu durumu pekde umursamıyordu bende odama gidip Sılayla mesajlasmaya basladim Sılaya bu gün olanları tam anlamıyla anlatmak istesemde kendi kendimde gelin güvey oldugumu söylemeye utandım ve uyudum .Sabah alarm çaldı bense yarın dünki kütüphaneye gitmeye karar verdim belki onu tekrar görürüm diye.Kahvaltını hazırlayib topladıkdan sonra odama gidib süslendim bu defa çok daha güzel görunmeliydim saçlarımı açtım hafif dalgalı yaptım yûzume tüm makyaj mazemelerinden sürdüm jeans bol pantalonumu siyah gömlegimi giydim boynuma altın renkli kolyemi taktım yuzuklerimi taktım bolca parfumle banyo yaptıkdan sonra evde son bir kez aynaya bakıp çıktım kendimi çok guzel hiss ediyordum hemde içimde garip bir heyecanda basmışdı sanki onu yeniden görücektim içimde öyle bir umut vardi. Kütuphaneye geldim içeri girdim ve etrafa bakındım raflar yerine gidib sanki bir şey arıyormuş gibi yapıb okuma salonuna bakındım ama orda hiç kimse yoktu bu meni mutsuz etsede en azından bu kadar yol geldim bari bir kitap seçeyim deyip raflardaki kitablara bakamaya başladım ve birden arkamda birini hiss etdim kafamı çevirdim ve bir gövde bana dogru yaklaşmışdı başımı kaldırdim ve ne göreyim dünki gordugum cocuk benim başımın üstünden eliyle yukarıdakı kitapı götürmeye çalışıyor bense orda haraketsiz bir vazyetde dona kalmısdım haraket edemiyordum bile zaten edemezdim cocuk tam elini basimdan biraz yukarı yaslamış onun vücuduyla benim başım bir birine degiyordu çocukta baya uzunboyluymuş dedim içimden Çocuk kitapı alıb
"Aff edersin bu kitabı uzun zamandır burda arıyordum gördugumde dayanamadim hemen kapdım seni görmedim kusura bakma "dedi gülûmseyerek ve çekildi
Bense "Sorun değil" deyip hemen uzaklaṣtım kalbim küt küt atıyordu heycandan yüzüm bile kızarmışdı
Yanına tekrar bir bahaneyle gitsem mi diye düşündum ama hayır öyle yapsam benden şübhelenirdi diyip kütüphaneci kadın olan tarafa gidib bir şey arıyormus gibi yaptım bir gozumde uzaktan ondaydi onun okuma salonuna dogru gitdiğınì gördum hemen bir kitap bulup onu okumak bahanesiyle o salona gitmeliydim
Devamı diger bölumde♡
