İçeriğe geç

İÇERİDEKİ GÖLGELER (İntikam) Part 2

Bölüm 1 · 4 dk okuma

İÇERİDEKİ GÖLGELER (İntikam) Part 2

Bölüm 1

1. Bölüm Kadehler ve Kaygılar

6 AY SONRA Siber Suçlarla Mücadele Şubesi Müdürü Aytaç, makam odasında bir telefon görüşmesinin ortasındaydı. O sırada kapı çalındı. Aytaç, bir eliyle ahizenin mikrofonunu kapatıp “Gel,” dedi ve görüşmesine devam etti. Kaan ve Nihat, çağrıldıkları odaya girip saygılı bir duruşla müdürlerini selamladılar. Aytaç eliyle koltukları işaret ederek oturmalarını söyledi. “Anlıyorum... Soruşturma savcısıyla ben bizzat görüşeceğim. Siz beni her konuda bilgilendirin,” deyip görüşmeyi sonlandırdı.Telefonu kapatınca, iki komiser yardımcısına döndü. “Gözünüz aydın. Beklediğimiz haber nihayet geldi.” Kaan ve Nihat kısa bir bakışla birbirlerini yokladılar. “TUSAŞ’taki çalışmalarınız hakkında tam bilgi sahibi değilim ama ikinizin de etkin rol oynadığını tahmin edebiliyorum. Başarılı performansınız terfinizin en büyük sebebi.” Aytaç bu sözlerin ardından Kaan’a dönerek konuştu: “Kaan, umarım bundan sonra kendini biraz daha kontrol edersin. Geleceğini etkileyebilecek saçma işlere girmezsin. Ne olursa olsun öfkene hâkim olmalısın.” Kaan başını hafifçe eğdi, sessizce dinliyordu. “Biliyorum,” dedi Aytaç ve devam etti, “Geçmişte yaşadığın bir olay seni zor durumda bıraktı. Ama unutma, seni buraya getiren yeteneklerin ve azmin. O yüzden sorumluluğunu unutmamalısın. Rahmetli baban sağ olsaydı, eminim sana bu nasihati o da verirdi.” Nihat, Kaan’a anlamlı bir bakış attı. Kaan derin bir nefes aldı. Aldıkları bu güzel haber, her ikisinin de yüzünü güldürmüştü.Makam odasından çıkar çıkmaz birbirlerine sarıldılar. “Acilen bunu Nimet’e söylemeliyim,” dedi Nihat neşeyle. “Yoksa başka birinden duyarsa beni öldürür.” Ardından hemen ayrılıp haberi eşiyle paylaşmak üzere yola koyuldu.Kaan, Nihat’ın ardından gülümseyerek baktı. Aynı sevinçle cebinden telefonunu çıkarıp, bu mutlu haberi ailesiyle paylaşmak istedi. “Annem”i aradı. Karşı taraf açınca konuşmaya başladı: “Annem, nasılsın? İyiyim annem... Halamla eniştemi al, İstanbul’a gelin. Ben şimdi biletlerinizi alıyorum. Sonunda terfiyi aldım! Burada olmanız gerek... Evet annem, sonunda! Ha, bu arada seni biriyle tanıştıracağım.” Akşam yaz sıcağını bastıran Boğaz meltemi, Sarıyer’de denizin kıyısındaki restoranın bahçesinde yemek yiyen müşterilerin üzerinde serin bir etki bırakıyordu. Garsonlar ellerinde tepsiler ve servis arabalarıyla masalara özenle servis yapıyor, müşterilere karşı nazik davranıyorlardı.Denize en yakın masalardan biri üç gün önceden rezerve edilmişti. Otuzlu yaşlarında dört kadın — lise yıllarından beri arkadaş olan Elif, Dilan, Semra ve Nilgün — neşe içinde yemeklerini yiyor, rakılarını yudumluyorlardı. Dilan, Elif’in sözünü bitirmesiyle kadehini kaldırdı. “O zaman, Nuri Amca’nın hastaneden çıkışına içiyoruz kızlar…” Kadehler hep birlikte havaya kalktı. Semra da ekledi: “Adam yıllarca hastalığın pençesinde kıvrandı. Ama çok şükür, kızının sayesinde iyileşti vallahi.” Nilgün, Elif’e dönerek gülümsedi. “Ee Doktor Hanım? Komiserle nasıl gidiyor?” Omuzuyla Elif’in omzuna şaka yollu dokundu.Elif’in yüzü kızardığında Semra hemen atıldı: “Ohoo! Bunlar işi pişirmiş anlaşılan. Baksana, kıpkırmızı oldu!” Dilan şaşkın bir ifadeyle: “Kız cadı! İnanmıyorum, gerçekten mi?” dedi ve kahkahayı bastı.Elif, utangaç bir şekilde gülerek yüzünü elleriyle gizlemeye çalıştı. Arkadaşları, yılların samimiyetiyle onunla dalga geçiyorlardı.Bir süre sonra toparlanıp, hafif bir tebessümle konuştu: “Ay yeter, gelmeyin üstüme!” Ardından kısa bir duraklama ile devam etti: “Ne yapayım, âşık oldum…” Kadınlar sessizleşmişti. Elif devam etti: “İş çıkışı bir akşam birlikte yemek yedik. Benim arabadaydık, onu evine bıraktım. Sonra, ‘Bir kahve içelim mi?’ dedi…” Masadakiler dikkat kesildi. Elif anlattı: “Ben de kabul ettim. Arabayı park ettim, yukarı çıktım. O kahve hazırlarken ben evdeki resimlerine göz gezdiriyordum. Sonra…” Gözlerinde hafif bir parıltıyla devam etti: “Elinde iki kahveyle geldi. Döndüğümde... O kaslı kollarıyla fincanları tutarken gördüm.” Hepsi aynı anda sordular: “Eee?!” Elif, omuz silkerek kahkahayla patlattı: “Ay ne yapayım, dayanamadım... Adamın üstüne atladım!” Masada kahkaha tufanı koptu. Saat ilerlemişti. Konuşmalar başka konulara kaymıştı. Nilgün, elini masaya tıklayıp konuştu: “Ay yok hayatım, şeytan kulağına kurşun, hiç sorun yaşamadım. Kaynanam Van’da oturuyor. Zaten çok sık görüşmüyoruz.” Dilan lafa karıştı: “Bak işte bu senin şansın. Benimki gibi üst katta otursaydı her şeye karışırdı. Sanki kadının oğlunu aç bırakıyoruz! Bir sürü yemek yapıp oğluna yediriyor… Ama ne pişirirsen pişir, kıymeti yok ki. Bir de gözümün içine bakarak, ‘Bizim evin yemekleri daha güzel oluyor’ demesin mi!” Masada gülüşmeler yükseldi.Elif dinliyordu ama içinde bir tedirginlik beliriyordu. Kaan’ın ailesiyle henüz tanışmamıştı. Özellikle de annesiyle. Arkadaşlarının anlattıkları kulağında çınlıyordu. Kaynana figürü, zihninde belirsiz bir siluete dönüşüyordu.Ya Kaan’ın annesi nasıl biriydi? Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı biri mi? Yoksa modern, anlayışlı ve sınırlarını bilen biri mi? Ya da belki, ne tamamen biri, ne de ötekiydi. “Elif, sen ne zaman tanışacaksın bakalım kayınvalidenle? Var mı bir tarih?” diye sordu Semra.Elif hafif bir tebessümle yanıtladı: “Ay yok, bu konuları konuşmadık. Ama Kaan benim ailemle tanıştı. Babamla çok iyi anlaşıyorlar. Polis olmasının da etkisi var tabii, iki meslektaş iyi geçiniyor. Annemi biliyorsunuz. Kimseyle geçinemez ve kimseyi sevmez. Hatta kaç kez beni Kaan’a mahcup etti. Fakat Kaan, ailesiyle tanıştırmak için henüz konu açmadı. Ben de ısrarcı olmadım. Her şeyin yerli yerinde olacağı zamanı beklediğini düşünüyorum.” Sözleriyle masada kısa bir sessizlik yarattı. Herkes kendi ilişkilerinde yaşadığı tanışma anılarını hatırlıyordu.Nilgün, çay bardağını masaya bırakırken başını salladı: “Bence doğru yapmışsın. Bazı şeylerin zamana ihtiyacı var. Hele aile meselesi... Hızlı olan değil, doğru zamanda olan daha kıymetli.” Dilan gözlerini kısıp Elif’e baktı. “Yine de dikkat et canım. Erkekler bazen bu işleri erteledikçe erteliyor. Sonra bir bakmışsın, tanışma anı bir krize denk gelmiş. En başta güzel başlasa her şey daha kolay olurdu belki.” Semra gülerek araya girdi: “Aman Elif, gözünü korkutmayalım şimdi kızımın. Bence Kaan seni ailesiyle tanıştırmak için doğru zamanı kolluyordur. Hem senin gibi birini tanıtmak da öyle gelişigüzel olmaz, özel bir an ister.”

Bölüm sonu

2 yorum

  • https :// discord.gg / SJtpHRWMFF Sizi 7/24 aktif, 4000+ üyeli sohbet, oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/chat botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli sunucumuza davet ediyorum. Sunucumuz gelişen yazar ve okurlardan oluşuyor. Haftanın 4 günü "eleştiri ve destek" turlarında sırayla yazarların kitapları okunup yorumlanır. Eleştiri turunda yazarın eksik ve iyi yanlarını söylüyoruz. Destek turu ise sınav vs. için az vakti olan üyeler için ve okuma zorunlu değil, zaman almıyor. Serverde farklı yarışlar vardır. 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışında kazanana yorum, vote vs. ödülleri verilir. Serverde her yaş aralığında (çoğu 13-45) üyeler bulunuyor. Sizlere kitap, sohbet, oyun (LoL, Valorant, Gartic, Among Us, Mafya, Köstebek, Role play, Cinayet Cözme,), AI resim & chat botlar ve dil sohbeti (native İngilizlerle) gibi etkinliklerle dolu bir ortam sunuyoruz. Eğlence için owo, satranç, kelime türet, düello, adam asmaca gibi oyunlar da var. Ünlü __Dizi TV__ projemizde senarist olabilirsiniz. Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için üstteki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın. Sonra tarayıcıda ya insta, Discord'da atıp üzerine tıklayın. Anlamazsanız sorun. Linkin süresi hiç geçmiyor, hep tıklayabilirsiniz. Linke panomda da var.