İçeriğe geç

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 5 · 2 dk okuma

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 5

5. Bölüm Varsayılan Şifre

Siber Suçlarla Mücadele Şubesinde, dün yapılan operasyonla ele geçirilen dijital cihazlar inceleniyordu. Baskın yapılan tekstil fabrikası aslında yasa dışı bahis sitesinin kara parasının bekletildiği bir konumdu. Buranın ihbarı 112’ye yapılmıştı. Telefondaki ihbarı yapan ses, mekanik bir sesti. Aramanın yapıldığı ankesörlü telefon Mecidiyeköy’deydi.Kaan ve Nihat, bu telefonun bulunduğu yere gelmişti. Çevrelerine bakınırken Kaan, “Adam gerçekten çok zeki. Çevredeki kameraları incelemiş olabilir. Hiçbir kamera burayı görmüyor,” dedi. Nihat ise, “O kadar abartma istersen. Bak, şu şarküterinin önündeki kamerayı görmemiş demek ki,” diyerek dükkânı gösterdi. Beraber şarküterinin yolunu tuttular.Dükkân sahibi 60 yaşlarında bir adamdı. Nihat polis kimliğini göstererek, “Selamın aleyküm dayı, kamera kaydına ihtiyacımız var. Kısaca bakabilir miyiz?” dedi. Adam, “Ve aleyküm selam. Hoşgeldiniz. Ben anlamam, bizim oğlan ilgileniyor. Ama buyurun bakın, ne lazımsa,” dedi. Nihat, kayıt cihazının bulunduğu kasaya geçti ve televizyondan HDMI girişini seçti. Dört bölümden oluşan kamera ekranı açıldı. Üçü dükkân içini, biri de ankesörlü telefonun bulunduğu bölgeyi gösteriyordu.Bu sırada 20 yaşlarındaki dükkân sahibinin oğlu geldi. Nihat şifreyi sorunca, genç, “Aynı abi. Kullanıcı adı ‘admin’, şifre ‘password’. Değişmedik hiç,” dedi. Nihat kaşlarını çatarak, “Madem o kadar para harcadınız, niye şifre koymuyorsunuz?” dedi. Genç, “Abi kim bilecek ya, hackerlar peynirleri mi izleyecek?” diye güldü. Nihat, kayıtlara girdikten sonra cihazın hard diskinin silinmiş olduğunu gördü. “Bir saniye bile kayıt yok!” diyerek dışarı fırladı.Kaan bu arada, “Cihaza sabit IP ile mi bağlanıyorsun yoksa cihaz ID’siyle mi?” diye sordu. Genç, “Abi sabit IP aldık, onun için ayrıca para veriyoruz,” dedi. Kaan umutlanmıştı. Bu sabit IP, siber iz takibi için kritik bir ipucu olabilirdi. Gençten IP’yi alıp dükkândan ayrıldı. Dışarıda Nihat hala söyleniyordu. Kaan ise omzuna dokunup, “Eee, rakıyı ne zaman içiyoruz?” dedi. Nihat gülerek, “Bu akşam olsun,” dedi. Kaan, “IP adresinden o cihaza bağlanan aygıtları inceleriz. Eminim ki o cihaz çalıntı çıkacak,” diye ekledi.Aynı saatlerde, Efe Yılmazer klinikten çıkıp arabasına binmişti. Ural’ın planladığı şekilde, çalıntı cihazları almak üzere yola koyuldu. Uzun zamandır yapmadığı bir şeyi yaparak aracın radyosunu açtı. Neşeli bir şarkıya denk geldi. Elif ile yaptığı konuşma ona iyi gelmişti. Uzun süre sonra ilk kez kendi kendine tebessüm etti. Bu hissi, zihnindeki karakterlerden uzak bir şekilde yaşıyordu.Ayazağa Mezarlığı’na vardı. Issız ve sessizdi. Mert’in, gizemli kişi için bırakacağı eşyalar buraya gönderilmişti. “Mustafa Soyalan” adlı mezara konması istenmişti. Mezar iki katlı, gösterişli bir mermerdendi. Efe, mezarlığa uzak bir noktaya park edip sessizce yaklaştı. Yürürken, “Kapa çeneni!” diyerek kendi kendine konuştu. Ural ile içsel bir çatışma içindeydi.Mezarın yanına geldiğinde dua eder pozisyonda durdu, ama aynı zamanda etrafını da kontrol ediyordu. İçindeki siyah poşeti alıp arabaya döndü. Poşetin içinde çok sayıda SIM kart, üç laptop, iki tablet ve iki akıllı telefon vardı. Arabaya geri dönerken, “Allah senin belanı verecek ama olan bana olacak,” diye söylendi.Aynı sıralarda Elif, sigarasını içtikten sonra ofisine döndü. Video bilgisayarına inmişti ancak akşam arkadaş grubuyla çıkacaktı. Dolabından getirdiği spor kıyafetlerini üzerine geçirdi, notebookunu çantasına yerleştirip ofisten ayrıldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.