İçeriğe geç

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 26 · 3 dk okuma

İÇERİDEKİ GÖLGELER (Gölgelerin Kavgası) Part 1

Bölüm 26

26. Bölüm Galiba Aşık Oldum

Yemekten sonra çaylarını içmek için dışarıdaki masaya geçtiler. Elif sigara içmeden duramıyordu. Kaan da onu yalnız bırakmamak için yanında oturmuştu.Elif merakla sordu:“Ee? Bugün sabah odana gelenin ben olduğumu nasıl anladın?”Kaan tebessüm etti.“Parfümün sayesinde.”Elif bu basit çözümü düşünemediği için gülüyordu.“İnanamıyorum sana... Yani çok basit bir gözlem. Ve biliyor musun, bütün gün bunu düşündüm. ‘Nasıl ben olduğumu fark etmiş olabilir?’ diye. Ama gerçekten harika bir cevaptı.”Kaan göz kırptı.“Çabuk öğreniyorum, değil mi hocam?”İkisi de bu espriye güldü. Birlikte vakit geçirmekten keyif alıyorlardı. Sohbet, farklı konulara kaydı.“Galatasaraylı olduğunu biliyorum,” dedi Kaan.Elif şaşırmadı.“Ah, tabii. Bunu nasıl bildiğini sormayacağım. Arabamın dikiz aynasındaki Galatasaray kokardını gördün, değil mi? Peki ya sen?”Kaan yüzünü buruşturdu.“Kova Cimbomlu seni.”Elif kahkaha attı.“Ayy inanmıyorum. Gerçekten mi? Pis Fenerli. Ben de seni zeki sanıyordum.”Kaan güldü.“Bak sana seveceğin bir fıkra anlatayım. Bir gün bilgisayar, yeni işe alınmış birine sorar: ‘Parolan nedir?’ Adam cevap verir: ‘sarıkanarya.’ Bilgisayar der ki: ‘Maalesef parolan en az sekiz karakter uzunluğunda olmalı.’ Adam bu sefer yazar: ‘fenerbahçeşampiyon.’ Bilgisayar: ‘Parolan en az bir sayı içermeli.’ Adam iyice sinirlenir, ‘fenerbahçebirgünyenebilecekmi01’ yazar. Bilgisayar yine reddeder: ‘Parolan sadece bir sayı içermemeli.’ En sonunda adam yazar: ‘Galatasaray2Fenerbahçe0’... Bilgisayar ne yapacağını bilemeden kabul eder!”Elif kahkahalarla gülüyordu. O sırada telefonu çaldı. Arayan “Semra”ydı.“Bir saniye,” diyerek Kaan’dan izin alıp masadan uzaklaştı. Kaan da cebinden telefonunu çıkarıp Nihat’ı aradı.Elif telefonu açınca Semra’nın sesi geldi:“Kızım neredesin sen? Kaç gündür grupta yoksun. Hiç yazmadın. İyi misin?”Elif, masadan uzaklaşırken Kaan’a dönüp baktı.“Evet, iyiyim. Merak edilecek bir şey yok. İşlerim çok yoğun. Özel bir hastam var ve...”Cümlesi yarım kaldı. Sessizlikten rahatsız olan Semra tekrar sordu:“Eee? Ve? Orada mısın Elif?”Elif toparlanarak güldü.“Semra ya, ben galiba aşık oldum.”Semra’nın sesi şaşkındı.“Aman Allah’ım! Sen ciddi misin? Neredesin, hemen geliyorum!”Elif güldü.“Ay yok. Şu an Kaan’la birlikteyim. Yemeğe çıktık. Hadi fazla bekletmeyeyim onu, kapatıyorum. Sonra konuşuruz. Ama bak, kimseye söyleme. Öptüm.”“Çok sevindim. Olur mu, kimseye söylemem. Hadi iyi eğlenceler,” dedi Semra ve kapattı.Elif geri dönerken, telefonundaki “Liseli Cadılar” grubuna yeni gelen mesajı gördü:“Kızlar! Doktor aşık olmuş, şu an birlikteymişler.”Mesajın ardından telefon üst üste bildirimlerle doldu. Gülerek masaya döndü.Kaan hâlâ Nihat’la konuşuyordu.“Tamam birader. Olur, söylerim. Hadi kolay gelsin,” deyip telefonu kapattı.“Nihat’ın selamı var. ‘Bu manyağı izlemekten çişe bile gitmedim’ diyor.”Elif güldü. Kaan mahcup bir ifadeyle ekledi:“Ya sahi Elif, Nihat’ın kusuruna bakma lütfen. Ağzı bozuk, bazen küfür edebiliyor.”Elif ciddi ama sakin bir ifadeyle konuştu:“Ben o kadar çeşitli küfürler işittim ki anlatamam. Nihat onların yanında tertemiz, emin ol. Birçok insanla psikoterapi yaptım. Anlıyorum, bazı insanlar için bu bir ifade biçimi olabilir. Ama gerçekten insanın psikolojik sağlığına etkisi olabilir. Küfürlü dil, aslında bir duygusal boşalma ve stresin dışavurumu. Birçok terapist, bu tür dilin sık kullanımının, kişinin bastırılmış öfke, stres ya da güvensizlik gibi sorunlarla başa çıkmaya çalıştığını söylüyor. Küfür, kontrolsüz kullanıldığında, kişinin savunmasız hissettiğini ve bunu örtbas etmek için kullandığını düşünüyorum. Bunu anlamak, ona yaklaşmanın önemli bir yolu olabilir.”Kaan, Elif’in bu açıklamasıyla rahatladı. Vakit geç olmuştu, kalktılar.Akşam yemeğine Elif’in arabasıyla gelmişlerdi. O yüzden Kaan’ı evine bıraktı. Kaan arabadan indikten sonra açık camdan seslendi:“Elif... Şey... Buraya kadar geldin. Aslında benim seni bırakmam gerekirdi ama... Bir kahve içmeye ne dersin? Ama baştan söyleyeyim, ev biraz dağınık.”Elif gülümsedi.“Olur, bir kahveni içerim. Arabayı park edip geliyorum. Kaçıncı kat?”Kaan şaşkındı. Onun bu teklifi kabul etmeyeceğini düşünmüştü.“Üçüncü kat. Kapıyı açık bırakıyorum. Hemen ortalığı toparlayayım!”Koşarak yukarı çıktı. Sabah evden çıkarken ortalık darmadağınıktı. Misafir geleceğini düşünmemişti. Hızla yerlere atılmış kıyafetleri, sehpadaki boş bira şişelerini topladı. İki oda bir salon olan evde koşturuyordu. Merdivenden Elif’in ayak sesleri geliyordu. Son anda yastıkları düzeltti, kapıya koştu. Nefes nefeseydi.Elif içeri girdi, gözleriyle evi süzdü. Kaan:“Eee... Ben... şey... Kahve suyunu koyayım. Sen evin gibi rahat et.”Elif çantasını koltuğa bıraktı. Televizyon ünitesindeki çerçeveli fotoğraflara yöneldi. Küçüklüğünde ailesiyle çekilmiş resimler, babasının üniformalı hali, 15 yaşında kayak yaparken ki pozu, Nihat ile yakaladıkları balık resmi ve polis akademisinden arkadaşlarıyla fotoğraflar...Bir tanesini eline aldı. Kaan’ın geçmişine dokunuyormuş gibi hissetti. Kaan, mutfaktan iki fincan kahveyle geldiğinde Elif’i izliyordu. Bu kadını ilk kez bu kadar başka bir gözle seyrediyordu. Elif’in vücut hatları mükemmeldi. Onu arzuladığını hissediyordu. Elif resmi yerine koyup ona döndü. Kaan eğilerek fincanları sehpanın üzerine bırakırken gözlerini Elif’ten alamıyordu. Elif’in bakışları davetkârdı. Yavaşça gözlüğünü çıkararak Kaan’a yaklaştı. Kaan da birkaç adım attı.Artık birbirlerine çok yakındılar. Nefes alışları hızlandı. Ve sonunda dudaklarını birbirlerinin dudaklarına bıraktılar.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

27. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.