Yaratıklar okulun koridorunun sonunda bekliyordu.
Ama bu kez saldırmıyorlardı.
Sanki...
Bekliyorlardı.
Maxien yavaşça konuştu.
"Onlar aç."
Evelyn başını kaldırdı.
"Neye?"
Maxien gözlerini kapattı.
"Acımıza."
Duvarlar çatlamaya başladı.
Her çatlak başka bir anıya dönüşüyordu.
Maxien, elini duvara koydu.
"Bu dünya bedenlerimizi değil..."
"...taşıyamadığımız yükleri istiyor."
İlk çatlak açıldı.
Benjamin kendisini gördü.
Küçük bir çocuktu.
Sınıfın ortasında tek başına oturuyordu.
Diğer çocuklar gülüyordu.
"Sen hiçbir işe yaramıyorsun."
Benjamin'in elleri titredi.
Yıllardır ilk defa o günü hatırlıyordu.
İkinci çatlak.
Elanor.
Boş bir ev.
Annesinin odası.
Masanın üzerinde tek bir not.
"Bir gün anlarsın."
Elanor dizlerinin üzerine çöktü.
"Ben... seni hâlâ bekliyorum."
Üçüncü çatlak.
Hunter.
Babası.
Öfke.
Bağırışlar.
Kırılan tabaklar.
Hunter yumruklarını sıktı.
"Ben senden korkuyordum..."
Dördüncü çatlak.
Ivy.
Kalabalık bir okul koridoru.
Onlarca insan.
Ama kimse ona bakmıyordu.
Sanki görünmezdi.
Ivy gözlerini kapattı.
"Birinin beni fark etmesini istemiştim..."
Beşinci çatlak.
Elias.
Bilgisayar ekranının önünde sabahlayan bir çocuk.
Arkadaşları dışarıdaydı.
O ise yalnızdı.
"İnsanlar beni değil..."
"...sadece yaptıklarımı seviyordu."
Altıncı çatlak.
Giselle.
Hastane.
Bir yatağın başında bekliyordu.
Elini tuttuğu kişi yavaşça gözlerini kapatıyordu.
Giselle ağladı.
"Hoşça kal bile diyemedim..."
Son çatlak.
Evelyn.
Tek başına.
Boş bir sınıfta.
Kimse yok.
Kimse onunla konuşmuyor.
Kimse onu fark etmiyor.
Küçük Evelyn sessizce fısıldadı.
"Ben de arkadaşım olsun istemiştim."
Bugünkü Evelyn dizlerinin üzerine çöktü.
Gözlerinden yaşlar süzülüyordu.
"Ben..."
"Ben sadece..."
"Yalnız kalmak istememiştim."
Maxien yanına geldi.
Bu kez ilk defa...
Sekiz kişi yeniden aynı yerdeydi.
Maxien gülümsedi.
"Sana bir şey söylemiştim."
Evelyn ona baktı.
"Hatırlıyor musun?"
Bir anda çocukluk anısı geri geldi.
Sekiz çocuk.
Bir park.
Maxien kahkaha atıyordu.
"Bir gün hepimiz büyüyeceğiz."
"Acılarımız olacak."
"Ama sekiz kişi olduğumuz sürece..."
"Hiçbirimiz yalnız olmayacağız."
Evelyn ağlamaya başladı.
"Hatırlıyorum..."
Maxien başını salladı.
"İşte kapı."
Koridorun sonunda parlak beyaz bir kapı belirdi.
Ama açılmadı.
Kapının üzerinde tek cümle vardı.
"YÜKLERİNİ BIRAKMADAN ÇIKAMAZSINIZ."
Benjamin ilk adımı attı.
"Artık o çocuk değilim."
Elanor.
"Geçmiş beni tanımlamıyor."
Hunter.
"Korkum ben değilim."
Ivy.
"Ben görünmez değilim."
Elias.
"Ben sadece başarılarımdan ibaret değilim."
Giselle.
"Veda edememiş olsam da sevmekten vazgeçmedim."
Sonra herkes Evelyn'e baktı.
Evelyn derin bir nefes aldı.
"Ben..."
"...yalnız kalmaktan korkuyorum."
"Ama artık yalnız değilim."
Kapı açıldı.
Yaratıklar çığlık attı.
Vücutları çatlamaya başladı.
Çünkü artık beslenecek korku kalmamıştı.
Maxien geride kaldı.
Evelyn döndü.
"Geliyorsun."
Maxien gülümsedi.
Bu kez gerçek bir gülümsemeydi.
"Bu sefer birlikte."
Sekiz kişi aynı anda kapıdan geçti.
📼 Son Sahne
15 Ekim 2007
Evelyn gözlerini açtı.
Telefonu çaldı.
Ekranda bir mesaj vardı.
MAX 🐦
"Uyandın mı? Cenazeye geç kalacağız aptal. Dün gece yine koltukta uyumuşsun. 😂"
Evelyn bir anda doğruldu.
Kalbi hızla atıyordu.
Odası normaldi.
Sokaktan çocuk sesleri geliyordu.
Komşular konuşuyordu.
Arabalar geçiyordu.
Her şey...
Normaldi.
Cenazeye gittiler.
Ama bu kez tabutta Maxien yoktu.
Mahalleden yaşlı bir komşuları hayatını kaybetmişti.
Sekiz arkadaş yan yana duruyordu.
Maxien omzuyla Evelyn'e hafifçe vurdu.
"İyi misin?"
Evelyn uzun süre ona baktı.
Sonra hiç düşünmeden ona sarıldı.
Maxien şaşırdı.
"Ne oldu sana?"
Evelyn gülümsedi.
"Bilmiyorum..."
"...ama seni kaybetmekten çok korktum."
Maxien de gülümsedi.
"Merak etme."
"Kolay kolay kurtulamazsın benden."
O gün hiçbiri başka bir boyutu...
Yüzsüz yaratıkları...
Ya da unutulan hatıraları...
Hatırlamadı.
Ama sekizi de aynı anda kısa bir an duraksadı.
Sanki aynı rüyayı görmüş gibiydiler.
Ve içlerinde açıklayamadıkları tek bir his vardı:
Artık birbirlerini daha sıkı tutmaları gerektiği.