Evvel zaman içinde kalbur saman içinde küçücük bir şehirde bir kız yaşarmış. Bu kızın beyni o kadar büyükmüş ki kafasını saklayabilmek için saçlarını uzatırmış ama bu bile yeterli olmazmış.
Beyni büyük olduğundan çok zekiymiş ama insanlar kafası büyük gözüküyor diye onunla dalga geçermişler. Kız sokaklarda yürümekten çekinir, tek başına olmaktan ölesiye korkarmış. Arkası kesilmeyen dalgaların, zorbalıkların bitmesini umarmış her gün.
Yıllar geçmiş kız büyümüş. Bir gence aşık olmuş. Aşkını içinde öyle büyütmüş ki onu gördüğü an kalbi deli gibi atıyormuş. Bu kadar büyük bir aşka karşılık kız kafasının büyük olmasından dolayı çok utanıyormuş. Arkadaş bile edinememişken genç ile konuşmasının imkanı yokmuş.
"Anne benim kafam niye bu kadar büyük?" diye sormuş.
"Çünkü sen özelsin kızım bizim gibi değilsin, buraya uygun değilsin."demiş annesi.
Kız annesinin sözlerini günlerce düşünmüş. Yine o sözleri düşünürken gölün kenarından geçiyormuş. Birisinin yardım çığlıkları onu düşüncelerinden ayırmış. Aylardan beri aşkını kalbinde taşıdığı genç suda boğulmamak için çırpınıyormuş. Koşarak yanına gitmiş ve binbir zorlukla genci sudan çıkarmış kız. Soluk soluğa gölün kenarına oturmuşlar, genç biraz kendini toparlayınca heyecandan yerinde duramayan kıza bakmış ve o anda "canavar!" diye bağararak uzaklaşmış, kız yine o tanıdık hüzünü hissetmiş. Sessizce ağlayarak evine dönmüş.
Annesine sarılmış ve ağlamış.
"Anne gitmek istiyorum buradan." demiş.
"Sen git kızım biz seninle gelemeyiz. Biz buraya aitiz." demiş annesi. Kız ailesini, büyüdüğü evi bırakıp yola koyulmuş. Dağları, tepeleri aşmış; farklı insanlarla tanışmış, en güzel manzaraları görmüş.
Bu yolculuğa çıktığı için çok mutlu hissediyormuş.
Günlerce yürüdükten sonra bir köye rastlamış. Önce girmekten çekinmiş ama yanına aldığı yiyecekler bitmek üzere olduğu için girmiş. Köy halkının arasında ona benzeyen bir sürü insan olduğunu fark edince çok mutlu olmuş. Tuhaf olmadığını sadece ona benzeyen insanların az olduğunu düşünmüş. Bir bina görmüş oradaki çoğu kişi onun gibiymiş. Oradakiler onu sevgiyle, saygıyla karşılamış. Orada ona iş vermişler ve kız oraya yerleşmeye karar vermiş. Geri kalan ömrünü mutlu bir şekilde yaşamış.