Ezanın son sesi yankılanırken, Yakup gözlerini yavaşça açtı. Başı döndü aniden ama sonradan geçti gözlerini loş ama güvenli bir odada açtı. Etrafı süzünce oradaki sahih kitapları Peygamber hayatları hakkında kitaplar farklı boylarda Kura'nları gördü. Üzerinde ağır bir battaniye vardı ve yanında, sessizce onu izleyen Yasin duruyordu. Yakup onu görünce korkudan bağırdı "Allaaahhhhh bu ne ya" dedi korkuyla geri çekilirken “Yakup,” dedi Polat Ağa, kapıdan içeri girerken, sesi hem ciddi hem de hafif gülümseyen bir tonla: “Bak delikanlı, ilk dersin böyle oldu. Biraz apar topar ders oldu artık kusurumuza bakma. Kâfir cinlerle başa çıkmak cesaret ister, ama sen… biraz fazla heyecanlandın.” dedi hala yüzündeki gülümsemeyi eksik etmeden Yakup başını kaldırdı, yüzü hâlâ solgundu.“Efendim… Bayıldım… Her şey… çok hızlı oldu,” dedi, sesi titreyerek. Polat Ağa, omuzlarını silkti, sonra Hafifçe tebessüm etti “Bence iyi oldu. Senin gibi cesur ama acemi birini yanımda görmek... İyiydi yani, hem Halise için hem de köy için faydalı. Ama bir daha böyle cesaret göstermekle kalmaz hazırlıklı olmayı da öğreneceksin. Bu benim yaverim yol ortağım Yasin... o müslüman ayni zamanda kabilesinin en güçlü savaşçısı koca ordunun başı. bundan sonra eğitimlerinde o da sana yardımcı olur” Bu sırada Halise ve Saadet Nine odanın kapısında belirdi. Halise’nin gözleri dolmuştu; yumuşak ve hafif korkulu bir ifadeyle “Yakup efendi… iyi misiniz? Sizi öyle görünce…” dedi ve utanarak sustu Yakup, karnındaki heyecan ve yorgunlukla, kafasını hemen aşağı indi çünkü evli olmadığı kadına dik dik bakamaz di “Evet… ama artık… artık biliyorum. Bundan sonra Allah'tan tek isteğim Sadece seni görmek, yanında olmak değil… Koruyabilmek de istiyorum.” Halise gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Saadet Nine kızıyla birlikte Yakup’a bakıyordu; yüzünde hem endişe hem de hafif bir tebessüm vardı. Polat Ağa, odanın köşesinde gülerek Yasin’e baktı “Yasin, onu iyi taşımışsın. Ama şimdi evimizin içinde bayılmış bir delikanlı var, birazcık eğlenelim, değil mi?” Yasin sessizce başını salladı. Polat Ağa, Yakup’un yanına yaklaşarak omuzuna hafifçe dokundu “Bak delikanlı, köyü korumak Allah’ın izniyle olur. Ama aşk… aşkınla cesur olmak, bazen sana böyle sonuçlar doğurur. Gülme kızma kırılma kendine, hepimiz buradan geçtik.” Yakup, Polat Ağa’nın bu hem ciddi hem de babacan tavrına gülümsedi. Kalbi, Halise’ye olan sevgisiyle birlikte daha da güçlenmişti. O gece, köyün taş evleri sessizdi. Ama Polat Ağa’nın evinde, bir baba, bir kız ve bir genç imam, birbirlerine olan bağlılıklarıyla, hem aşkın hem de iman yolunun derin bir bağını hissetmişlerdi. Ve Yakup, o an fark etti: Halise için attığı adımlar sadece onun için değil doğacak günahsız sebi için ve gelecekteki çocukları için köy halki için caniyla başıyla öğrenecek ti
Bölüm 4
Sessiz bağ
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.