İçeriğe geç

Hoşça Kalamayanlar

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Hoşça Kalamayanlar

Bölüm 1

Yaz Mesela

İzmir kıyılarında her gece gökyüzünü izleyen bir Deniz, elini ayağını bütün insanlıktan çekmiş çünkü onlara inancı kalmamış…

İnançlar yokken kolaydır hayatlar çünkü düşünmezsin hiçbir şeyi ama bazen insanlar farklı gelen şeyleri merak eder, ilgi duyar ve inanmak ister.

İşte bu döngü burada başladı. İnanmak istemekle…

Onun için hayatın anlamı iyi bi insan olmaktı. Üzücü olansa iyi insan olmak huzurun garantisini vermiyordu. Aile kavramından oldukça uzak çünkü yalnızlaşmış biriydi. En yakın iki dostu Eylem ve Kumsal vardı. Aile denilebilecekse onlar vardı sürekli yanında olan. Yaz gelmiş, Eylem ve Deniz evde son ses müzikle şarkılar söylüyorlar. Balkondan aşağı baktığında Deniz tanınmayan bir yüz görüyor. Hoş çocuk var ve merak ediyor kim bu acaba diye? Burada birinci adım gerçekleşir. Tanışın kendisi merak. Eylem hemen atlamaz mı Burak o yazlıkçı, ayarlıyım mı diye? Atlar. Fakat o kız elini ayağını insanlardan çekmiş biri olarak bi yazlıkçıya ilgi duymak istemez içten içe kötü şeyler olabilir gerek yok der. Eylem oracıkta geçiştirilir. İstanbul beyefendisi Burak, Deniz ile karşılaşır. İkinci adım geldi. Tanışın ilgi. Deniz ilgi duymaya başlar bu karşılaşmalar heyecan mı verir? Çok geçmeden bu çocuğun düzgün biri olabileceğine nedense inanmaz ve oracıkta kendine gelir.

Üçüncü adım gerçekleşmedi şimdilik şanslı sayılır.

Aradan iki hafta geçer ve Burak İstanbul yolcusu olur. Eylem’e gece mesaj gelir ve Deniz sorulur, sosyal medyadan eklenir. Başta olasılıklardan kaçan Deniz, dalgaya vurabileceğini kestiremez. Konuşmaya başlarlar durum flörte gelir. Bi’ gece Kumsal’ın doğum günü kutlamasında eğlenirlerken sohbet etmeye devam ederler. Üzücü bir durum var ki oracıkta Deniz’den beş yıldır hoşlanan kişi Deniz’in başkasıyla konuşmasına şahit olmak zorunda kalır. Onun için acı bir durum tabii…

Çok geçmeden iyi giden şeylerin iyi gitmediği anlaşılır. Denizin telefonuna bir mesaj gelir. O an beyin hücrelerini kaybetmiş gibi okuduğunu anlamayan Deniz, Eylem’e gider ve ne olduğunu anlamaya çalışır. Mesaj mı? Çok önemli değil ya bahsettiğim üçüncü adımı da yaşayan her insanın sonradan hissettiği şey. Acıydı. Tanışın inanç insanlara karşı kullanıldığında acıyı getiren şey. Karşıdan iyi şeyler olabileceğine inanmak isteyen Deniz, çok geçmeden gerçeklerle yüzleşti.

Gelen mesaj İstanbul beyefendisinin sevgilisindendi. Beyefendi doyumsuzdu. Bunu normalleştirmiş biriydi, sevgili ve flörtü aynı yapanlardandı. Kim bilir daha kaç kişi vardı. Deniz ve kandırılan diğer kız nefret dolu olmuşlardı. Kız ilişkiyi bitirmişti ki zaten belli ki Burak pek de güven veren biri değildi. Sevgilisi bu olaya çok şaşırmamıştı. Konu o yaz için orada kapanmış, ama Deniz bu olay yüzünden insanlara inanmamaya tekrar karar vermişti. Burak mı? O her zamanki şekille devam etti bu karakter hayatından memnundu.

Bölüm sonu

3 yorum