İçeriğe geç

Hogwarts

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Hogwarts

Bölüm 2

4. Sınıfın İlk Günü

Peron Dokuz Üç Çeyrek'e bavullarımın olduğu vagonumu sürerken yine o aptal okula gitmenin hüznünü yaşıyordum. Annemle babam büyücü olduğumu öğrendiğimde çok mutlu olmuşlardı. Aslında ben de mutlu olmuştum ama bu kadar hor görüleceğimi düşünmüyordum. Zaten asıl dışlanmamın nedeni Slytherin'de bir muggle doğumlu olduğum için her zaman arkaya atılmış, dışlanmıştım.

Bu sene böyle olmasını istemiyordum artık. Duvardan geçtikten sonra bavullarımı görevliye verip trene bindim. Tren 5 bölümden oluşuyordu. İçeri girdiğimiz anda bizi yeni gelen 1. sınıfların kompartımanı karşılıyordu. Sağa döndüğümüzde Hufflepuff ve Ravenclaw'luların kompartımanları vardı. Sol tarafta ise Gryffindor ve Slytherin'lilerin kompartımanları vardı.

Sola doğru yöneldiğimde ilk başta Gryffindor kompartımanları, sonrasında ise Slytherin kompartımanları vardı. Gryffindor kompartımanlarının yanından geçerken Slytherin ve Gryffindor'luları ayıran son kompatımana takıldı. Meşhur altın üçlü orada oturuyordu.

Önüme bakıp Slytherin bölümüne geçecekken durdum ve altın üçlünün bulunduğu kompartımanın kapısını açtım. Üçünün de bakışları kapı açılma sesiyle bana döndü. Onlar bana şüpheyle bakarken gülümsedim ve

"Şeyy, burada oturabilir miyim?" diye sordum.

Hermione kaşını kaldırıp Harry ve Ron'a baktı. Daha sonra başını sallayıp

"Tabii ki de oturabilirsin ama sen Slytherin değil misin?" diye sordu,

O da haklıydı. Kimse bir Slytherinlinin Gryffindor bölümünde Gryffindorlularla oturmasını normal karşılamazdı. Ben de nasıl açıklayacağımı bilmiyordum. Çok konuşan birisi değildim. Yanaklarımın kızarmaya başladığını çoktan hissedebiliyordum.

"Şeyy... Aslında ben... Nasıl söylesem..." laflar ağzıma tıkılmıştı resmen.

Terlemeye başlamıştım. Ben neden bu kadar panik yaptım şimdi? Nefes alamıyordum. Nefes alarak konuşmaya çalışırken göğsüme vurarak nefes almaya çalıştım.

"Ben... Ben nefes..." diyebildim.

Hay Merlin'in kusmuğu! Neden böyle olmuştu? Üçü de ayaklanıp yanıma geldiğinde ayaklarım artık yerden kesilmişti, gözlerim kararmıştı.

Gözlerimi yavaş yavaş açmaya başladığımda yüzüme eğilmiş kişileri gördüm. Yüzleri sürekli gidip geliyordu ama içlerinden birkaç tanesinin Slytherin öğrencisi olduğunu anlamam uzun sürmedi. Kendime gelmeye çalışırken bir ses duydum.

"İyi misin Melina?"

Doğrulduğumda dünya benim için hala bulanıktı. Gözlerimi kırpıştırarak nerede olduğumu anlamaya çalışıyordum. Midem bulanıyordu.

"Nold-" derken içimdeki kelimenin tam anlamıyla her şeyi çıkarmıştım.

Rahatlamıştım ama önümdeki kişinin tam üstüne kusmuştum. Dudağımın kenarında kalan kusmukları da silerken boğuk sesimle özür diledim.

"Gerçekten özür dilerim" dedim başımı öne eğerek.

Artık görüşüm bulanık değildi. önümde benimle beraber eğilen ve kustuğum kişinin yüzüne bakmak için yüzümü kaldırdım. Hayat bu kadar acımasız olamazdı! Cidden mi? Kusacak gerçekten onu mu bulmuştum?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.