İçeriğe geç

Hilal

Bölüm 2 · 10 dk okuma

Hilal

Bölüm 2

Tanışma🇹🇷

Ben bir Türk'üm; dinim, cinsim uldur;

Sinem, özüm ateş ile doludur.

İnsan olan Vatan'nının kuludur.

Türk evladı evde durmaz giderim

~Mehemt Emin Yurdakul

21 yıl sonra...

Yarbay Kazım Şahin beni ve timimi yeni bir görev için odasına çağırdı. Kapının önüne geldiğimizde arkamı dönüp timime baktım, hepsine tamamen güveniyordum. Kapıyı tıkladım, içeriden gelen 'gel' komutuyla hepimiz içeri girip odadaki masanın etrafına hazır ola geçtik ben timin komutanı olduğum için bir adım öne çıktım."Emredin konumtanım!" "Beni rahat da dinleyin!" emri alır almaz herkez rahat ola geçti ve Yarbay Kazım sözüne devam etti "Gördüğüm kadarıyla timde bir kişi eksik ve bu görev için okulu birincilikle bitiren Üstteğmenlerimiz den Deren Lâl KARATAŞ sizinle bu görevde olacak! Kendisi önemli kadın askerlerimizden biri ve bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğiden eminim!" Yarbay sözünü bitirdikten sonra bana doğru dönerek "Boratan görev başlayana kadar Deren ile sen ilgileneceksin görev esnasında da Deren'i sen koruyacaksın eğer kızın başına bir şey gelir ise sen sorumlusun"

Tam konuşacakken kapı çaldı ve içeri bir kadın asker girdi.Onu gördüğüm anda Yarbay Kazım'ın bahsettiği kişi olduğunu anladım, Yürüyüşü, bakışı, duruşu her şey bu görev için hazır olduğunu gösteriyordu.Orta boyda siyah saçları vardı gözleri açık bir kahverengiydi.Arkadan gelen kısık ama dikkat çekici bir ıslık sesi duydum, başımı hafifçe döndüm.Gözlerim ilk olarak Deren'i buldu hafifçe sırıttığını gördüm ve ardından timime baktım Asu dışında herkes Derene pür dikkat bakıyordu ıslık çalan kişinin Oktay olduğunu gördüğümde sinirli ve uyarıcı bir bakış atarak önüme döndüm.O an Yarbay sertçe elini masaya vurdu ve herkes bende dahil olmak üzere hazır ola geçtik

Yarbay "Şimdiden şımarıyorsanız görevi size vermiyim isterseniz,kendinize çeki düzen verin karşınızda ben varım.Komutanlarınız size çok yüz veriyor sanırım"

o an sıçtığımızı anladım Yarbay Kazım içimizden geçecekti Turan ile göz göze geldik o da benimle aynı şeyleri düşünüyordu "Görevimiz nedir komutanım" diye sordum "Arkamda gördüğünüz Irak haritasındaki Irak askerî üstüne girmeniz ve oradaki verileri bize getirmeniz gerekiyor ama birbirinize sahip çıkmanız gerek ne şehit ne de bir yaralı istiyorum ,bu görevde Piyade Üstteğmen Deren Lâl KARATAŞ sizinle olacak anlaşıldı mı?" Bütün tim Deren'de dahil olmak üzere "Anlaşıldı komutanım" diye bağırdık "Çıkabilirsiniz" demesiyle tam giderken arkamdan "Boratan ve Deren siz kalıyorsunuz" dendiğini duydum Turan bana bakıp göz kırparak sırıttı ve timle berbaber çıktı işte şimdi bitmiştim arkamı döndüm ve Yarbay ile göz göze geldim içimden 'sıçtın Boratan Yarbay ağzına sıçacacak' diye düşündüm. Deren soluma geçti, kızda en ufak bir mimik bile yoktu. Yarbay konuşmaya başladı "Boratan AKKURT seni bu timin komutanı yapmakla hata mı ettim lan! Bu timin hali ne böyle, o Turan'ı da yanına verdik sana yardım etsin diye daha da mahfolmuşsunuz" dedi bağırarak konuşuyordu ardından bir nefes verdi "kendinize çeki düzen verin yoksa ben vermesini bilirim, duydun mu?" Sadece "evet komutanım!" Diyebildim çünkü haklıydı. Yarbay en sonunda Deren'e döndü ve "Piyade Üstteğmen IDeren Lâl bu görevde komutanın Boratan AKKURT sana yardım edecek, görev 1 hafta sonra o zamana kadar Boratan'lasın görev esnasında da Boratan'nın yanından ayrılmayacaksın!" Deren gür bir sesle "Emredersiniz komutanım!" Dedi Ardından Yarbay'ın Çıkabilirsiniz komutuyla odadan çıktık, çıktığımız anda sağa doğru ilerledim Deren'nin sola doğru ilerlediğini görünce yerimde durup ona döndüm "Nereye?" Dedim sert bir sesle. O da durdu "Odama komutanım." "Sen Yarbay'ın ne dediğini duymadın heralde?" Deren gözlerimin içine daha dikkatli bakarak "Ne demiş komutanım?" Dedi, sabrımı sınıyordu "Yanımdan ayrılmayacaksın!" Dedim hafif yüksek bir sesle, Deren hafif sırıttı ve alaycı bir sesle " Aynı odada mı kalıcaz komutanım?" Gerçekten bu askeriyede sabrım sınanıyordu. Dişlerimi sıkarak "Saçmalama!" "Ee o zaman komutanım?" dedi alaycı bir sesle. Bir iç çektim ardından önüme döndüm bu kızla daha fazla uğraşamayacaktım Yarbay'a da o hesap verirdi artık. İç çekişimin ardından yürümeye başladım Deren'de artık peşimden geliyordu.Timin yanına gittiğimizde hemen hazır ola geçtiler rahat diye komut verdim ve bahçedeki koltuğa oturdum.Asu direkt olarak Dere'nin yanına gitti ve sarıldı Demir "Siz nerden tanışıyorsunuz?" Diye sorunca "Biz çocukluk arkadaşıyız uzun zaman olmuştu Deren'i görmeyeli " dedi Asu. Yarbayın odasında Deren'e bakmayan tek kişi de oydu.Oktay yavaş adımlarla Deren'e yaklaşıyordu o anda vücudumun kasıldığını hissettim ve hemen kendime toparladım.Oktay Derenin önüne dikilip elini uzattı "Selam ben Oktay,Piyade Kara Teğmeni Oktay AKINCI" Deren Oktayın elini sıktı ve "Kara Piyade Üstteğmeni Deren Lâl KARATAŞ memnun oldum"

"Bende memnun oldum " dedi Oktay. Ayağa kalktım ve ikisinin yanından geçip gittim.Deren'in arkamdan geldiğini sanıyordum ama arkamda olmadığını fark edince arkama dönüp Deren'e gelmesi için bir bakış attım Deren hızla peşimden geldi "Komutanım ben habire sizin arkanızda mı gezicem?" "Istersen gelme Yarbay Kazım'a sen hesap verirsin" diyip karargaha doğru yürümeye başladım "nereye gidiyoruz?" Dedi ,bu sefer cevap vermedim "Komutanım nereye gidiyoruz?" Dedi ve tekrardan cevap vermedim "Komu-" sözünü kestim "Çok konuşuyorsun Lâl,sus biraz" dedim gerçekten sinirlenmiştim,bu sefer sadece kafasını sallamakla yetindi.Karargaha doğru girdik, sağ kolidordan ilerleyip sola döndük ve ilk kapının önünde durduk arkama doğru dönüp "burda bekle" diye emir verdim.Ceketimin cebinden anahtarı çıkardım kapıyı açtım içeri doğru girdim,üstümde çok fazla yük vardı daha görevden döneli 3 gün bile olmamıştı ve yeni bir görev daha verilmişti.Benim gibi timdeki herkes çok yorgundu, kafamız doluydu.

Gardolaba doğru ilerledim askıdan siyah bol tişörtümü, alt çekmeceden bol gri eşofmanımı aldım, banyonun kapısını açıp kapının arkasındaki askılığa astım .Gözüm bir anlığına aynadaki yansımama takıldı gerçekten yorgun bitmiş ve uykusuz görünüyordum ayrıca saçlarımda dağınıktı.

Sıcak suyu açtım ve akan suyun altına girdim,su tenime temas eder etmez bir rahatlama hissi doldu içime kaslarım gevşedi adeta.

En az 20 dk suyun altında kaldıktan sonra havluyu belime dolayıp duştan çıktım.Banyoda üstümü giyinip içeri televizyonun karşısına geçtim haber kanallarına biraz göz attım,hep aynı şeylerdi cumhurbaşkan'larının konuşmaları ve teröristlerin yaptığı şerefsizlikler. Saçlarım biraz nemli kalmıştı havluyu elime alıp saçımın nemini alırken kapım çaldı.Kapının deliğinden baktım ve Deren'i gördüm, hay aksi kızı unutmuştum 1 saattir beni bekliyordu mahçup olmuştum, bu kadar dalgın olamazdım.Kapıyı açtığım gibi Deren hazır ola geçti "rahat" dedim ve konuşmaya başladı "Komutanım izninizle ben gidebilirmiyim yoksa daha bekliyicek miyim?' başımı salladım ve buz gibi çıkan sesimle "Gidebilirsin" demekle yetindim Deren başını salladı ve arkasını dönüp yürümeye başladı o giderken bende arkasından baka kaldım

Odama geri girdim kapıyı kapadım ve yatağa doğru ilerledim.

Yatağa yattığım gibi derin bir uykuya daldım

Deren'in ağzından:

Karargah'ın içindeki poligonda çalışırken telefonum çaldı silahımı kenara bıraktım ve arka cebimdeki telefonumu alıp baktım Yarbay Kazım Şahin'in aradığını görünce içimde bir hazır ol dürtüsüyle hazır ola geçtip telefonu açtım "Emredin komutanım" dedim karşıdan ses gelmesini bekledim Yarbay Kazım konuştu "Deren,seni 10 dk'ya odama bekliyorum yeni timin ile tanışacaksın"

"Ne timi komutanım?"

"Soru sorma odama gel"

"Emredersiniz Komu- " tam diyecekken telefonu yüzüme kapanmasıyla sözüm yarıda kaldı.'Bu adam gerçekten garip' diye geçirdim içimden.Telefonu arka cebime atıp Poligondan çıktım, silahımı teslim edip düz kolidorda yürümeye başladım,her adımda içimdeki heyecan kat ve kat artiyordu Yarbay Kazım'ın odasına gelince başımı dik tutup, boğazımı temizledim, kapıyı dikkatlice tıkladım içeriden gelen komutla içeri doğru girdim yalnız olacağımı zannediyordum ama Hilâl timi de buradaydı yok artık yeni timim bu tim olamazdı onlar bu karargahan en iyileriydi, yeni komutanımda Boratan AKKURT olamazdı! Içeri doğru yürümeye devam ederken arkadan gelen ıslık sesiyle ister istemez gülümsedim,o an Komutan Boratan AKKURT'la göz göze geldim adam gerçekten çok soğuk,buz gibi bakıyordu

Yarbay Kazım masaya sert bir şekilde vurunca hepimiz hazır ola geçtik Yarbay Kazım Hilâl timini biraz azarladıktan sonra asıl benim dikkatimi çeken konuya gelmişti yeni timim ve yeni görevim.Bizden Irak askerî üstüne girmemizi ve oradaki verileri almamızı istiyordu buraya kadar hiç bir sorun yoktu taki herkes gidip Komutanım Boratan Akkurt ve ben tek kalıncaya kadar.

Bana o buzdevi gibi soğuk adamdan ayrılmamamı her yerde onun yanında olmamı istediğini söyleyene kadar çok mutluydum,mecburen kabul ettim görev vardı işin ucunda, vatan için herşeyi göze alırdım.

Yarbay Kazım'ın emriyle odadan çıktık ,sol kolidora doğru ilerlerken bi anda durdu ve bana doğru dönüp sert bir şekilde "Nereye" dedi

"Odama komutanım"diye yanıt verdim

"Sen Yarbay'ın ne dediğini duymadın herlalde dedi sesi gerçekten buz gibiydi Gözlerinin içine daha derin bakarak

"Ne demiş komutanım?" Dedim sesini yükselterek

"Yanımdan ayrılmayacaksın!" Dedi içime bir gülme hissi geldi ve sırıtarak "Aynı odadamı kalıcaz Komutanım?" Diye sordum merakla dişlerini sıktığını ve sinirlendiğini anlayabiliyordum

"Saçmalama"

"Ee o zaman komutanım" dedim sesim biraz alay ediyormuş gibi çıktı ama öyle değildi,bana cevap vermedi ve yürümeye devam etti.

Timin yanına gittik.Herkes Boratan AKKURT'u görünce hazır ola geçti komutan başıyla onay verince rahata geçtiler konuşmasına gerek yoktu timi onu anlıyordu zaten.

Asu yanıma geldi ve bana sarıldı bende karşılık verdim o benim çocukluk arkadaşımdı.

Boratan AKKURT komutan koltuğa geçmiş bize bakıyordu.Adının Demir olduğunu hatırladığım Piyade yanımaza yaklaşıp Asu ile nereden tanıştığımızı sordu Asu hemen kısa bir cevap veridi.Asu ile aynı yaşdaydık aslında ama ben okula geç başlamaştım.

Bugün Yarbayın odasında bana ıslık çalan Piyade yanıma doğru yaklaşmaya başladı ve önüme gelip elini uzattı

"Selam ben Oktay ,Piyade Kara Teğmeni Oktay Akıncı"çocukta tam bir yavşak tipi vardı, zaten bugünkü hareketinden de öyle biri olduğunun kanıtı gibiydi.Oktayın elini sıktım ve,

"Piyade Kara Üstteğmeni Deren Lâl KARATAŞ memnun oldum" aslında memnun olmamıştım ama bana bulaşmadığı sürece zararı olmazdı zaten bir görev için bu time gelmiştim.Komutan Boratan Akkurt oturduğu yerden kalkarak yanımızdan geçip gidiyordu arkasından gitmelimiyim diye düşünürken bana bakıp onu takip etmem için bir bakış attı.Nereye gittiğimizi merak ettiğim için sorular sordum ama hiç birine cevap vermedi en sonunda tam "Komu-" diyecektim ki sözümü kesti

"Çok konuşuyorsun Lâl sus biraz"dedi, sadece kafamı salladım ve karargaha girdik kolidorun sonunda durduk arkasını dönüp "burda bekle" diye emir vermişti,cebinden anahtar çıkardı ve kapıyı açıp içeri girdi,20 dk boyunca normal bir şekilde bekledim arka cebimden telefonumu çıkardım ve biraz sosyal medyada dolandım ülke haberlerine baktım tam 1 saat olmuştu ve kapıda öylece dikiliyordum

Kapıyı çalıp çalmama konusunda kararsız kaldım ama en sonunda çalmaya karar verdim yavaşça tıkladım kapı açıldığı gibi hazır ola geçtim onu yani komutanı ilk defa böyle görüyordum üstünde üniforma yoktu saçları ıslaktı ve bana bakıyordu "rahat" diye emir verdi hızlıca rahata geçip "Komutanım izninizle ben gidebilirmiyim yoksa daha bekliyicekmiyim?"diye sordum başını salladı "Gidebilirsin" diye emir verdi bende başımı salladım ve arkamı dönüp yürümeye başladım bahçeye timin yanına geri gidiyordum.

2 saat sonra Boratan'nın anlatımıyla...

Yattığım yerden doğruldum saate baktım tam 2 saattir uyuyordum ve bu bana iyi gelmişti daha iyi hissediyordum tam tamına yarım saat sonra timinin poligan atışı vardı ve ona gitmem onların başında durmam gerekiyordu .Duş ve uyku iyi gelmişti yatağımın başında hazırda duran üniformamı hızlıca üstüme geçirdim banyoya doğru ilerledim biraz saçlarıma şekil verdikten sonra odadan çıktım kapımı kitledim ne kadar karargahda olsakta kapımı kitlemeden çıkmazdım dışarı.Kolidordan geçerken Yarbay Kazım ile karşılaştım hızlıca hazır ola geçtim bana gözlerini kısarak dikkatlice bakıyordu bişey mi unuttum acaba diye düşünürken sormaya karar verdim.

"Bir sorun mu var komutanım?" Dedim bana tek düz ve soğuk bir sesle "Deren nerde?" Dedi hızlı bir şekilde cevapladım "2 saat önce yanımdaydı komutanım gitmek istedi bende izin verdim Yarım saat sonra poligonda atış antrenmanları var, herhalde ordadır şuan komutanım" Yarbay sinirlendi ve "Boratan olum sen benimle dalgamı geçiyorsun?"

"Estağfurullah komutanım o nasıl laf"

"Bide cevap veriyo, Heralde ne demek lan! O kız her an her saniye yanında olacak demedim mi ben sana?"

"Komutanım ama-"

"Sus aması falan yok lan naparsan yap o Piyade yanında olacak eğer bir yanında görmiyim varya sıçarım ağzına haberin olsun defol şimdi karşımdan"

"Emredersiniz Komutanım"

Hemen komutanın önünden çekildim bi bana ana avrat sövmediği kalmıştı bu gidişle o da olacaktı heralde.

10 dk içinde poligonda olmam lazımdı, hızlıca asansöre doğru gittim asansörün kapısı açıldı -2. katın düğmesine bastım ve aşağı indim poligonda adımımı atar atmaz bütün tim hazır ola geçti Deren en sonda duruyordu kısaca bütün time baktıktan sonra konuşmaya başladım "ilk olarak rahata geçin"cümlem biter bitmez rahata geçtiler

"Ikinci olarakta biliyorsunuz ki göreve bir kafta kaldı bu antremanda bana ne kadar iyi olduğunuzu gösterin ki size güvenebiliyim"

Hepsinin gözleri parlıyordu, başımla onay verdikten sonra hepsi silahlarını aldı ve antremana başladılar bütün time ayrı ayrı bakıyordum ama gözüm birkişi deydi Deren'de...

Bölüm sonu

2 yorum