Odanın kapısı çaldı yüzünü sürekli gördüğüm ama ismini hatırlayamadığım askerlerden biri geldi ve "Selami Albayım sizi çağrıyor" dedi. Merak içinde odadan çıktım. Albayın odasına geldiğimde kapıyı tıkladım. "Gel" dedi. Albayın içerdeki tok sesi. İçeri girdiğimde Fikretinde orda olduğunu gördüm. Sesimi düzelterek "Beni emretmişsiniz Albayım." Selami Albay " Bildiğin üzere doktorumuz emekliye ayrıldı. Geçici süreliğine yeni bir doktor tayin edildi. Doktoru otogardan alıp buraya yerleşmesi ve Mardini tanımasına yardım etmeni istiyorum." dedi. Araya girerek "Komutanım haddime değil ama Fikret Üsteğmenim benden buraya daha önce geldi ve benden daha bilgili onun gezdirmesi daha doğru olur." ve ekledim. "Hem benim time gelen kadın askerlere eğtim vermem lazım."dedim. Albay bu sözüme karşı "Aslında bu görevi Fikrete verecektim ancak sonradan gelen bilgiye göre peşinde olduğumuz silah kaçakcıları bugün teslimat yapacaklarmış. Fikret ve timi onlara baskına gidecek. Ayrıca yanlış bilmiyorsam Nida da bugün eğtim verecek senin eğtim vereceklerini ile ilgilenir."dedi. "Emredersiniz Albayım" diyerek Fikretin yüzene bakmadan odadan çıktı. Fikret yüzüne bakmadan çıktığım için benim arkamdan odadan hızlıca çıktı. Fikret "Bunda kızacak bir şey yok Hilal. Günün boşa çıktı ne güzel işte kız kıza gezersiniz biraz kafa dağıtırsın."dedi. Hızla arkama dönüp ona ters ters bakarak "Ben bunun için teğmen olmadım, bunu gayet iyi biliyorsun Fikret. Bütün güzel görevleri Albay sen ve timine veriyor. Nedenini ikimizde çok iyi biliyoruz. Albay benim timimde kızlar olduğu için bana hiçbir zaman böyle görevler vermedi!"diye bağırdım. "Ya sizin timinle harekete geçiyoruz ya da ufak tefek operasyonlara gönderiyor!"diye bağırdım yine. Fikret de bana boş bir ifade ile bakarak "Bunun olacağını zaten baştan beri biliyordun o zaman sana söylemiştim benim timinde olman gerektiğini ama sen yine başına buyruk davranarak kendi timini kurdun bu yüzden beni suçlayamazsın." ve ekledi."Şimdi burda bana bağırıcağına Albayın verdiği görevi yap. Bekletme kadını."dedi. Sinirle odama girip üniformamı çıkardım ve sivil kıyafetlerimi giyerek odadan çıktım. Hava daha tam sıcak olmadığı için yanıma bir de trençkotumu aldım. Her zamanki sade makyajımı yaptım ve odadan çıktım. Askeriyeden çıkarken Nida ile karşılaştım. "Nereye gidiyorsunuz komutanım"dedi tatlı bir sesle. "Fikret sayesinde Mardini geziyorum."dedim ve ekledim."Bugün bütün askerler sende Albay bana görev verdi. Yeni gelen askerleri eğiteceksin bir de timdekileri boş bırakma."dedim." Sen hiç merak etme. Bütün tim bugün bende."dedi ve elini alnına dayayarak ve alaycı bir sesle " Emredersiniz komutanım!"dedi. Bu hali beni güldürdü. Doğruca askeri araca bindim. Yolda giderken sıkıntıdan bağırmamak için kendimi zor tuttum. Fikret benim ezeli rakibimdi ve sırf cinsiyeti yüzünden beni sürekli geçmesinden de artık çok sıkılmıştım.Fikret ile askeri liseden beri tanışıyorduk. Liseden beri Nida,Fikret ve ben aynı sınıftaydık ve bu çok can sıkıcı bir şeydi. Sürekli olarak Fikret ile karşı karşıya geliyorduk. Bunun en büyük sebebi ise Fikretin sürekli beni geçmeseydi. Askeri liseden bile Fikret birinci ben ikinci olmuştum ve aynı askeriyede çalışmakda çok can sıkıyordu. Düşüncelerimden ayrılmam kısa sürmedi çünkü otogara gelmiştim ama küçük bir sıkıntı vardı. Hem kimi alacağımı bilmiyordum hemde daha otobüsün ne zaman geleceğini bilmiyordum. Askeriyeyi aradım ve doktor ile bilgi almak istediğimi söyledim ama telefondaki asker bana onun sadece telefon numarası olduğunu söyledi. Bu iş iyice canımı sıkmaya başlamıştı şimdi bir de doktoru arayıp ne zaman otobüsün geleceğini öğrenecektim. Sakin kalmaya çalışarak askerin verdiği numarayı aradım ama telefon çalıyordu açan yoktu tam kapatacağım sıra telefon açıldı "Alo, kimdiniz?"dedi. Bir erkek sesi."Merhaba ben Hila-"cümlemi tamamlayamadan onun bana bağrışı karşısında kaldım." Hilal sana kaç kere demem lazım beni ararmaman gerektiğini seni neredeyse her yerden engelledim her seferinde numaranı değiştirip beni arama artık!"diye bağırdı. Neye uğradım anlamaya çalışarak devam ettim."Ben askeriyeden Üsteğmen Hilal Yıldız."dedim. Bağırması daha da şiddetlenerek "Bir de benim soy ismimi aldın sen iyice delirdin kızım! Seni hastaneye yatırma vakti geldi!"diyerek telefonu yüzüme kapattı. Neye şaşıracağımı bilemeden boş boş direksiyona bakakaldım. Sonra daha detaylı bilgi için Nidayı aradım,telefonu ikinci çalışınca açtı. "Emret komutanım"dedi."Yeni gelen doktorla ilgili her şeyi bilmek istiyorum. Ayrıca doktorla iletişime geçin ben aradım ancak telefonu benim yüzüme kapattı. Lütfen bununla ilgilenir misin?"dediğimde o da "Tabi ki ilgilenirim sana 5 dakikaya kadar haber veririm."dedi ve telefonu kapattı. Bugünün şaka olmasını dilediğim bir gündeydim. Bana kadın denen doktorun erkek çıkması daha çok canımı sıkmıştı. 5 dakika sonra Nida beni aradı ve dedi ki "Komutanım doktor 10 dakikaya otogarda olucağını söyledi."dedi."Teşekkür ederim Nida. Ha bir de doktorun adı nedir?"dedim. Hattın ucunda Nida birileri işe konuşarak dedi ki "Tahsin Tuğrul Yıldız."dedi ve ekledi "Doktor ile bir akrabalığınız var mı komutanım? Soy isimleriniz aynı da." dedi. Ben bunu Nida diyene kadar dikkat etmemiştim. Ama sanmıyordum bu ismi ilk defa duymuştum,emin bir şekilde "Hayır yok. Tekrar teşekkür ederim."diyerek telefonu kapattım.Doktorun gelmesini bekliyordum bir otobüs geldi "sonunda" dedim otobüs durunca otobüse doğru ilerledim askeri üniformam yoktu beni nasıl tanıyacaktı bu doktor sonra onu baştan aradım Allahtan engellememiş beni bana doğru bir adım attı hayvan gibi yakışıklıydı nefesim kesildi 1.90 vardı gözlerine bakamaya çalıştım refleksle " kusura bakmayın teğmen benim biraz sıkıntılı exim var o sandım sizi " önemli değil dedim. "Siz ev tutmuşsunuzdur herhalde ya da kalacak bir yer siz evinize götüreyim " dedim
"Hayır tutmadım sizin yardımcı olacağınız söylendi ben kısa süreli bir görev için burdayım o yüzden ev tutmanın bir manası yok "
"Askeri lojmanda kalacaksın o zaman anlaşıldı bavulunu al da gidelim" dedim
"Tamamdır" 3 bavulla gelmiş çok şaşırdım "bana yardımcı olur musun teğmen " dedi
"3 bavul az olmuş ev tutmayacaktın hani ""Benimle evlenirsen neden olmasın teğmen" bu cevap yanaklarımı bayağı kızarttı sanırım ama benimle nasıl böyle konuşurdu kendi beğenmiş flörtözün tekiydi Bense tüm ciddiyetimle "Ne kadar kendini beğenmişsin senin o eski sevgililerine benzer bir halim mi var ayrıca daha tanışalı 5 dk oldu ne bu samimiyet " dedim"Tamam bu kadar abartma teğmen şaka yaptım siz askerler gerçekten çok ciddisiniz"
dedi Bu kadar sohbet yeter doktor hanım araca gidelim lütfen dedim
"Doktor hanım mı" dedi şaşırarak yüzündeki aptal ifade beni bayağı rahatlamıştı araca bindikten sonra tam o konuşackken ben araya girip bana doktor hanım gelecek dediler. Bayağı güzelmişsiniz bizim Fikrete ayarlamayı çok isterim numarasın vereyim mi dedim gülerekten o da güldü garip şekilde bana bakarak "Nerelisiniz teğmen" dedi "İstanbul ya siz " "Bende konyalıyım teğmen " bir anda konuşmaya başladı hiç susmadan bense sadece dinliyordum ve onu inceliyordum çok dikkatimi çekiyordu ama askeriyede onu çiğ çiğ yerlerdi benim bile dibim düşmüştü ama belli etmemeliyim. İlk olarak ona askeriyeyi gezdirdim kızların hepsi ona bakıyordu bense onları uyarıyorum işleri ile meşgul olsunlar diye sonrasında albayın odasına götürdüm ve albayı beklemeye başladık 5 dk sonra burda olur dedi asker ben doktora orda durmasını söyleyip hızlıca odama gittim ne zamandan beri bu duyguya yabancıyım "hoşlanma" en son ne zaman birinden böylesine hoşlanmıştım belki ergenlikte bunları düşünürken odamın kapısı çaldı gelen Nidaydı bir anda konuşmaya başladı" Herkes o doktordan bahsediyor" dedi. "Olabilir" dedim ciddiyetle." Zaten burda çok durmayacakmış. Ev bile tutmamış."dedim.Nida bana alay edercesine baktı ve bir kahkaha patlattı. "Doktora bu kadar ilgili olan sadece askerler değilmiş sanırım."dedi büyük bir ima ile. "Ne demeye çalışıyorsun Nida. Doktor ile görevlendirildim ve onu evine bırakmam söylendi bende doktora bunu sorduğumda ev bile tutmadığını öğrendim olay bundan ibaret!"diye sesimi öncekine göre yükselttim. Nida önceki haline nazaren daha ılımlı bir şekilde " Fikret komutanı gördün mü? Bugün hiç görmedim de onu."dedi. Zaten sinirliyken baş düşmanımın adını duymak beni daha da sinirlendirdi. "İki üç gün burda olmayacakmış. Albay ona silah kaçakçılığı yapan adamların peşine gönderdi."dedim. Nidanın ifadesi bir anda değişerek " Neyse o zaman ben seni daha fazla tutmayayım kolay gelsin doktor beyle."diyerek hızlıca çıktı. Zaten çıkmasa kafasına kalemliği fırlatacaktım. Sinirle odamdaki evraklara baktım. Yarım saat falan evraklara uğraşırken kapım çaldı. Bir asker girdiğimde içeri ve bu asker sabahki askerdi." Hilal Komutanım sizi Selami Albay çağrıyor."dedi. "Tamamdır birazdan orda olurum."dedim. Odamın evraklara dolabının karşısındaki aynaya bakarak saçımı düzelttim ve odadan çıktım.