İçeriğe geç

HİLAL

Bölüm 12 · 10 dk okuma

HİLAL

Bölüm 12

12.BÖLÜM

Polisin yönlendirdiği soruyla ortam daha da gerilmişti, Doktorlar, hemşireler, hastalar herkes buraya bakıyordu. Polisin sorusuna cevap vermiştim. “Bende şimdi geldim, gelir gelmez ayrıdım zaten, kavga nasıl çıktı bilmiyorum” Polisler etraftaki kalabalığı dağıtmıştı, sadece biz kalmıştık. “Batuhan Yüzbaşı görünüşe göre Mert Üsteğmen ve sen bu hanımları tanıyorsunuz” Daha önceden hastaneye sıkça gelip gittiğimiz için hastane polisiyle tanışıklığımız vardı. “Tanıyoruz, geçenlerde bizim köyde yaralanan Kızların anneleri. Patakladıkları kızda baş şüpheli” Şimdi anladım der gibi kafasını sallamıştı. “Anlıyorum, Şüphelinin buralarda bulunması doğru bir hareket olmamış. Ama yapacak bir şey yok yaptıkları suç karakola kadar götürmemiz lazım kız şikayetçi olmazsa kısa süre de salınırlar” Karakola götürmek zorundaydılar yapacak bir şey yoktu. Naz şikayetçi olmazsa ifade alıp salarlardı zaten. Polis benimle konuştuktan sonra Filiz ve Esma Hanıma yönelmişti. “Hanımlar size karakola kadar eşlik edeceğiz.” Hilalin annesi Filiz Hanım şaşırmamıştı. Muhtemelen Eşi eski polis olduğu için kuralları az çok biliyordu. “Keşke biraz daha dövseydik Esma olmadı böyle” Karakol meselesi umurlarında bile değildi. “Keşke ama nerde şu asker çocuklar tutmasaydı.” Polis daha fazla konuşmalarına müsaade etmeden götürmüştü.

Herkes gittikten sonra koridorda Mertle ikimiz kalmıştık. “Ulan Naz ne bok yemeye geliyorsan yedin dayağını otur şimdi” Mertin dedikleriyle ona doğru dönmüştüm. Hem konuşuyor hem de yürüyerek koridoru turluyordu. “Mert sen burada kal ben Naza bakıp geleyim” Şikayetçi olup olmayacağını merak ediyordum işine belli olmazdı. Hilalin bu haldeyken bir de annesinin nezarete düştü diye üzülmesine izin vermezdim. “Bakıp ne yapacaksınız komutanım?” Gözlerindeki Naza karşı olan öfkeyi görüyordum. “Ne halde olduğu gram umurumda değil. Şikayetçi olup olmayacağını merak ediyorum.”…….”Peki komutanım gidin siz ben buradayım” Aşağı kata Nazın yanına inmiştim. Yanında bir kaç güvenlik vardı. Bir hemşirede yüzüne pansuman yapıyordu. Hali çok kötü değildi ama pansuman yapılacak kadar yaralanmıştı. Gelmemi beklemediği için beni görünce şaşırmıştı. “Batuhan?” Tepkisizce bakıyordum. “Neden geldin buraya” Başını öne eğmişti. “Haklısın şüpheli durumdayken buraya gelmem yanlış. Böyle tepki vermeleride normal zaten. Şikâyetçi olmayacağım pansuman bitsin çekip gideceğim”…..”İyi edersin, bir daha da gözükme buralarda” Daha fazla muhattap olamdan tekrar yukarı çıkmıştım. Konu fazla uzamadan şikayetçi olmaması iyi olmuştu.

**********HİLAL’İN ANLATIMIYLA***********

Batuhan odadan çıkalı yarım saatten fazla olmuştu. Sesler kesilmişti ama ne olduğunu aşırı merak ediyorum. Annemlerle alakalı olduğunun farklındaydım. Gelmeleri hiç iyi olmamıştı bir sürü sıkıntı çıkacaktı. Bir yandan Annemleri bir yandan da Adayı düşünüyordum. Odaya gelen hemşirelerden durumunun benim gibi iyi olduğunu öğrenmiştim. Bir doktor olarak ucuz atlattığımızın farkındaydım. Bu gibi durumlar daha fazlasına yok açabiliyordu. Kafamdaki kötü düşünceleri atmaya çalışarak Batuhanın aldığı hediyelere bakıyordum. Yüzümde istemsizce kocaman bir gülümseme oluyordu. Ben hediyelere bakarken kapı çalınmıştı. “Gel” Gelen Batuhandı. Yandaki koltuğa oturup elimi tutmaya başlamıştı. “Batuhan ne olmuş? Hem nerdesin sen yarım saatten fazla oldu” Garip bir tavrı vardı. “Önemli bir şey değil” İyice meraklanmıştım. “Nasıl önemli değil ya? Anlatır mısın” Elinin sıcaklığını elimde hissediyordum. “Sana yalan söylemek istemiyorum. Gerçeği anlatacağım ama bunları düşünerek kendini üzmeni istemiyorum. Size vuranın Naz olduğundan şüpheleniyoruz ki bence o. Hastaneye gelmiş annenler nasıl duydu bilmiyorum ama odadan çıktığımda Nazı pataklıyorlardı.” Duyduklarımla gözümün bulanıklaştığını ve başımın döndüğünü hissetmiştim. Bunlar genelde ani şok yaşadığımda oluyordu. Ne diyeceğimi bilememiştim Nazı son zamanlarda pek sevmesemde her gün görüştüğüm yüz yüze baktığım bir insandı nasıl yapardı? Aklımın ucundan bile geçmemişti o olabiliceği. Halimin garipleştiğini fark eden Batuhan elini nazikçe yüzüme koymuştu. “Hilal iyi misin? Hilal!” Batuhanın seslenmesiyle kendime gelebilmiştim. “İyiyim başım döndü” telaşlanmıştı. “Hemşire çağıracağım” Ayağa kalkmak üzereyken elinden tutarak durdurmuştum. “Hayır gerek yok iyiyim anın şokuyla oldu korkma” Ben durdurduktan sonda tekrar yanıma oturmuştu. “Naz ne alaka ya neden yapar ki böyle bir şeyi, annemler nerde şimdi?”….”Karakoldalar ama çıkarlar sıkıntı çıkmaz,!bu meseleleri düşünmeyelim” Kafam çok karışmıştı, Mert meselesiyle ilgili olabileceği aklıma gelmişti ama Batuhana bahsetmemiştim. “Bencede çünkü biraz daha düşünürsem iyice çıkmaza gireceğim.” Hafif başımın acıdığını hissetmeye başlamıştım. Neyseki 5 dakika içinde hemşire gelip ağrı kesici serum yapmıştı. “Batuhan yanımda sen kalır mısın annemler bu gece gelemeyecek belli ki” Teklifime karşı mutlu olmuştu. “Kalırım tabi ki sorun olmaz” Yatmak için koltuğu hazırladığını fark etmiştim. “Koltukla boşuna uğraşma bence hem hiç rahat değildir, bir kere sen ona sığamazsın ki zaten ben bile zor sığarım sen en iyisi yanımda yat” Teklifime şaşırmıştı, ama en mantıklısı buydu zaten yeterince yorgundu bir de küçücük koltukta yatmasına müsaade edemezdim. “Sen rahat ol yeterli benim için” Sedyenin yan tarafındaki genişletme ayarını işaret etmiştim. “Buradan ayarla biraz daha genişler” İşaret ettiğim yerdeki ayarlamayı yapıp yanıma uzanmıştı. Serumun el verdiği kadar yan dönüp ona sarılmıştım. Kendimi yanında aşırı huzurlu hissediyordum. Kafamı göğsüne koymuştum nefes alış verişini hissediyordum. “Batuhan iyi ki varsın” O da bana sarılmıştı. “Sende iyi ki varsın birtanem, iyi ki o gün yolumuz kesişmiş” İkimizde kısa bir süre sonra uykuya dalmıştık.

********BATUHAN’IN ANLATIMIYLA**********

Gözlerim aralandığında hava hafif ışımış gibiydi muhtemelen güneş doğmak üzereydi. Hilal hala bana sarılmış uyuyordu. Üstümdeki kollarını hafifçe üstümden çekmiştim. Kalkıp gidecektim, gelişme olup olmadığına bakmam gerekiyordu. Hilalin aileside gelmek üzeredir diye düşünmüştüm böyle görmeleri doğru olmazdı. Hilali uyandırmadan sedyeden kalıp botlarımı giydikten sonra odadan çıkmıştım. Mert koridorda gözükmüyordu muhtemelen Adanın yanındaydı. Arayıp çağırmamıştım burada kalması daha doğru olurdu. Otoparktaki arabamı aldıktan sonra köye geçmiştim artık olayın çözülmesi gerekiyordu. Ben gidene kadar hava aydınlanmıştı. Hilallerin evinin oralarda hala çalışma yapılıyordu. Emir ve Ayaz da oradaydı çalışmalara yardım ediyorlardı. Yanlarına gitmiştim. “Komutanım hoş geldiniz” Ayaz elindeki kağıtlarla uğraşıyordu. “Hoş bulduk Ayaz çavuş var mı bir gelişme” Emir de telefon görüşmesi yapıyordu. “Aslında var komutanım evlerin arkasında ki ormanlık bölgede üstünde kan izi olan fular bulduk” Evlerin arkasındaki ormanlık bölgede bulunması iyice kafa karıştırıyordu. “Laboratuvara gönderseydiniz hemen”…..”Gönderttik hastaneyle irtibata geçip Öğretmen ve doktor Hanımdan kan örneği aldırttık laboratuvar ekibimiz çalışma yapıyor şuan” Sonuçların çıkması uzun sürmezdi. “Parmak izi falanda var mıydı.”……”Parmak izine rastlamadık” Bu kötü olmuştu işte “Neyse bu da bir şeydir Yusuf Astsubay nerede?”…..”Erdem Albayla askeriyeye girmişti gelmek üzeredir.” Ayazların yanından ayrılıp etrafta gezinmeye başlamıştım. Etraftaki arabalardan biri dikkatimi çekmişti bizim köyden değildi . Önünde ufak bir araç içi kamerası vardı. Camdaki numarayı aramaya başlamıştım. Bir kaç kez çaldıktan sonra açmıştı. “Alo?”…..”Alo Merhaba ben Yüzbaşı Batuhan sizi ************ köyünden arıyorum”……..”Merhaba komutan”……”Köyde olmalısınız aracınızı buraya park etmişsiniz. Bir mesele hakkında sizinle görüşmek istiyorum”………”Tabi, görüşelim arabanın yanına geliyorum şimdi” Bu kamera çok işimize yaraya bilirdi belkide olay anında da burada park halinde duruyordu. 10 dakika içinde adam gelmişti. “Merhaba komutan” Daha önce görmemiştim bu adamı yüksek ihtimalle köye misafir olarak gelmişti. “Merhaba araç size ait dimi?”…..”Tabi ki benim kendi arabam. Ben buralara misafir geldim bir kaç gün önce” Bir kaç gündür burada olması kameranın kayda almış olma ihtimalini yükseltiyordu. “Biliyorsunuzdur şu evin önünde bir kaç gün önce bir olay yaşandı. Biz de olayı çözmek için delil arıyoruz arabanızdaki kamera dikkatimi çekti.” Beni dikkatlice dinledikten sonra cevap vermişti. “Evet duyduk düğündeydik biz arabada tam burada duruyordu. Düğün sırasında çarşıya gitmemiz gerekti o yüzden arabayı aldım buradan ama karanlık olduğu için etrafa dikkat etmedim, Kimseyide görmedim.” Belki de kamera kayıt etmişti olanları ama adam kızları hem karanlıktan hem de aradaki az da olsa mesafeden dolayı görmemişti. “Peki kayıtları izlediniz mi?” Hayır anlamında kafasını sallamıştı. “İzlemedik komutan zaten yeni duyduk bizde” Emire gelmesi için elimle işaret etmiştim. “Kayıtlara bakmak istiyoruz izniniz var mı?”……”Bakın tabi açayım arabayı” Emir gelmişti. “Emir araçtaki kamerayı al götür baksınlar çabuk” Emir alıp götürmüştü. Her şey çözülmek üzereydi, daha önce askerlerin fark etmeme sebebi muhtemelen aracın olaydan sonra buraya yeni gelmesiydi. Adama teşekkür ettikten sonra oradan Yusufun geldiğini görüp yanına geçmiştim. “Komutanım size söylemem gereken bir şey var” söyle anlamında kafamı sallamıştım. “Geçen çalışmalara katılmıştım, biraz buralara bakındıktan sonra evlerin arka taraflarına bakmak için o tarafa geçmiştim. Ben bakınırken bir kız geldi bende kızdım ne işin var burada diye sonra kimin yaptığını gördüğünü söyledi. Bende ekiplerin olduğu yere geçelim dedim tam yürüyecekken kız bağırdı bir anda orada biri ver diye baktım ama kimse yoktu. Bugünde orada kanlı fular bulunmuş acaba Nazdan başka biri daha var mıydı?” Parçalar bir birini tamamlıyor gibiydi. “Olabilir araç içi kamerası tespit ettik kayıtları açıp bakacaklar” Biz konuşurken Emir telaşlıca seslenmişti. “Komutanım buraya gelir misiniz” Hızlıca yanına gitmiştik laptopta kayıtlara bakıyordular. Laptopu alıp Yusufla birlikte bakmaya başlamıştık. Bir kaç dakika boyunca evler dışında hiç bir şey gözükmüyordu. Sonra kadraja Hilal ve Ada girmişti. Evlerinin önüne gelmiş kapının önünde duruyorlardı. Hilal öylece dururken Ada çantasını kurcalıyordu. Yaklaşık 20-30 saniye sonra kadraja iki kişi daha girmişti. İkiside kızdı dikkatlice baktıktan sonra Birinin Naz diğerininse bana yıllardır ayarlamaya çalıştıkları Handeydi. Büyük bir şaşkınlıkla izliyordum, Naza şaşırmamıştım ama Handeyi hiç beklemiyordum. Kızlara sessizce arkalarından yaklaşmışlardı, ellerimde odun vardı. İkiside aynı anda vurmuştu, vurar vurmaz hızlıca uzaklaşmaya başlamışlardı. Dikkatimi çeken bir şey vardı, Handenin boynunda fular vardı. Her şey yerine oturmuştu.

“Komutanım ormanda kızın gördüğü Handeydi o zaman vay çakal” Vakit kaybetmek istemiyordum. “Emir hemen savcılığa ikisine de tutukluluk kararı çıkması lazım” Emir vakit kaybetmeden belleği götürmüştü. Naz ve Handenin polis tarafından alınması uzun sürmezdi.

************ADANIN ANLATIMIYLA************

Telefon çalması sesiyle uyanmıştım. Mert koltukta uyuya kalmıştı ama o da telefonunun sesiyle uyanıştı. Açıp biraz konuştuktan sonra kapatmıştı. Yüzü düşmüştü. “Mert sorun mu var ?” Koltuktan kalkıp yanıma gelmişti. “Sorun yok Güzelim ama gitmem gerek” Gitmesinin gerekmesine üzülmüştüm yanımda kalmasını istiyordum. “Gitmesen yanımda kalsan” Üzüldüğümü görünce yüzümü hafifçe okşamıştı. “Merak etme geri geleceğim hemen” Sıkıca sarılmıştım, bana sarıldıktan sonra alnımdan öpmüştü. Sarıldıktan hemen sonra gitmişti muhtemelen önemli bir şey olmuştu ama söylemiyordu.

********MERT’İN ANLATIMIYLA********

Arayan Yusuftu olanları anlatmıştı, kamerada net bir şekilde belli olmuştu yapanlar Naz ve Handeydi. Moralim düşmüştü, Nazı artık sevmiyordum hatta nefret ediyordum ama geçmişimiz vardı ve ona bunu konduramıyordum. Kabullenemiyordum yaptığını, nasıl böyle bir şey yapardı. Hastaneden çıktıktan sonra karakola geçmiştim ikiside tutuklanmak üzere karakola alınmıştı. Nazla yüzleşmek istiyordum. Bulunduğu odaya girmiştim beni görünce ayağa kalkmıştı. “Mert!” Sarılmak için hamle yaptığında geri çekilmiştim. “Yaklaşma bana sakın” Öfkeden gözüm dönmüştü, karşımdaki erkek olsa çoktan mahvetmiştim. “Mert bak-“…..”Yazıklar olsun sana sen nasıl bir insanmışsın. Ayrıldıktan sonra saçma sapan şeyler yaptın belki normale dönersin diye bekledim ama nafile sen iyice zıvanadan çıktın!” Gözlerinin dolduğunu görebiliyordum. “Ya ben hep beni tekrardan seversin diye bekledim ya! Bekledim, umut ettim ama yok”…..”Seni tekrardan sevmemi bekledim öyle mi? Hahahah beni terk eden sendin”…..”Çok pişman oldum, yaptım bir hata senden defalarca özür diledim ama sen bir kalemde silip attın. Demekki bem senin için hiç değerli değilmişim”…..”Senin değerin benim için iki yıl önce bitti”……”Hayır o sarı çiyan gelince bitti!” Bağırmıştım “Ada hakkında doğru konuşacaksın, duydun mu!” İrkilmişti. “Hala onu savunuyorsun”…..”Savunuyorsun diyor ya, kızım sen ne yaptığının farkında mısın? Seni bir ömür boyumca affetmeyeceğim benim için yoksun sen” Arkamı dönüp gitmiştim. Arkamdan bağırdığını duyuyordum ama umursamamıştım.

******* 2 GÜN SONRA**********

******BATUHAN’IN ANLATIMIYLA*******

Naz ve Handenin tutuklanmasının üzerinden 2 gün geçmişti. Neyseki annemlerin Hande sevdasıda sona ermişti. Hilalin yanında hastanedeydim, aşağı kata inmiştim 10-15 dakikalığına. İşimi hallettikten sonra bizim kata tekrar çıkmıştım. Hilalin odasına girmiştim elinde gül buketiyle bir eleman vardı. Sinirimin hafiften attığını hissediyordum. Eleman çiçeği Hilale doğru uzatmıştı. Önce davranıp çiçeği almıştım. “Sağol çiçek için” Hilal ters bir bakış atmıştı. “Batuhan erkek arkadaşım olur Kaanda istanbuldan arkadaşım beni ziyarete gelmiş.” Lavuğun adı Kaandı, tipi hiç hoşuma gitmemişti züppeye benziyordu. Çiçeği Hilale vermesine müsaade etmediğim için sinirlenmiş gibiydi. “Çiçeği Hilale aldım ben, en sevdiği çiçeği hemde” Eleman dayak yemeden kurtulamayacaktı. “Hilale çiçek aldık öyle mi? Verdiğine göre defolup gidebilirsin. Ayrıca Hilalin ne sevdiği seni hiç bağlamaz” Gitmedi için kapıyı açmıştım. “Gitmiyorum duracağım biraz daha ayrıca istediğim kadar durarım” Kapıyı kapatmıştım. “Gitmeyeceksin öylemi o zaman ben yollayım seni” Karşısına geçip kafayı koymuştum. Herif tek kafayla yığılmıştı. “Şimdi gitme yiyorsa” Hilal hızlıca yataktan kalkmıştı. “Batuhan ne yaptığını sanıyorsun sen!” Eğilip lavuğa bakıyordu. “Dokunma şu salağa” Yarım edip yerden kaldırmıştı. “Hala konuşuyorsun ya!” Kolundan tutup dışarı kadar çıkarmıştı. Herif uzatmadan çekip gitmişti. “Hilal hadi odana serumuda çıkartmışsın kanıyor” Beni dinlemeden hızlıca terasa çıkmıştı. Bende peşinden gidiyordum. “Hilal dur lütfen bak bir şey olacak” Hastanenin terasına çıkmıştık, kimse yoktu bomboştu. “Sen nasıl benim arkadaşıma vurursun!”……”Ne arkadaşı ya yavşağın teki”………”Hemen kaba davran olay çıkart bir çiçek verip çekip gidecekti.”……”Çiçek verecekti? Kim de çiçek veriyor sana ben erkek arkadaş falan anlamam”…..”Bir daha sakın benim arkadaşlarıma vurmaya kalkma Batuhan” Arkasını dönüp gitmek için hamle yaptığında kolundan tutup kendime doğru çekmiştim. Tek hissettiğim dudaklarının sıcaklığıydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.