İçeriğe geç

Hıdırellez Dileği

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Hıdırellez Dileği

Bölüm 4

•Ürkütücü Tesadüfler•

Yaşadıkları kötü hadiseden sonraki gün otelden çıkış yaptılar. Polisler gerektiğinde onlarla iletişime geçebileceklerini söylemişti. Ancak buna gerek kalmayacağını biliyorlardı çünkü suçsuzlardı. İstanbul’a dönmek kendilerini toparlamalarına yardım edecekti. Nida defteri bavuluna koyarken kendisine bunun sadece bir tesadüf olduğunu söyledi. Kaleminden dökülen kelimelerle birisini öldürecek hali yoktu.

İstanbul yolcuları yolda bir iki defa mola vermenin dışında durmamışlardı. Oteldeki cesedin soğukluğu aralarına kadar girmişti. Konuşmak istemiyorlardı. Ne konuşacaklarını da bilmiyorlardı. Ve defterden bahsetmiyorlardı ancak akıllarının bir köşesinde bastırmaya çalışıyorlardı.

Evlerine vardıklarında Semih kendini banyoya atmıştı, bu sırada Nida’da eşyaları çıkartıp çamaşır makinesine atmakla meşguldü. Ev biraz tozlanmıştı ama bugün temizlik yapacak hali yoktu. Kendini çekyata attı. Sehpanın üzerinde bıraktığı kırmızı deftere ilişti gözü. Uzun süredir uğramayan ilham, yağmur olup yağıyordu sanki. Defteri gördükçe yazası geliyordu. Yazdıklarına benzer olayın yaşanması ne kadar onu korkutsa da müthiş bir heyecan ve yazma arzusu da uyandırıyordu.

Aklına gelen başka bir fikri kaleme almak için sehpayı iyice kendine çekti. Karadeniz’de yaşanan bir deprem ve sonrasında yaşananları konu almaya başladı. Hikayenin nasıl gerçekleşeceğini ve tam olarak kaç kişinin yaralanacağını yazmıştı Semih banyodan çıkana dek. Yazdıkları anca bir sayfayı doldurmuştu ama fikrini ve ayrıntılarını unutmaması için önemliydi.

Nida yiyecek bir şeyler hazırlarken Semih’te televizyonun karşısına geçip kanal değiştirirken kırmızı kaplı defterin açık olduğunu gördü. Defteri alıp sevgilisinin neler yazdığına baktı. İster istemez ya bu yazdıkları da gerçek olursa diye düşünmeden edemedi. Bugün dinleneceği son günüydü. Yarın işine geri dönmesi gerekiyordu. Nida’nın da yayıneviyle toplantısı vardı yarın. Tatilden gerçek hayata dönme vakitleri gelmişti.

Yemeklerini yerken yarın işte neler yapacaklarını da konuşmaya başlamışlardı. Pazartesi sendromu şimdiden baş göstermişti. Yemekten sonra bulaşıkları Semih yıkarken Nida’da duş almaya girmişti. Bulaşıkları ardından çayı da demleyip bir kupaya doldurup televizyonun karşısına geçti. Tüm kanallarda son dakika haberi olarak Karadeniz’de 5.4 şiddetinde yaşanan deprem konu alıyordu. Az önce yemekte Nida’nın yazdığı hikayeydi duyduğu haber. Başlığın altında 34 kişinin yaralandığı yazıyordu. Defteri açıp Nida’nın ne yazdığına baktı. 34 kişinin yaralanacağını yazmıştı. Bu da tesadüf olamazdı.

Islak saçlarını havluyla kurulayarak salona giren Nida, sevgilisini şaşkınca televizyona bakarken buldu. Haberin detaylarını dinleyip alt metinde geçen yazıları okuyunca elindeki havluyu yere düşürdü. “Bu gerçek olamaz.”

“Ama olmuş. Sen ne yazarsan oluyor sanki ama nasıl mümkün olabilir?” Semih, Nida’ya korkuyla bakıyordu. Korkusu ona karşı değildi, yaşanan olayların tuhaflığıydı.

“Mümkün olamaz, olsa şimdiye dek yazdıklarım olurdu herhalde. Sadece tesadüf olmalı.” Nida içinde bu durum alışılmadıktı. Açıklamaları yetersiz kalıyordu belki ama başka ne diyebileceğini bilmiyordu.

Deprem bölgesinden canlı yayın yaptıklarında başka bir yaralı ya da ölü bulunmadığını gördüler. Nida ne yazdıysa sadece o kadarı gerçekleşmişti. “Bak işte, başka yaralıda yok. Yazdıkların gerçek oluyor.” Semih, yaşananların verdiği korkuyla yerinde duramıyordu.

“Hıdırellez dileğimin gerçekleşiyor olması saçma olurdu. Biliyorum ürkütücü ama bu mümkün değil. Yani deftere olması mümkün olmayan bir şey yazsam gerçek mi olacak sanıyorsun?” Evet yaşanan iki olay da Nida’yı etkilemişti ama Semih’in değdiği gibi yazdıklarının gerçek olması mümkün değildi.

“Ne gibi?” Semih’in de aklı karışmıştı.

Nida biraz düşündükten sonra aklına bir fikir geldi. “Mesela bir uçakta 108 yolcu olsa ama uçaktan inen yolcu sayısı 109 olabilir mi? ... Olamaz, imkansız. Bunu deftere yazacağım ve olmayacağını birlikte göreceğiz. Hatta hikayeye seni de ekleyeceğim ki yazdıklarımın gerçekleşmediğini görebilirsin.” Nida defteri eline alıp yazmaya başlayınca semih’i bir korku kapladı. Ya gerçek olursa!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.