İçeriğe geç

Hiç kimse ama herkes

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Hiç kimse ama herkes

Bölüm 2

Aynı sıra

Sınıfa adımımı attığımda, her şeyin sakin ve sıradan olacağını sanmıştım. Her zaman olduğu gibi arka sıralardan birine oturup görünmez olmayı planlıyordum. Ama hayatın benimle ilgili başka planları varmış. Daha sınıfa adımımı atar atmaz öğretmen beni çağırdı.

“Melis,” dedi, gözlüğünün üzerinden bakarak, “bugün itibariyle sıra arkadaşın Kerem olacak.”

Kerem. İsim bile sinirlerimi bozdu. Gözlerim sınıfın ortasına kaydı ve onu gördüm. Rahat bir şekilde sandalyeye yayılmış, saçları dağınık ve yüzünde o sinir bozucu gülümsemeyle bana bakıyordu. Kerem, popülerlerin popüleri, okulun yıldızı, ve en önemlisi, kesinlikle uzak durmam gereken biri. Ama işte buradaydım, ona doğru yürürken bir yandan kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum.

“Sıra arkadaşım mı?” diye düşündüm. "Harika. Tam ihtiyacım olan şey."

Çantasını masanın bir kenarına savurdu ve bana yer açtı. Ben hiçbir şey demeden yanına oturdum. Daha şimdiden bu sırada oturmak içimi sıkmaya başlamıştı. Ama tabii ki o rahat durmadı.

“Selam, Melis,” dedi. Sesindeki alaycı ton fazlasıyla açıktı. “Aynı sırada oturacağız ha? Eğlenceli olacak gibi.”

Gözlerimi kitabıma diktim. “Evet, harika,” dedim kuru bir sesle. Onunla sohbet etmeye hiç niyetim yoktu, ama Kerem bu sinyali asla almazdı.

“Biliyor musun,” diye devam etti, sandalyede geriye yaslanarak, “benimle oturacak kadar şanslısın. Hakkımda çok şey duymuşsundur.”

Başımı hafifçe çevirip ona baktım. “Sadece çok konuştuğunu duydum,” dedim ve yüzümde küçük bir gülümsemeyle kitabıma geri döndüm.

O kahkaha attı. “Hah, tam bir buz kraliçesiyle oturuyorum demek. Ama buzlar erir, Melis. Gör bak.”

O anda gerçekten çığlık atmak istedim ama kendimi tuttum. “Denemeni tavsiye etmem,” dedim alaycı bir tonda.

Ders boyunca susmadı. Sorular sormaya devam etti: “En sevdiğin şarkı ne?”, “En son hangi kitabı okudun?”, “Köpek mi, kedi mi?” Bazen cevap verdim, bazen görmezden geldim. Ama içten içe onun bu kadar rahat olması beni şaşırtıyordu. Sanki hiç kimseyi, hiçbir şeyi ciddiye almıyordu.

Sonunda ders bitti. Çantamı kaptığım gibi ayağa kalktım ve kapıya yöneldim. Ama tam çıkacakken yanımda belirdi.

“Hey, bekle,” dedi, elini çantama koyarak. “Niye bu kadar hızlı kaçıyorsun? Daha tanışmadık bile.”

Gözlerimi devirdim. “Tanışmamıza gerek yok. Sadece derslerde sırayı paylaşacağız, o kadar.”

Kerem hafifçe güldü. “Gör bak, Melis. Bu sırayı paylaşmak ikimizin de hayatını değiştirecek.”

O sırada ne demek istediğini anlamamıştım. Ama şimdi, geriye dönüp baktığımda, haklı olduğunu söyleyebilirim.

---

Düşüncelerinizi ve nasıl ilerlemesini istediğinizi yazın lütfenn 💗

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.