Ben bu kitabı insanlarla iletişim kurmak için yazmaya başladım, birilerinin kalplerine dokunmak için yazmaya başladım bu yolda benimle birlikte yürüdüğünüz için teşekkür ederim sizi hayal kırıklığına uğratmayı hiç istemem
Bu arada artık bölümleri pazar günleri yayınlayacağım her hafta pazar günü buluşalım okuritolaaarrr ✨
Siz şimdi özel bölüm diyince sadece böyle konuşacağım zannettiniz demiii hehehe o zaman sizi yanıltalım ve geçmişten minik bir kesit verelimm
İyi okumlaaar ✨🫶🏻💕🍀
—————————————————
O gün babam her zamankinden farklı bir şekilde bizi bırakmak istemişti selini fakülteye beni ise kendiyle birlikte şirkete götürüyordu. Babam bu sıralar gerçekten çok yoğundu her zaman çalışır eve geç saatlerde dönerdi, boş olduğu vakitlerde ise hep durgun gözükürdü. Yine o anlardan biriydi babam başını cama yaslamış kara kara düşünüyordu.
“Babam iyi misin?” Dedim dizinde duran ellerine dokunarak.
“İyiyim meleğim sen bu ihtiyarı çok takma kafana.”
“O nasıl söz babam ha bu kıza da acı da sağa sevdaluk etmaktan kalbi kocaman olmuş.”
“Oyy ha bu uşak babasının memleketini ne kada da seviyi.” Dedi telefonunda sevgilisi Mertle yazışan Selin.
“Kızlarım benim bu dünyada sizden çok sevdiğim bişey yok, sizi çok seviyorum.”
Hemen ortaya doğru kayarak ikimizi de yanına çağırdı, ben soluna oturmuştum selin ise sağına. İkimizinde saçlarından öptü sarıldı kaç dakika öyle kaldık bilmem ama içimde ki kötü his gittikçe büyüyordu.
Araba şiddetli bir frenle durduğunda öne doğru savrulduk. Neler oluyordu? Babam hemen şoförün olduğu kısmı açtı, gördüklerimizleyse kaskatı kesilmiştik şoför alnından tek bir kurşunla vuruşarak öldürülmüştü sanırım ölmeden önce frene basıp bizi kurtarmıştı.
“Sakın dışarı çıkmayın kızlar.” Dedi babam hemen belindeki silahı çıkarttı ve kapıyı açarak dışarı çıktı. Dışardaki silah sesleri artmıştı.
“Ben burda bekleyemem selin bende gidiyorum sakın çıkma burdan.”
“Oldu evin en küçüğü benim ya yüklenin bana hepiniz.” Diye homurdandı ama daha fazla onu dinleyemedim ve babamın siper aldığı arabanın yanına bende gelerek belimden çıkarttığım silahı ateşlemeye başladım.
“Hera çabuk arabaya dön burda ne işin var?” Babamın sözleriyle yanımıza gelen selinde elindeki silahı ateşlemeye başladı akıllı kızları bu sefer onun sözünü dinlememiş ve yardımına koşmuştu bize her ne ne kadar bişey olacak diye korksada, biz olmadan bu işi bitiremeyeceğini de biliyorduk.
Ne kadar süre yan yana çatıştık bilmiyorum ama selin mermisi bitince küfür ederek arabaya yaslandı. Benim mermide azalmıştı. Kafamı babama çevirdiğimde babam ayağa kalkıp ateş etmişti fakat tam o sırada göğsüne bir kurşun saplandı.
Babam vurulmuştu…
Babamın yere yığılan bedenine bakarken dünya sanki donmuş gibiydi tüm sesler susmuştu.
Kendime geldiğimde hemen babama doğru uzandım.
“B-baba”
“Abla noldu bab-” Demiştiki babamın yere yığılan bedenini gördü o da kısa bir şok geçirmişti ama hemen toparlanıp yanımıza geldi. Ben bu arada gözlerime akın eden yaşları durduramıyordum ve hıçkırarak ağlıyordum. Selinde benden farksız değildi.
“Babam hayır ölemezsin.” Diye bağırdım göğsünden fışkıran kanları durdurmak için üzerimdeki deri ceketi çıkarttım ve bastırdım.
“K-kızlarım” dedi babam o kadar gürültünün arasında yaşadığına inanmak için küçük bir dal uzatmıştı bize.
“Heram, benim küçük gaddarım sakın o masaya oturduğunda kimseye güvenme.”
Kısa bir an öksürdüğü için duraksadı.
“Selinim küçük kızım benim hiç kimseyi dinleme o hukuk fakültesini oku, sizi ç-çok seviyorum kızlarım.”
“Baba lütfen böyle söyleme iyi olucaksın sakın kapatma gözlerini.”
“Önce birbirinize sonra Allah’a emanetsiniz.”Dedi ve bu hayata gözlerini yumdu.
“Baba hayır gitme!” Diye bağırdım ve deri ceketi göğsüne daha çok bastırdım. Selin ağlamaktan bayılacak durumdaydı bense hala babamın yaşayacağına inanıyordum.
Olmadı babam bir daha o kahve gözlerini bize göstermedi.
Babam öldü… Bizse boşlukta kaldık.
Masal bitti gerçek dünya bize kucak açtı.
O gün öğrendim içimdeki çocuğu saklamayı en derinlere gömmeyi, o andan sonra bir daha küçük herayı gömdüğüm topraktan çıkarmadım, çıkaramadım.
Babamın kanlı göğsüne yaslanmış hıçkıra hıçkıra ağlarken uzaklardan bir ok geldi ve tam yanımızdaki ağaca saplandı, kafamı yavaşça kaldırıp oka baktım. Bu bir kuzgundu okun başı kuzgun şeklindeydi. Ayağa kalkıp babamı yere bıraktım, temkinli adımlarla ilerleyip ağaçtaki oku sertçe çekip aldım. Bunu onlara ödetecektim! İntikamımı almadan durmayacaktım.
“Yemin olsun Kuzgunlar size bunu hesabını ödetmeden durmayacağım, duranın belasını siksinler.” Diye bağırdım öyle ki ses tellerim yırtıldığını sandım.
Hikaye bitti, babam öldü, içimdeki çocuk kayboldu ama bu hikaye bize hırs ve öfke kattı selin Kuzgunları hapse attırmak için hukuk fakültesini en iyi şekilde okumaya devam etti, ben onları en içten çürütmek için bütün yetkimi kullandım ve sırf onlara inat o masaya oturdum.
Bu hikaye daha yeni başlıyordu.
…
——————————————
Bölüm sonundan hepinize merhabaaa umarım bölümü beğenmişsinizdir aslında bu hafta 9. Bölümü yayınlayacaktım ama kitabımız tam üç platformda da toplam 147 okumaya ulaştı hepinize çook teşekkür ediyorum gerçekten beni ne kadar mutlu ettiğinizi tahmin bile edemezsiniz.✨🫶🏻💕
Görüşürüükkk…✨
Sevgilerle;
Kitappad: arevistann
Vavelya: arevistann