İçeriğe geç

HER ŞEY YANLIŞ

Bölüm 9 · 5 dk okuma

HER ŞEY YANLIŞ

Bölüm 9

"Yarım kaldık"

"Seni asla unutmayacağım."dediğinde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Ağlamya başladığımda bana sarıldı kollarımı ona sıkıca sardım çünkü gitmesini istemiyordum daha her şey yeni başlıyorken gitsin istemiyordum...

Gözlerimi silip tekrardan karşısına geçtiğimde:

"Bir daha görüşebilecek miyiz?"dediğimde gülümsedi:

"Olmıycak şeylere umut veremem üzgünüm ama eğer bir gün ikimizde ölürsek işte o zaman belki karşılaşabiliriz."

"Deme öyle o kadar da imkansız olamaz. Hem sen nereye gidiceğini söyle bir ihtimal burdan.çıkarsam senin yanına gelirim buluşuruz üçümüz olur dimi?"

"İnan nereye gideceğimi bende bilmiyorum bilsem bile sana söyleyemem. Ama Burak'la görüşürsünüz merak etme."

"Sen niye yoksun Mert? Neden yok oluyomuşsun gibi davranıyorsun?"

"Bak Hira ne kadar belli etmesemde benim baskıcı bir ailem var ve birazdan sözde benim geleceğimde onlar gibi zengin yaşamam için bir yere götürecekler. Burdan uzakta. Bu yüzden bırakalım imkansız kalsın."

"Neden böyle konuşuyorsun Mert bak bilmiyorsun ama ben neleri karşıma alıp bu hastaneye geldim. Ben aslında hasta degilim ailemden kurtulmak için yaptım bunu ve tesadüfen sizle tanıştım ve nerdeyse benim hayatım oldunuz şimdieise böyle konuşuyorsun. Evet olmıycak şeylere umut vermeyen güzel bir şey ama umutsuzda bırakma bana bunu yapma."

"Tamam o zaman telefon numaram sende var böyle konuşabiliriz. Oldu mu?"

"Oldu tabi... Şimdi gitme vakti geldi o zaman."

"Evet... Elveda Hira sende beni unutma."

"Seni asla unutmayacağım... Elveda..."dediğimde arbaya bindi ve son kez el salladı. Gitti. Sanırsam gerçekten imkansız kaldık. Ona olan sevgim aşkım hepsi yine benle birlikte çöpe gidicekti...

Hastaneye gittiğimde terasa çıktım kendime kahve alıp boş bir masaya godicekken Burak'ın orda olduğunu farkedip yanına gittim:

"Naber Burak."

"Ha Hira. Sen iyi misin? Dünden sonra yani her neyse unutmuşsundur zaten dimi?"

"Sorun yok unuttum."

"Şey Mert nereye gittiniz söyledimi şeyi

"Beni çıkışta denize götürdü orda kaldık. Sabah konuşalım dedi soru cevap yaptık... Sevdiği bır kız varmış adının son iki harfi R ve A. İlk başta Dilara sandım ama değilmiş. Sen biliyormusun?"

"Hira nasıl yani sana söylemedimi?"

"Neyi söylemedi."

"Bir dakika Mert gittimi vedalaştınizmi."

"Evet noldu Burak iyimisin? Rengin soldu."

"Mert beni affet. Hira sen iyimisin senin adının son iki harfi ne Allah aşkına. Offf böyle bitmemeliydi."

"Bir dakika bir dakika Mert benimi seviyordu?"

"Hemde ilk günden beri nasıl anlamadın."dediğinde beynim durmuş gibiydi hızlıca ayağa kalktığımda:

"Burak Mert nereye gitti biliyor musun?"

"O yani ailesi onu zorla Güney Kore'ye gönderdi okuması iş için..."

"Peki ya şimdi nerde ?"

"Havalimanında dır. Gidicekmisin?"

"Tabiki."

"Tamam gel birlikte gidelim."dediğinde hızlıca koşmaya başladım çıkışa geldiğimizde görevlilerden biri beni tutarak:

"Hastaların dışarı çıkması yasak."

"Bakın söz geri gelicem şu an çok önemli bir işim var gitmem lazïm."

"Benim yapabileceğim bir şey değil müdürle konuşun."

"Burak sen git onu geri getir ben bir şekilde halledicem."diyip hızlıca müdürün odasına çıktım... Hızlıca kapıyı çalıp içeriye girip:

"Merhaba ben Hira 3.kattaki 9 numaralı odadaki hasta benim dışarda çok önemli bir işim var söz bakın geri gelicem şimdilik gitmeme izin verir misiniz?"

"Kızım sen benle kafamı buluyorsun. Hem senin dosyalarına baktığımızda sen şizofrensin ne malum dışarda delirmeyecegin hayır asla izin vermiyorum. Dingonun ahırı değil burası öyle istediğin zaman girip istediğin zaman çıkabileceğin."

"Bakın doktorum size benim hata olmafïğımı söylerse inanı cakmısınız?"

"Bana rapor lazım kısacası delil tamammı anlafınmı? Şimdi çık odamdan dediğinde hızlıca çıkıp doktorun odasına giderken telefonuma gelen mesajla durup baktığımda Burak:

"Saat 11.00'de kalkıcakmış 8 dakika kaldı."dediğinde daha hızlı koşarak doktorun odasına girdim:

"Doktor ben nasıl bu hastaneden kurtulucam?"

"İyileştiğin zaman.?"

"Peki iyileştiğimi nasıl kanıtlıycam.?"

"Bak Hira tedavine evdende devam edebilirsin fakat biliyorsun seni ailen buraya verdi ve ailen alabilir."

"Ta-tamam o zman o-onların yanalrına gidelim ve beni almalarını söyleyelim. Onlarla yaşamaya devam etmiycem...

Doktorla yola koyulduk ev çok uzak değildi arbayla hızlı bir şekilde gidersek iki üç dakikada ordaydık doktora daha hızlı gitmesini söylediğimde nerdeyse varmıştık. Sağa dödügümüzde eve varmıştık arbadan hızlıca inip kapıya geldiğimde hızlıca kapıya vurdum. En sonunda balkondan annem çıkıp:

"Kimi? Siz niye buradasınız. Git burdan biz seni göndermedikmi burdan."

"Bak çabuk aç kapıyı acil bir durum var sana dokunmıycaz."

"Evet Hira doğru doğru söylüyor kapıyı açar mısınız?"

"İyi ama o kız arkada dursun."diyip içeriye geçti bir kaç saniye sonra kapï açıldı ilk önce doktor içeriye girdi sonra ben hızlıca kanepeye oturup:

"Bakın şimdi sizin gidip beni hastaneden almanız gerekiyor tedaviye evden devam edicem . Merak etmeyin sizinle beraber yaşamıycam."

"Neden böyle bir şey yapalım sonra delirip kapımızda bizi öldürmeye çalışırsan."

"Ya uzaklaştırma alırsınız."dediğimde televizyondaki haberle durmuştum. Kumandayı alıp sesini açıp dinlemeye başladım:

"Güney Kore'ye kalkan uçak hem şu an gerçekleşen bir arıza sonucu patlayarak denize düştü. Arama kurtarma ekipleri harekete geçti fakat şu an canlı gözüken bir insan olmafığını söylüyorlar hatta belki ölüleri daki zor çıkıcaktı."dediğinde gözlerimi kapatıp sindirmeye çalıştım olmadı nasıl oldu bunlar bu kadar kısa süre içinde. Kafamı kaldırıp doktora:

"Siz halldersinizben dışarda bekliyorum."diyip telefonumu çıkardım. Burak'ı aradım ilk başta açmadı ikincisinde açtığında:

"A-alo Hira."

"Biliyorum gördüm."

"Hira ölmemiştir dimi ."diyip ağlamaya başladığında aynı şekilde bende ağlamaya başladım. Daha bir kaç dakika önce sarïldığım adam şimdi nasıl olurda ölmüş olabilir ki? Hastaneye doğru yürümeye başladım. İkimizde ağlıyorduk hemde hiç durmadan Burak'ı düşünemiyorum bile o her şeyi görmüştü. Yavaş yavaş ilerledim hastaneye vardım... Yavşça odama geçtim oturdum ve :

"Yetişemedik Burak."

Yetişemedik."

"Nasıl oldu bu kadar kısa sürede daha vakit yokmuydu."

"Artık yok Hira... Neyse ben hastaneye geliyorum orda görüşürüz."

"Hayır gelme gidiyorum hastaneden."

"Nereye gidiyorsun sende mi?"

"Hayır tabiki tedaviye evden devam edicem. Tabi hangi ev."

"Nerde kalıcaksın füşünmedin mi?"

"Düşünemdim ama aklımda bir yer var gittiğimde konum atarım."

"Ne zaman istersen at şimdi acını yaşa ama."

"Sadece şimdimi."diyip telefonu kapattım . Dolabın kapağını açıp eşyalarımı topladım. Valizime defterimi ve bir kaç eşyamı koyduğumda yatağın üstünde duran elbisemi de alıp koydum. Buda benim ilk ve son elbisemi...

Doktorla konuşup çıkışımı gerçekleştirdim. Sözde hayatım olucak bu hastane benden hayatımı almıştı. Beni yarım bırakmıştı. Gerçekten yarım kaldık Mert neden yaptın bu bize neden gittin neden söylemedin...

Ayla'ya gidicektim başka tanıdığım kişi yoktu ama yolum da yoktu benim pusulam bozulmuştu...

Bölüm sonu

2 yorum