Mükremingorgonu gördüğüm gibi çığlık attım. Arkama bile bakmadan koştum. Sonra arkama döndüğümde peşimden koşmadığını farkettim. Ama şimdi tekrar arkamı dönsem net karşıma çıkacaktı. Filmlerde böyle olmaz mıydı? Yinede döndüm orada da değildi. Sağıma, soluma her yere baktım. Bisikletin oraya baktığımda bisikletin bıraktığım yerde olmadığını gördüm. Biraz uzaklara baktığımda Mükremingorgon 4 tekerlekli bisikleti sürmeye çalışıyordu. Sürmeye biliyordu değil mi? Kim bilmez? Yanına koşar adımlarla gittim. Sinirli ama karalı bir şekilde konuştum "Bisikletimden uzaklaş ona çok para verdim seni salyalı" Mükremingorgon hüzünlü bir şekilde bana baktı. Sonrasında ağlaya ağlaya ormana kaçtı. İlk başta umursamadım fakat sonra üzülüp bisikletle onu takip ettim. Bisiklet sürerken bir yandanda o kokuyu ne kadar özlediğimi farkettim. Umursamamaya çalıştım sonuçta bana ilk o bağırmıştı. Biraz sürdükten sonra onu gördüm. Ağacın altında ağlıyordu. Sesim titrer bir şekilde sordum "Ne oldu mükremingorgon?"Çekindi ama biraz ısrar edince konuştu "B-b-ben bi-i-siklet s-sürmedi h-hiç denemek isted-i-i ben.." Bunu duyunca çok üzülüp pişman oldum "Özür dilerim, bilmiyordum." Sorun olmadığını söyledi fakat kendi kötü hissettim bende ona bir teklif yaptım "İstersen sana öğretebilirim!" Bana masum gözlerle baktı "Gerçekten mi! Anne-kız gibi mi öğreneceksin?" Onayladım. Bisiklete bindiği gibi düştü. Onu kaldırdım ve yapabilirsin dedim. Ayağını pedala koydu ve çevirmeye başladı. O duymasın fakat bisiklet onu zar zor taşıyordu. Bu yüzden bisiklet yavaş ilerliyordu. Ona onu tutağımı söyledim. O bana güvenerek sürmeye başladı. Sonra onu tutmayı bıraktım. Hâlâ tuttuğumu düşünerek gelen güvenle pedalları daha hızlı çevirmeye başladı. Biraz ilerde gözden kayboldu. Ona bakındı ama göredim. Yaklaşık 4-5 dakika sonra bir çığlık sesi yükseldi. Aşağılara doğru indiğimde bisikleti kırıldığını ve Mükremingorgonla beraber yerde gördüm. Ona seslendim "NEDEN BİSİKLETLE BERABER YERDESİN KALKSANA AYAĞA GERİZEKALI" cevap gelmedi onu küfür saydırdıktan sonra cevap geldi. "A-ama kalkamıyorum k-ki.." şaşırıp yanına gittim. Biraz baktığımda bisikletin bir parçasının onun çok ayıp bir yerine girdiğini gördüm. Ellerimle çıkarttım. Elime biraz gorgon kakası gelsede umursamadım. Önemli olan Mükremingorgon'un kurtulmasıydı. Mükremingorgon bana "Yesene çok güzel" dedi. Tadına baktım güzeldi fakat efsane değildi. Geri kalanını ağaca sürdüm ve Mükremingorgon'a sordum "Bir dakika ya sen beni neden yemedim" Ben samimi ve şefkat dolu bir cevap beklerken "Unutmuşum ayy sağol aşkım" dedi ve ağzını 31 cm açarak üzerime koştu. Tam o sırada tanıdık bir kokunun yaklaştığını hissettim. Ayrıca gene sigma boy şarkısı çalıyordu. Ahmet gelmişti.. Elinde çivili pembe sopası, Kalvin Kleyn gözlüğü, üstünde siyah XS bir deri ceket, altında Nike pembe tayt vardı. Onu o kadar sıkı gösteriyordu ki herşeyi ortadaydı. Daha fazla ona dikkat etmedim arkasında elinde 2 hoparlör ile gelen Sıla'yı gördüm. Hoparlörü Amazon kabilesinde nasıl bulmuşlardı diye düşündüm fakat sonra Ahmet'e bağırdım "YARDIM ET!" Ahmet koştu Mükremingorgon'a vurmaya başladı. Sinirlenen Mükremingorgon "Bende kocamı çağırayayım kocalar dövüşsün." Ben "AHMET BENİM KOCAM DEĞİL YİA!" diye haykırdım. Ahmet göz devirdi ve Mükremingorgon'u onayladı. Mükremingorgon'un ıslık sesiyle kocişi geldi. Erkek bir Mükremingorgon.. Biraz yakışıklıydı Ahmet'i yeneceğini düşündüm. Erkek Mükremingorgon Ahmet'i fena hırpaladı. Fakat sonra arkadan tezahürat yaptım "Hadi Ahmet yapabilirsin! Sana güveniyorum."Bu tezahürat ona güç vermiş olacakki onu öldüresiye dövdü. Sonra dişi Mükremingorgon "DURUN KOCAM ÖLECEK!" Diye bağırdı ona üzüldüm ve Ahmet'e dur diye seslendim. Mükremingorgon'lar ağlıyordu onlara bir teklif sundum "Neden hepimizin barış içinde yaşamıyoruz?" ....
-Mükremingorgonlar bunu kabul edecek mi?😉🤩
-Bizimkileri yiyecekler mi?😰😰
Sizce bölüm güzel miydi yorumlara yazın lütfen🤗💕
