Gözlerimi açtığımda eniştemi görmemle kendimi yatağa daha çok bastırmam bir oldu. Kafamı yanıma çevirdiğimde Mert ile karşılaşmayı beklerken boşlukla karşılaştım. Mert nereye gitmişti? Avazım çıktığı kadar yardım edin diye bağırdım ama kimse odaya gelmedi. Herkes neredeydi?
"Onlara bir şey mi yaptın şerefsiz?" dedim buz gibi soğuk sesimle "Şerefsiz falan hiç yakışmıyor ama güzelim." diye karşılık verdi. Ben yüzüne bakmaya devam ederken "Benden bu kadar kolay kurtulabileceğini mi sandın?" diye devam etti.
Kulağıma eğilip "Unutma bir cinayet yaşanır, bıçağın saplandığı kişi hayattan koparken bıçağı tutan kişi hayatını yaşar. Sen ölmeye mahkumsun ve sen öldükçe ben daha çok yaşayacağım." dedikten sonra sert bir kahkaha attı. "Yalvarırım bırak beni." diye sayıklarken "Aslı." sesleriyle gözümü açtığımda derin bir nefes verdim. Bu sefer karşımda bana endişeyle kahverengi gözler vardı. "İyi misin sevgilim?" dediğinde kafamı sallayıp "Kabus." dedim. Bir yandan telefonuna bakarken "Korkma bitanem benim yanımda kimse sana bir şey yapamaz. Bak saat daha 3 hadi uyu güzelim" dedi. Kafamı salladığımda Mert tekrardan yanıma uzandı.
Kendimi Mert'e daha yakın hissetmek için ona doğru döndüm. Nefesi yüzüme çarparken dayanamayıp dudağına ufak bir öpücük bıraktım. Ama Mert geri çekilmeme izin vermeyip öpmeye devam etti. Bir eliyle saçımı karıştırırken diğer elini t-shirtümün içine sokarak tenime dokundu. İstemsizce titrediğimde elini hemen geri çekti ve dudaklarımızı ayırıp "Özür dilerim." diye fısıldadı. Hiçbir şey demeden dudaklarına doğru bir hamle yaptım ama ben daha hamlemi bitiremeden kendini tavana doğru döndürdü. Bir süre onu izledikten sonra elimi t-shirtünün içine sokup karnında gezdirdim. Nefes alıp verişi hızlanırken elimi çekip bana doğru döndü ve tekrardan dudaklarımızı birleştirdi. Yaklaşık yarım saat sonra Mert benden ayrıldı ve "Hadi bakalım küçük hanım uyuma vakti." diyip beni kendine çekerek sarıldı. Mert'in kokusu beni esir alırken uyumam saniyelerimi almıştı.
Sabab uyandığımda beni izleyen Mert ile karşılaşıp gülümsedim. Bir elini kaldırıp saçımdan bir tutam alıp oynamaya başlarken "Günaydin sevgilim." dediginde "Günaydın bitanem." diye karşılık verdim.
Hayatımda uyandığım en huzurlu gün sevgilim. Senin varlığın hayatıma renk katmadı senin varlığın bana bir hayat sundu. Benim bu zamana kadar hiç hayatım olmamış, ben hiçbir sabah uyanmamışım meğer. Sen bana sadece aşkı değil var olmayı da öğrettin. Benim bir evim vardı. Ama doğduğumdan beri yaşadığım yer değil. Benim evim sendin sevgilim. Benim tüm hayatım gözlerindeydi. Tüm şarkılarım sesinde saklanmıştı..
Gülümseyerek Mert'e bakarken yüzüm bir anda ciddileşti ve odayı çığlığım doldurdu. Mert hemen elini çekerken odanın kapısı sertçe açıldı. Teyzem odaya girdiğinde ben deli gibi ağlıyordum. İkisi de endişeli ve anlamayan gözlerle bana bakmayı sürdürürken hıçkırıklarım dışında sesim çıkmıyordu..
