Finale son 1...
Yıl 2021 -> Dilan'dan.
8 aylık hamileydim artık. Karnı burnunda lafı tam bana aitti. Fırat 4 ay önce yoğun bakımdan o gün uyanmıştı. Hiç bir hasar kalmamıştı. Ama benden sağlam bir azar işitmişti. Bir ay konuşmamam ona çok büyük bir ders olmuştu.
Yıllık tecrübesine dayanarak oradan ayrılmamıştı ama hakemliği değilde koçluğu kabul etmişti. Yeni gelen ve ya eğitimi yarım bırakılanlarla birlikte çalışıp belirli bir yere getirmek için çalışıyordu.
Fırat, Sinan'ın öldüğünü biliyordu ama benim yaptığımı hala da bilmiyordu. Bilmesi de gerekmiyordu zaten. Bu o günden sonra Pars ve benim aramda kalmıştı. Sözünü açmamış, konuşmamıştık. 'Babası yaptı' diye söyleyip geçiştirmiş, konuyu kapatmıştık.
Şubat ayındaydık. Aslında Şubat sonunda. Yarın 1 Mart'a girecektik. Bir ay sonra yani Mart ayının sonuna doğru doğum yapmam ön görülüyordu, fakat hangi gün olduğunu beyzade hazretleri kendi belirliyordu. İki ay öncesinde kışın bu kör vaktinde canımın erik çekmesi gibi salak saçma şeyler vardı yani. Oğlum beni şaşırtıyordu. Avakadodan, ekşi, tatlı her türlü şeyi oğlum babasına aldırıyor ve bende yiyordum. Ben yemekten şişmiştim ama tekme atmaktan bıkmayan bir çocuk doğuracaktım.
Yürüyünce bulmak zor olurdu onu. Kaçmaya yer arar, saklanır bulamazdık kesin. Odası, kiyafetleri tamamıyla hepsi hazırdı. Koyu lacivert ve siyah karışımı bir duvarı vardı. Üzerinde parıltılı yıldız olduğunu varsaydığım deseni vardı. Dekorunu ikimiz yapmıştık. Boya badana işini Pars'a kitlemiştik. Arkamızdan çok sayıp sövmüştü ama zevkle yapmıştı.
Farah ve Pars nişanlanmıştı. Doğumdan sonra da düğün olur diye düşünmüştüler. Baharda falan yaparlar diye düşünülmüştü. Nisan, Mayıs sonlarına karar vermiştiler.
Gece yarısı yanımda uyuyan Fırat'a baktım. Çok masumdu ya. Bebek masumluğu vardı yüzünde. Ama kaşları çatık uyuyordu. Galiba rüyasında birşeyler görüyordu. Sayıklamaya başladı. Bu rüya değildi, kabusdu artık. Alnından terler dökülmeye başladı.
"Dilan,"diye korkulu bir mırıltı çıktı dudaklarında. "Uyan."diyen sesini bir kez daha duydum. Onu korkutacak ne türlü bir kabus görüyordu ki benimle ilgili?
"Fırat uyan hadi. Kabus görüyorsun."diye kolunu sarstım hafifçe. "Fırat uyan."dediğimde nefes nefese uyandı. Komodinin üzerinde duran su dolu bardağı ona uzattığımda bir yudum alıp korkuyla yüzüme baktı.
"İyi misin?"diye sorduğunda şaşırdım. Nefes nefese, endişe ve korkuyla uyanmıştı uykusundan. "Ben iyiyim de neden korktun bu kadar. Ne oldu? Anlat hadi."dediğimde derin nefes verdi. "Seni gördüm. Kanlar içinde seni. Sadece seni değil.."dediğinde devamını getiremedi. Anlaşılan beni ve oğlumuzu aynı eş zamanda görmüştü. Onu da korkutan zaten buydu ya. Korktuğu şeyin başına gelmesinden korkuyordu.
"Tamam, bak geçti."dediğimde başını göğsüme doğru yatırdım. Ağırlığını bana vermesini istedim ama itiraz ederek ağırlığını bana vermeden koydu başını göğsüme. Ellerimi daldırıp saçlarını okşadığımda sakin nefesler vermeye başladı. Biraz sonra başının ağırlığını göğsümde hissettiğimde uykuya daldığını anladım.
Kıpırdatmadan uyumasına izin verdim. Bir eliyle hafifçe karnımı sarmıştı. Avuçları büyüktü. Elini karnıma koyduğunda bir kısmını kaplıyordu. Uyumadan önce yavaşça okşamış ve uykuya dalmıştı.
Sabaha karşı sancıyla gözlerimi açmıştım . Göğsümde kıpırdamadan uyuyan Fırat'a baktım göz ucuyla. Sancım biraz biraz arttığında inleme çıkıverdi dudaklarımdan. "Fırat,"diye seslendiğimde, "Hıığ"diye mırıltı çıkardı. "Uyan bir şey söyleyeceğim."dediğimde kafasını hemen kaldırıp yarı kapalı gözleriyle bana baktı. "Bir şey söyleyeceğim ama endişelenmek yok."dediğimde bu sefer gözleri ışık hızıyla açıldı.
"Ne oldu? Ağrın mı var?"diye telaşlandı. Sancım yavaş yavaş artmaya devam etti. "Cık daha vahim."dediğimde kaşları çatıldı. Uykulu sesle, "Bir şey mi aşerdin?"dedi. Kafamı iki yana salladığımda sinirlenmeye başladı. "Söyle o zaman, ne oldu?"dediğinde acıyla gülümsedim.
"Suyum geldi."dediğimde şaşırttı beni. "Ha tamam. Bende vahim sandım ya."dediğinde kafasını yastığa koydu tekrar. Uykulu olunca kafası hiç bir şeye basmıyordu bu adamın. Net.
"Fırat!"diye bağırdığımda bıkkınlıkla uyandı. Karnımı işaret ederek, "Suyum geldi diyorum, doğum başladı diyorum! Burada mı doğurayım Fırat?!"diye bu sefer sinirlenen bendim. "Ne?!"dediğinde ayaklandı. Sonunda kafasına dank etmişti. Uykulu bu adamı çekmek zordu ya.
"Sonunda."dediğimde telaşlandı. "Telaşlanma. Hafif sancım var. Ama hastaneye gitmeliyiz. Hemen."dediğimde sancım arttı aniden. Oğlum bir yavaş ya, acı banada. İnleme çıktı dudaklarımdan. Fırat yanıma ulaşıp koluma girdiğinde kucağına almak istedi ama izin vermedim. "Taşıyamazsın."dedim. "Taşırım. Rahat dur bir."dediğinde kucağına aldı beni ve hiç ağır değilmişim gibi taşıdı beni arabaya kadar. Üstünün çıplak olduğunu gördüğümde cırtlak bir sesle, "Def ol git üstüne bir şeyler giy gel!"diye bağırdım.
"Bağırma be! Biliyoruz her halde. Sabah sabah uyandırma şu siktiğimin sitesini!"dediğinde ters bakışlar attım ona.
Hastane -> Doğumhane -> Yazardan Anlatım.
"Benim girme şansım var mı Farah?"diye sorduğunda Fırat, Farah "Ayarlayabilirsem söylerim. Ama şu anki duruma göre yok enişte."diye cevapladı. Fırat mecburen kabul etti.
Bir kaç saat sonra Dilan normal odaya alınmıştı. Doğum gerçekleşmişti. Ama bir ay çabuk olmuştu. Bu yüzden hiç bir aksilik ve sorun olmaması için tedbir amaçlı doktorlar bebeği en az bir hafta, en fazla üç hafta küvezde tutacaklarını söylemiştiler Fırat'a.
Dilan babasına hala kırgındı ama aralarında konuşmaları oluyordu. Pek sık olmasada oluyordu. Savaş Dilan'ın en büyük yarasıydı. Her zaman deşilen, her zaman kanayan ve kanayacak olan yarasıydı. Öylede kalmaya hep devam edecekti.
Şimdi şu küçücük bebek Savaş'ın yerini tutmazdı ama onun yeri hem Fırat için, hemde Dilan için apayrıydı. Küçük Savaş Dilan'ın yeni mutluluğu olacaktı. Ama büyükten haberi bile yoktu. Hiç kimsenin haberi yoktu. Fehmi Erdinç'den başka....
Küçük Savaş 1 Mart 2021 doğumluydu. Balık burcu. Akrep ve Oğlaktan bir Balık doğmuştu. Gelecek olan uykusuz günlerden haberleri yoktu ikisininde. Ama katlanacaklardı. Dilan çok sevdiği, canından çok sevdiği biriyle karşılaştığında hayatı alt üst olacaktı. Ama haberleri yoktu. Tabi Fehmi Erdinç'inde bundan haber yoktu. Bir tek o yapacaktı bunu...
_________
Merhabalar efenimmm. 😁 😁
İyi okumalar dilerim hepinize. :)
Umarım beğenirsiniz bölümü. :))
❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :)))
Size büyük bir spoi verdim gelecek bölümle alakalı son sahnede. Bilin bakalım kim geliyor? 😁 😁
Düşündüm düşündüm sabahtan beri ne yapabilirim dedim ve buldum. Muhteşem. Belki bazılarınız buna çok güleceksiniz ama şaşıranda olur diye düşünüyorum.
Neyse gelecek olan Final bölümünde görüşmek üzere canlarım.
Yarına kadar sağlıcakla kalın. Dediğim gibi bu bölüm ve diğer bölüm biraz daha fazla oldu, olacak.
Yarın akşam görüşürüz...