Hayatımı dürüst yaşamak isterken
kendimi yavaş yavaş eksiltmişim.
Vermek sandığım şey
belki de silinmekmiş.
Ben hep çok verdim,
öyle ki sonunda elimde kalan şey
kendi yokluğum oldu.
Karşılığında bir şey beklemedim sanıyordum,
ama insan hiçlik beklemezmiş—
onu sadece hissedermiş.
Ve o his…
benim.
Suçlu aradım bir süre,
sonra aynaya baktım.
Ne garip—
insan en çok kendine yabancı olabiliyormuş.
Sevgi dilendim,
çünkü kendime verecek bir şeyim yoktu.
Başkalarını sevdim,
çünkü kendimde eksik olanı orada sandım.
Şimdi geriye baktığımda
kimseyi kaybetmemişim aslında—
ben zaten hiç kendimde olmamışım.
Ve insan
kendinde yoksa
dünyada nereye ait olabilir ki?