Zehra: Ömer ne oluyor burada sence ?
Ömer: Ben araba da bir şey unuttum galiba. Alıp geliyorum. Sen buradan ayrılma.
Zehra: Tamam, bekliyorum.
Neden herkes bana öyle bakıyor. Evet güzel olduğumu biliyorum ama herkesin sadece bakıyor olması bir garip. Ayrıca neden yüzlerinde garip maskeleri var bunların?
Zehra bu düşüncelerin içindeyken arkadan birisi Zehra' nın gözlerini kapattı.
O kişi Ömer'di. Başka birisinin onu tutmasını sevmezdi.
Ömer: Sakın ol sevgilim. Ben, benim. Ömer'in.
Zehra: Ne yapıyorsun? Ödümü ağzıma getirdin Ömer!
Ömer: Özür dilerim, bir tanem.
O sırada sahildekiler maskelerini çıkardılar. Hemen kırımızı bir hali serildi. Sahile 'benimle evlenir misin? 'yazıldı. Ömer ve Zehra'nın ölümsüzleştirdikleri anıları gökyüzünde görülüyordu.
Ömer , Zehra'nın gözlerini açtı. Büyük bir şaşkınlık geçiren Zehra ne olduğunu kavrayamadı.
Ömer hemen dizlerinin üstüne çöktü ve yüzüğun kutusunu açarak ' benimle evlenir misin? 'diye sordu.
Ömer'in sorusu yanıtsız kaldı.Çünkü Zehra hâlâ şaşkınlığın içindeydi.
Zehra: Bana burada ne olduğunu açıklar mısın?
Ömer: Ahh! Kusura bakma. Şimdi şöyle ben sana evelnme teklifi ediyorum. Az önce maske takan kişiler bizim arkadaşlarımız ve ailelerimiz.
Hatice : 'Merheba' dedi.
Zehra garip bir yüz ifadesiyle 'merhaba' dedi.
Ömer: Evet teklifime bir cevap gelecek mi ?
Zehra: Aha, gelecek!
Eveeettt!
Ömer yüzüğü taktı ve sarıldılar. Sevgilim ama üniversite sınavımız?
Hatice : Tabii ki üniversiteye gittikten sonra olucak. Ayrıca üniversiteden sonra mı yoksa üniversite de mi evleniceğinizi size bırakıyorum.
Ömer: Evet anlaşmamız öyle.
Bir anda Hatice'ye sen bekle der gibi bir yüz ifadesi taktı.
Arkadaşları bizimkilerin yanına gelerek onları tebrik ettiler. Bu anı ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekindiker. Zehra ve Ömer durmadan bakışıyorlardı. Herkesi uğurladılar ve baş başa kaldılar.
Zehra: Kendi evlenme teklifinde aptal gibi göründüm senin yüzünden. Performansını Leonardo DiCaprio görse alkışlar. Yok takımmış, anlaşmaymış diye diye beni endişelendirmen, güzel miydi?
Ömer: Ne de olsa tiyatrocunun müstakbel kocasıyım.
Zehra: Seni pazartesi hemen okulun tiyatrosuna yazdırıyroum. Senin gibi bir yeteneği harcatmayı hiç istemem doğrusu.
Ömer bunları duyarken gülümsemekten kendini alamıyordu.
Zehra bir anda 'şöyle tebessüm etmesene!' dedi.
Ömer hemen Zehra'yı kendine doğru çekti ve 'hay hay karım 'dedi.
Bir süre sarılarak gökyüzündeki anılarına baktılar.
Saat geç oldu. Bu yüzden evlerine gitmeye karar verdiler.
Araba da Zehra, Ömer'e ' kızgın olmam teklifini sevmediğim anlamına gelmez. '
Ömer: Söylemene bile gerek yok. Seni çok tanıyorum.
Evlerine dağıldılar.
Zehra bir banyo yapıp uyudu.
Ömer'e ise bir telefon gelmişti.
Kötü bir şey mi olucak?
