Zehra okulda çok güzel vakit geçirir. Ancak kafasına Ömer'in gizemli tavrı gelir.
Çıkışta Ömer ile el ele tutuşarak okuldan çıktılar. Beraber Zehra'nın evine gittiler. Zehra ve Ömer en sevdikleri yemeği yapmak için ellerini yıkadılar ve önlüklerini giydiler.
Zehra: Evet sevgilim, hemen yemeğimizi yapıp gidelim. Çünkü ne olduğunu merak ediyorum.
Ömer: Tamamdır bir tanem.
Zehra bu lafı duyar ve tebessüm eder.
Zehra: Göğüs ile sen ilgilen. Ben de salata ve patatesi ile ilgilenirim. İlk bitiren diğerine yardım eder.
Ömer bir asker taklidi yaparak "hay hay komutanım" der.
Tarkan'ın Öp şarkısını açarak yemeği yapmaya giriştiler.
Yemek yapmak ikisi içinde çok güzel bir aktivite.
Yemek yapmayı bitirdiler. Zehra sofrayı hazırlamaya gitti. Ömer o sırada yemeği tabaklara koydu. O sırada kapı zili çalar. Hatice üniversiteden geldi. Ömer hemen ona da bir tabak koydu.
Hatice: Oooo! Gençler helal valla size. Yemek çok güzel kokuyor. Bana da var mı?
Zehra ve Ömer aynı anda 'olmaz olur mu' dediler.
Hatice: O zaman ellerimi yıkayıp geliyorum.
Yemeklerini yediler ama masa da garip bir hava ağır basıyordu. Hatice ve Ömer iki de bir saate bakıp birbirlerine bakıyorlardı. Zehra bu durumu pek kâle almadı. Çünkü aklına hâla Ömer' in sabah ki dediği şey geliyor. Bu çocuk ne diyecek acaba , diye sorup duruyordu kendine.
Yemekten sonra bulaşıkları makineye koyup çıktılar. Hatice' yi davet ettiler ancak gelmek istemediğini belirtti.
Bunun üzerine çiftimiz çoktan yola koyuldu.
Sahilde garip bir kalabalık vardı. Herkes sanki birbirini tanıyormuş gibi. Balon, kırmızılıklar falan filan.
Acaba ne olabilir ?
