Bu sefer hikayeyi başa alıyorum.. Doğduğum güne, tabi nerden hatırlıyorsun diye sorarsanız annem anlatmıştı.. O gün çok sıcakmış annem-Sedef-doğumun yaklaştığını anlayınca o sıcakta yürüyerek hastaneye giderken yolda bayılmış.. Ordaki esnaflar babamı-Arda-tanıyorlarmış hemen aramışlar babam beş dakika sürmeden gelmiş annemi hemen arabaya yerleştirmiş ve hastaneye gitmişler.. Annemin söylediğine göre bir ay boyunca beni hastaneye yatırmışlar ama sonra iyileşmişim.Babam kız olursa parla erkek olursa efe koymak istiyormuş, o yüzden adım Parla Öz :) -Öz soy ismimiz- Ben yeşil gözlerim, simsiyah saçlarım, bembeyaz bir ten rengine sahiptim. Annem gilin aile dostu ve komşuları olan Yılmaz ailesi -Evin annesi Buse hanım, eşi Kenan bey ve tek oğulları Ayaz (ayaz ile aynı yıllarda doğmuşuz ama o 18 şubatta doğmuş, onun gözleri dünyanın en güzel kahverengi gözleri ve saçlarıda kumraldı boyu benden hep uzundu.(ve baya güçlüydü) O gün toplanıp yanımıza gelmişler hep beraber yemek yiyip sohbet etmişler, Annem ve babam onları çok seviyorlardı aynı şekilde onlarda bizi.. Ben ayaz ile beraber büyüdüğümü itiraf edebilirim, hayatımda en sevdiğim dostum olarak kalıcağına da eminim.. Şimdi biraz benim hatırladığım zamana gelelim.Yıl 2009. Dokuz yaşında küçücük çocuklarız. Evdeki yetişkinlerden sıkılıp evin yakınındaki gölün oraya gitmeye kararlıyız. Ayaz hemen ailesini ikna edip geri geldi.. "Parla ben izin aldım hadi sanada alalım" diyip elimi tutarak ebeveynlerimizin yanına indirmeye çalışırken, benim sakarlığım tuttu ve düz yolda düştüm. Dizimde ufak bir sıyrık oldu, ama-o zamanlar- kandan korktuğum için olduğum yerde ağlamaya başladım. Ah ne kadar veletim.. Ayaz korkup hemen odama koşup herhangi bir tişörtü dizime bastırıp kanı durdurmaya çalıştı.. "Parla özür dilerim, Nolur ağlama lütfen"Ben daha çok ağladım.. "Par-" Ben daha çok bağırdım, tabi ailemiz aşağı katta biz en üst katta bide konuştukları için sesim gitmiyor.. "Parla içim parçalanıyor lütfen ağlama" "Ne?" "Gerçekten! sen ağladıkça benim içimde bir şeyler oluyor ve o histen nefret ediyordum o yüzden lütfen ağlama.." Ağlamam durmak üzereydi ne dediğini tam anlamadım ama susmam gerektiğini anladım ve sustum.. Ama dizim çok ağrıyordu, ayaz etrafta yara bandı arıyordu ben ona boşuna aramasını bandın aşağı katta olduğunu söyledim.. Ayaz ne yapacağını düşünüyordu en sonunda konuştu.. "O zaman seni aşağı taşıyalım"O an kafamın içinde değişik şeyler oldu ama umursamadım.."Sen beni nasıl taşıyacaksın aşağı kadar üç kat var hatırladın mı ayaz?" "Ben taşırım" "O kadar zayıf değilim" "Umrumda değil" "Ahh hadi ama ne inatçısın ayaz!" "Sus artık" "Annemi çağırsa-"Dememe kalmadan ayazın kucağında buldum kendimi.. Ayaz yaşına göre fazla güçlüydü küçüklüğünden beri polis olmak istiyordu o zaman herkesin kahramanı olucağına inanıyordu.. Aşağıya indiğimizde annem ile göz göze geldik annem koşarak yanıma geldi ve beni ayazın kucağından aldı ve korkuyla sordu.. "Parla kızım ne oldu bacağına?" "Düştüm" "Beni niye çağırmadın?" Bu sefer ayaz ağızını açtı.."Korkudan aklıma gelmedi.. Özür dilerim" "Ah ayaz, neden özür diliyorsun sen bir şey yapmadın ki? Biz teşekkür ederiz parlayı indirmişsin buraya kadar" "Rica ederim" dedi mahcup bir şekilde.. Annem önce orayı temizledi sonra bant yapıştırdı ve ağrımadığını fark ettim.Hemen ayazın yanına gittim ayaz yerde oturmuş resim çiziyordu..Ben buna şaşırdım, genelde fazla resim yapmaz. "Ayaz! Ne yapıyorsun" Dememle ayaz defteri tek hamlede arkasına aldı ve ağızını açtı. "Hiç." "Hey! Hadi ama!!" "Ya bişey yok!" Ama bişey çizdiğini gördüğüme eminim."En yakın arkadaşım benden bir şey saklıyor ha" "Hayır! Bir şey saklamıyorum"O çok inatçıdır bende artık vazgeçtim. Tabi yerseniz;) "İYİ BENDE O ZAMAN GİDİYİM KENDİME BAŞKA YAKIN ARKADAŞ BULUYİM, ŞU AŞAĞI MAHALLEDE ÇOK YAKIŞIKLI ÇOCU-" Dememe izin vermeden bana gelip bana en içten duyguları ile sarılarak konuşmaya başladı.."SAKIN"Anlamamıştım "Ne sakın?" "Bir daha böyle SAKIN konuşma sen her zaman ama her zaman en yakın arkadaşım olucaksın, Sen benim zaafımsın parla.." Nedenini bilmiyorum ama duygusallaştım sanırım gözümden bir damla yaş süzüldü.. "O ne demek ayaz?" "Büyüyünce öğrenirsin" Yine büyüklük taslıyordu."Hey! Sadece beş ay büyüksün!" "Neyse hadi göle gidelim!" "İyi tamam hadi aşağı ilk inen kazanır!"Ayaz benden çok hızlı olmasına rağmen her zaman benim kazanmama izin verirdi."Ben kazandım!" "Sen her zaman kazandın güzel kızım"Bu sefer konuşan babamdı.. "Senin kızınım ya o yüzden babacım" Hepsi gülüşmeye başladı. O sıra omzumda bir el hissettim ve korkuyla eli tuttuğum gibi ileri fırlattım, babam kikboks öğretiyordu da.Sonra fırlatığım kişinin ayaz olduğunu fark ettim.Hemen yanına çöktüm. "AYAZ!" "İyiyi-" "AYAZ ÖZÜR DİLERİM! BAŞKA BİRİ SANDIM ÇOK ÖZÜR DİLERİM!" "Parla sakin ol iyiyim" "Vallaha mı?" "Vallah." Bu anı hiç unutmayacağıma eminim. Sonra kalkıp biraz yürüdükten sonra gölün oraya vardık.. Ben girmek istedim ama ayaz izin vermedi.Çok bilmiş.Sonra biraz suya taş attıktan sonra ayazın yanına oturdum. Ayaz cebinden bir kâğıt çıkardı ve bana uzatı.. "Ayaz bu ne?" "Senden bişey saklamıyorum artık" "Ha böyle yola gel" Yüzünde kocaman bir gülücük yerleşti ve kağıdı açarak bana verdi.. Kağıdı görünce bi şaşırmadım desem yalan olur. Kağıda bizi çizmiş el ele tutuşmuş gök yüzüne bakıyoruz ve bir sürü yıldızlar var. Gözlerim yıldızlara takılınca gülümsemeden edemedim ama neden böyle bir şey çizdiğini anlayamadım ve konuşmak aklıma gelince ağızımı açtım... "Ayaz bunlar biz miyiz?" "Evet biziz" "Neden el eleyiz?" Hafif bir kızardı.Önce biraz etrafa baktı sonra gözlerini gözlerime kitledi.. "Çünkü seni herkesten çok kıskanıyorum" "Sen kıskandığın herkesle el elemi tutuşuyorsun?" Evet fazla zekiyim "Hayır" "Neden elimi tutuyorsun o zaman" "Sen herkes değilsin ki" Bu sefer ben kızardım. Ah çok aptalım "Evet ben herkes değilim. Doğru" "Evet değilsin benim için çok değerlisin parla" "Sende ayaz iyiki varsın" "İyiki sende varsın" Sonra bizim kanımız kaynadı herhalde, sarıldık.Bir beş dk sonra ayaz elimi tuttu. Ben önce korktum sonra olayı anlamadım. "Efendim ayaz?" "Parla sana bişey söylemem gerekiyor." "Korkutmada söyle ayaz." "Ben" "Sen" "Seni" "Beni" "Seviyorum" "Seviyorum" O an kafama dank etti. Elini bıraktım.Ayaz, en yakın arkadaşım, dostum,sırdaşım, aile dostum benden hoşlanıyor ve işin kötü yanı bende ondan hoşlanıyorum.. Bu gün o kağıdı istememin sebebi başka bir kıza çizdi sanmamdı, ama duygularımız karşılıklıydı. Peki şimdi ne yapacağız?Ayaz söylediğim şeye şaşırıp ağızını açtı.. "Ne?" "Ne nesi?" "Sen benden-" "Evet bende senden hoşlanıyorum, al duydun işte of al oldumu?" "O zaman biz şimdi-" "Şşş! Bu bir sır olucak yoksa annem çok kızar,babamda çok üzülür!" "Tamam ben gidip hepsi ile konuşurum" "Ayaz hayır!" "Merak etme bir şey olmayacak, korkma ben yanındayım" Sesi güven veriyordu."Tamam tamam, hadi gidelim" Bu sefer elini ben tuttum ve bizim eve doğru koşmaya başladık. Gerçekten çok korkutuyordu ama biz bu yolu aşmaya çoktan, Hazırız <3 ~Belelowmuss⭐️
Bölüm 2
17/07/2000(2.Bölüm)
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.