Üç ay, yalnız üç ay kaldı. Üç ay sonra hayatımı değiştirecek o büyük sınava gireceğim. Yalnız korkularım var, başarısız olmaktan korkuyorum. Bugün kafa dağıtmak için sınıfça ormana gidiyoruz.
"Hayat, hadi gel servis kalkıyor."
"Geliyorum"
servislere bindik. Ben her zamanki gibi kulaklığımı taktım ve müzik dinledim. Sonunda piknik alanına varmıştık.
"Hayat, gel beraber yiyecekleri çıkaralım ve yerleştirelim."
"Tamam Aslı, ben şu piknik örtüsünü sereyim."
Her şeyi hazırladık ve piknik yaptık. Daha sonra herkes kankasını aldı ve dağıldı. Biz de Aslı ile birlikte ormanda dolaşıyorduk.
"Piknik güzeldi ama ormanda dolaşmak çok daha güzel."
"Bence de öyle, sessiz ve sakin."
"Ne oldu Hayat?"
"Bir şey olmadı."
"Hadi ama bana da mı söylemeyeceksin? Ben seni iyi tanırım, aklına takılan bir şey var."
"Nereden anladın?"
"Dalıp gitmişsin, bir şeyler düşündüğün belli. Hadi söyle ne var aklında?"
"Aslı ben biraz gerginim."
"Sınav yüzünden mi?"
"Evet, korkuyorum. Ya yapmazsam, o zaman ne olacak?"
"Sen yaparsın, kızım o kadar çalışıyorsun. Hayır her şeyi geçtim matematiğin çok iyi o kurtarır seni."
"Ya heyecan yaparsam, karıştırırsam her şeyi. Hem zaten matematiği iyi başkaları vardır elbet."
"Tabi vardır ama sen diğer derslerde de kötü değilsin ki, hem asıl böyle düşünürsen kaybedersin."
"Haklısın ama anlayarak çalışmıyorum, daha doğrusu çalıştığımdan bir şey anlamıyorum."
"Kendine güven, ben sana güveniyorum. Sen bunu başarırsın."
"Her zaman bana destek olduğun için teşekkür ederim."
"Rica ederim. Sana destek olmak benim için bir zevk canım."
Aslı'ya sarıldım, onun gibi bir arkadaşa sahip olduğum için çok şanslıydım. Piknik alanından baya bir ileriye gitmiştik, bir silah sesi duyduk ve birden karşımıza bir grup genç çıktı.
"Siz kimsiniz?"
"Sakin olun biz sadece ormanda dolaşıyoruz."
"Peki o ses neydi?"
"Bilmiyorum, bizde sesi duyduk ve nereden geldiğini anlamaya çalışyorduk."
"Hayat, sakin ol. Baksana ses onlardan gelmemiş."
"Demek adın Hayat, benim adım da Barış."
"Ben sana adını sormadım."
"Sadece tanışmak istemiştim."
"Keşke önce bana sorsaydın. O zaman tanışmak istemediğimi bilirdin."
"Özür dilerim ama bana karşı neden bu kadar kaba olduğunu sorabilir miyim?"
"Hayat, kaba biri değildir aslında ama siz tanışmak isteyince sizin de diğer erkekler gibi olduğunuzu düşünüyor."
"Diğer mi? Ben diğer erkekler gibi olmam hiçbir zaman, bana karşı biraz ön yargılı davranıyorsunuz."
"Her neyse, ben tanışmak istemiyorum. Hadi Aslı gidelim artık, servisler kalkar birazdan."
"Görüşürüz o zaman daha sonra."
"Hiç sanmıyorum."
BARIŞ'IN AĞZINDAN:
"Bu kızı sevdim, kim olduğunu araştırın hemen. Bu kızla ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyorum."
"Tamamdır abi sen nasıl istersen."
"Barış, abi. Abi bir sorun var."
"Hayırdır Selim, ne sorunu?"
"Abi silah sesi duyuldu. Herkes sesin nereden geldiğini anlamaya çalışıyor."
"Cesedi hemen arabaya koyun. Sonra da bir hastahane yakınına, kameraların görmediği bir yere atın."
"Tamamdır abi, arkadaşlar arabaya sahte plakayı takın. Cesetten kurtulmamız lazım."
"Rüzgar, sen sadece az önceki kızla ilgilen. O kızla ilgili her şeyi bilmek istiyorum."
"Tamam abi, hemen araştırmaya başlıyorum."
