yeni bir gün daha,dün geceki olaylardan sonra bizimkilerin psikolojesi beya bozulmuştu artık o kadar yüzleri gülmüyordu kahvaltımızı etmeye hazırlandık bu sabah herkes sekiz sekiz buçuk gibi kalktı herkes kahvaltını yaptık sonra kıyafetlerimizi giyip çıktık tabiki yanımıza yedek fener ve yedek pil aldık şuan onlar olmassa kendimizi güvende hissedemeyiz.evden çıktık sonra ilk başta yürümeye sonra minibüse bindik bir 20 25 dk yol aldıktan sonra tranvaya bindik ordanda 4 durak ilerledik'den sonra tranvay durdu ve indik sonra bir 10 dk yürüdük annem biraz yolları şaşırdı ama iyikide telefon diye bir şey varmış yoksa yolumuzu bulamazdık ben bu yerleri az çok hatırlıyorum çünkü annem beni 2 3 yaşlarımda beni buralara getirildi.Bende buraları çok severdim eğlenceli bir yerdi benim için en sonunda yerin diplerinde bir evin önüne geldik.buranın o bilgenin evi olup olmadığından şüphelenmedim değil kapıyı annem çaldığında ilk başta bir şey olmadı sonra annem ikinci kere çalacak iken bir şeyin düştüğünü duydum ve kapı aralandı birinin sesi geldi.
'kimsiniz benden ne istiy-y Roza!!? bu sen misin'
dedi annem
'wilhtım uzun zaman oldu özür dilerim ailevi sıkıtılar'dan seninle iletişim kuramadım'annem biraz ağlamaklıydı.
'sorun yok illaki bir gün geleceğini biliyordum'
derken birbirlerine sarıldılar annemle bilgenin arasında 6 7 yaş farkı var bilge onu küçükken yardımda bulunduğu için abi kardeş gibilerdir.Birbirlerine sarıldıktan sonra bilge
'haydi içeri geçin hazır kek yapmıştım yanında birde kahve yaparım mis gibi olur'
biz içeri geçtik bilge büyük ihtimalle mutfağa geçmiştir torni ile ben yan yana oturduk annem ise tam karşımızdaki koltuğa oturmuştu.bilge hepimize bir dilim kek getirdi torni
'luka burası çok temiz olmasa düzenli demi'dedi.
torni öyle diyince kafa sallayarak etrafa baktım gerçekten düzenli bir evdi bilge benim kafa sallayarak etrafa baktığımı görünce
'luka ben o kadar temiz bir insan olmasam da düzen hastası bir insanım garip düşünmeni istemem'.dedi
keklerin hepsini getirdikten sonra muhabbet etmeye başladılar.nasılsın iyimisin hayat nasıl felanıda filanıda anne bir anda başka bir birisiyle ilgili soru sordu
'bizim emilya napıyor onu en son gördüğümde 2 3 yaşlarındaydı'dedi annem
'ah doğru onu sizinle tanıştırmayı unuttum emilaya!!'salonun yanındaki koridordan bir kız yürüyerek koridordan karşımıza çıktı.ona bakınca ağzım açık kalıyor yavaş yavaş yürüyerek babası umduğum bilgenin yanına geldi ve oturdu
'Eee kızım misafirlere hoşgeldin demiyecekmisin'.kız her ne kadar istemsede
'hoşgeldiniz ben emilya'dedi ve geri yerine oturdu.bu kız çok güzeldi ama torni
'luka sakin ol buraya neden geldiğizi unutma!!!'.her ne kadar laf etsede gözlerini ondan alamadı.bilge konuşmaya başladı.
'luka bu benim kızım emilya daha bu sene 13 e girdi o doğduğunda sen 1 yaşındaydın daha önceden karşılaşmıştınız ama o zaman bebektin hatırlamıyor olabilirsin'.dedi kalbimin delice atışlarından ne söylediğimi çok bilemedim ama bir şeyler geveledim.
'E-ev et ol-Labilir öyle şe-E ler'.bir an sakinliği korudum ve elimin hayvan gibi terlediğini fark ettim.annem bir anda konuşmaya başladı.
'şey wilhtım sana anlatmam gereken bir şey var bunun üstünden 1 hafta geçti'
'ne oldu roza bir şey olduysa söyleyebilirsin tabi elimden gelirse'
'kısa bir şekilde anlatmaya çalışacağım öncelikle ben kocam davidla olan kargaşadan ve benim ablamı annemi öldürmesiyle göz iblisiyle anlaşma yaptım o benim yerime kocam david öldürecekti karşılığında ise benim değer verdiğim bir şeyi alacaktı bu değer verdiğim şeyler arasından lukayı almayı yani onu öldürmeyi seçmiş onun bazı zayıflıklarını biliyoruz ama ondan nasıl korunulur veya ondan nasıl kurtulur bunun cevabı sende olabileceğini düşündüm ve şuan bana tek yardım edecek kişilerden biri sensin bana yardım etme şansın varmı?'