İçeriğe geç

Hayata yeniden

Bölüm 7 · 9 dk okuma

Hayata yeniden

Bölüm 7

Ne olur ki?

Selin y:tamam iyi geceler

Babam:hadi sizede

.........

İzem ve Demirhan'ın İstanbul'daki Evi

Demirhan'ın Anlatımı

Onlar gidince anne ve babama misafir odasını açtım tam çıkacakken vazgeçip aralarına girdim ikiside gülüp sarıldılar. Tarifsiz bir huzurla gözlerimi kapadım babamın" huyu hiç değişmemiş"

dediğini duydum.

Annem: hâlâ benim kuzum.

İkisinin sesi ile daha da mayışıp uykuya daldım.

*Sabah

" Annem hadi kalk artık kahvaltı hazır. İzem'de geldi" annemin yumuşak sesi ile bir an rüyadamıyım diye düşündüm. Ama hayır artık beni bulmuşlardı hem bı dakika İzem'i gelmiş. Hemen gözlerimi açtım." Nerde o" dedim. Annem şaşkın sesi ile " aşağıda oğlum.".

' İzem' diye böğürdüm resmen.

İzem: ne böğürdün be ayı ananın babanın yanında bari biraz kibar ol.

Babam: evet oğlum niye böğürüyon sabah sabah.

- baba bu dün gece ne oldu bana anlatana kadar böyle böğürürüm. Ayrıca dün akşam senide gördük.

İzem: bir şey olmadı hadi oturda kahvaltımızı yapalım.

Babamın başlaması ile bizde başladık ikiside bu davranışımızdan gurur duyuyor galiba.

Annem: kızım darlamak istemem ama dün gece Yücel bey niye çağırmış?

İzem: yok efendim yani bizim klasik hayatımız böyle ayda 1 beni görmeyince rahatlayamıyor.

Babam: niye derdi ne seninle?

-Selin yengemin başına geçmediği şirketleri baba Dalya onun yüzünden sayısal okuyor onun kızı işletmeci okuyacakmışta.

Babam: kızım böyle bir mecburiyetin yok hem sen ne istersen onu okursun ne istersen onu olursun.

İzem: yok Han biraz abartıyor.

- ne abartaması seni ne zaman görse ilk lafı senin tek ailen benim oluyor yalan mı?

İzem: han bunu sonra mı konuşsak anne ve babana ayıp oluyor.

Annem: ne ayıbı kızım hem bizde senin aileniz şöyle efendimli sizli bizli konuşma lütfen.

Babam: evet kızım amcanım ben senin ama aynı zamanda babanım da bunu sakın unutma.

İzem: peki

Babam: peki ne?

İzem: peki amca.

- baba İzem'e biraz ailemizden bahsetsene.

Annem: oğlum güncel sayıyı ben bile unuttum.

İzem: o kadar kalabalık mı?

Babam: ne demezsin bak şöyle kabaca sıralayım.

Deden ve babaanen,ben ve eşim 6 çocuğumuz var, baban Kenan ve annen Selin 5 çocukları var Baran en büyüğünüz 2. Kerem Atilla ve sen ikizsiniz en sonda Taha Can var, Ali amcan ve Hatice yengen 4 çocukları var, Veysel amcan ve Melek yengen 4 çocukları var sonra Mehtap halan, Karan amcan ve Elif yengen 2 çocuğu var birde şu Aslan var. Bitti mi hatun?

Annem: yok Canan abla ve ailesini saymadın. Birde kızım sen bizim eve gelirsen evdeki tek bekar kız Mehtap halan ve sen olacaksın çünkü baba tarafından sadece Canan ablanın kızları var onlar da biraz gıcıktır.

-anne sen hepsinin adını biliyor musun bir kırık kişi var galiba.

Annem: zamanla alışıyor insan ayrıca koskoca aşiretiz olacak o kadar.

- peki hala aynı konakta mı yaşıyorsunuz?

Babam: evet oğlum sizin odalarınızı da hazırlattık beyenemediğiniz bir şey olursa değiştiririz.

Annem: İzem seninle biraz konuşalım kızım bak lütfen bizi bölmeden dinle. Biz senin ne yaşadığını nasıl bir hayatın olduğunu bilmiyoruz ikinizde bu yaşınıza kadar nasıl geldiniz ne zorluklar çektiniz bilmiyoruz. Ama bundan sonra beraber olabiliriz hem biz ikinizi de ailemizde istiyoruz sizin bize bir şans vermeniz bizi çok mutlu eder .

-evet İzem hem onlara bir şans versek ne olur ki?

İzem: Han beni biliyorsun benim hayatım aynı ama senin için deneriz.

- İşte bu be o zaman 3 gün sonra Antep'teyiz.

Annem: evet oğlum dedenlerede haber veririz.

Babam: kızım sizde eşyalarınızı toparlayın yavaştan.

İzem: tamam

- Yücel'e ne diyeceksin?

İzem: hallederim bir şekilde.

Babam: kızım o sana karışamaz biliyorsun değil mi?

İzem: benim velayetim onun üzerine yani istediği gibi beni alabilir.

Annem: kızım bir davayla çözeriz biz o işi ama annenle pek anlaşamaz o bizimlede yani hakkımızda söylediklerine inanma olur mu?

İzem sadece kafa sallamakla yetindi. Kahvaltımız bitince sofrayı topladık bu 3 günde okula gitmeyecektik.

Annem: ee şöyle İstanbul'u bir turlarız artık he gezdirin bakalım bizi.

- hadi o zaman oğlunuz sizi gezdirsin amcamlara da söyleyelim mi?

Babam: İzem senin için sorun olur mu?

İzem: şey benim antrenman yapmam lazım aslında ben katılmasam.

- Dalya söz beraber çalışırız şimdi sende gel.

İzem: Han hep böyle diyorsun sonra 2 dakika olmadan bırakıyorsun.

- bu sefer sen diyene kadar bırakmam hadii noğlur?

Annem ve babam bize bakarak gülümsüyorlardı.

İzem: off tamam be hanım yine ütüledin beynimi he!

Babam kahkaha atarak gülüyordu annemin içinden bambaşka bir şey çıktı bu nasıl gülmektir yaw!

Lann bu bana hanım dedi yine.

- İzem ya Allah'ın cezası git gelme istemiyorum seni ben gidip hazırlanacam.

İzem: off hadi hadi naz yapma gülüm

Ben çoktan odama çıkmıştım üstümü değiştirdim spor şeyler giymiştim ama şık olmuştu ailemle olacağım için çok özenmiştim. Aşağıya indiğimde annem ve babam yengemgilde üstlerini değiştireceğini söyledi. İzem ise yine aynı öylesine dolaptan ne bulduysa giyinmiş gerçi o dağınıklığın içinden bir şey bulmak çok büyük bir başarı ama neyse onu baştan bir süzüp burun kıvırdım ama bu özensiz hâli bile çok güzeldi.

-Anne söyle şuna yanımda fazla dolaşmasını yine ne eline ne geldiyse giymiş.

Babam: bu ne bulduysa giyinmiş hâli ise lütfen özenme güzelim Sert ailesinin erkekeleri buna hazır değil.

İzem: ha be amcam buna hiç bir erkek hazır değil e malûm güzellik başa bela.

Annem: aman maşallah aslan amcası gibi pekte mütevazı.

İzem: Aslan'a benzetilmem dışında öyleyimdir.

- hadi çıkalım daha amcamgile gideceğiz.

İzem: ya sen hâlâ bana tirip mi arıyorsun.

- evet

Babam: hadi atışmanızı sonraya saklayın.

Onlar öne geçti bizde arkaya geçince yolculuk başladı. Yol boyu İzem benle uğraşırken ben ona trip atmak ile meşguldüm. Annem ise yine çok kibar bir şekilde gülüyordu.

Eve geldiğimizde bizim evden daha büyük bir ev bizi karşıladı önünde korumalar vardı.

Hepimiz indik İzem inmek istemediğini ne kadar belli etsede benim hevisimi kırmak istemediği için bir şey söylemedi.

Annem: çocuklar benim hazırlanmam uzun sürer sizde evde bekleyin.

-Tamam anne.

İzem: gazam mübarek olsun yani.

Babam:aynen öyle yeğenim seni zorlandıklarında ağızlarının payını ver çekinme diycemde zaten öyle oluyor.

Hepimiz içeri geçtik burdakiler hazır bir şekilde bizi bekliyordu. Annem ve babam bize bir şey demeden yukarıya çıkıyorken İzem arkalarından " bizde 20 yıldır bu evde yaşadığımız için yolu biliyoruz zaten" diye bağırdı. Annem yine kahkaha attı ama ikiside birşey söylemedi belliki İzem'e hemen alıştılar.

Selin y: hoş geldiniz gençler.(İzem'e bakarak) Merak etme kızım yakında her yeri öğrenirsin.

İzem: yeni şeyler öğrenmeyi hiç sevmem Selin hanım. Bu arada hoş bulduk.

- hoş bulduk yenge sen buna bakma alışacak da naz yapıyor işte.

İzem: hanım sen hâlâ bana tirip mi atacaksın ya olmuyor ama böyle

Yürürken bunu söylediği için herkes duymuş olmalı ki hepsi gülüyordu.

- doğru söyle başkası var ondan böylesin değil mi? Aldatıyor musun beni he?

İzem: tövbe de lan ben başıma bir bela daha alamam.

- he ben belayım yani görürsün sen bundan sonra annamla yaşıycam sana yüzümü göstermez o .

Herkes gülmekten kıpkırmızı olmuştu.

Kenan Amcam: ilahi çocuklar hiç güleceğim yoktu ay karnıma ağrı girdi hanım

- off herkese rezil olduk siz niye bizi dinliyorsunuz özel hayata saygı sıfır.

İzem: boşver hanım sen onları ne zaman ananla gidiyorsun ?

- şerefsiz gitmemi istiyorsun ben ne yaptımda bu başıma geldi Allah'ım.

Sinan abim: yanlız o gelince sende gelmiş oluyosun bunu atlama güzelim.

İzem: hayırdır ne bu samimiyet güzelim falan benim adam dövdüğüm için kaç tane madalyam var biliyor musun sen?

Sinan abim: yok bilimiyorum güzelim ama bir ara beraber sayarız.

İzem: yok saymayalım seninle bir tane daha olsun.

Kerem: yanlız Sinan abim bizim okulda dövdüğün piçlere benzemez

İzem: e haklısın o zaman seninle idare ederiz e malûm onlarla takıla takıla

Kerem: ne diyorsun kızım sen bir iki kere öyle gördün diye yok öyle birşey.

İzem he he der gibi kafa sallayınca Kerem abim de kafasını başka tarafa çevirdi.

Aslan amcam: bugün modunuz yerinde bakıyorum da artık sonu güzel bitecek herhalde.

- yok be amca şunu getircem diye akşam dayak yemeyi göze aldım şimdiden ağrı kesicileri hazırlıycam ben .

Taha: niye madem dövüşte o kadar iyi korusun seni

- yok lan o dövecek zaten.

Atilla: hop hop o kimde seni dövüyormuş

İzem: lan bunun kaç tane darp roparu var biliyor musun sen? Hakim bizi boşayacak da ben bunu tehdit ediyorum ya benimsin ya kara toprağın diye

Atilla: olabilir senden herşey beklenir

Ben olaya müdahale etmesem bunlar birbirini yer ben bu Atilla 'yı hiç sevmedim he .

- yok öyle değil bugün antrenmanı vardı İzem'in bende bizimle gelirse yardım edeceğimi söyledim o kadar yani.

Kenan amcam: yok oğlum açıklama yapmak zorunda değilsiniz .

İzem onları takmayıp eve incelesede biliyordum çok üzüldü resmen İzem'i kiralık katil yerine koydu. İzem'in tavırları o kadar netti ki hiç biri bişey diyemeden bekledi. Annem ve babam gelince çıktık.

Biz yine onlarlla gidecekken Sinan abim bizimle gelmek istediğini söyledi. İzem'le hiç istemeyerek ayrıldık bu durumda İzem' de Baran abimin kullandığı arabaya geçti. Hiç hoşlanmadığını bilsem de benim onlarla daha fazla vakit geçirmem için bir şey demediğini biliyordum.

İzem , Atilla, Taha, Kerem ve Karan amcamın arasındaki gerilim bizide etkilediği için öylesine gezip tekrar evlere döndük. Annemgilin aşırı ısrarına karşılık son 2 günümüzü Kenan amcamgilin evinde geçirecektik.

Bu yüzden dönüşte önce bizm eve gelip eşyalarımızı aldık ardından onlara geçtik ama İzem bu durumdan hiç memnun değildi neyse bugün de böylece geçip gitti.

Antep Sert Konağı

" Ali abinleri aradın mı oğlum?" Gülhan Hanım'ın konuşması ile herkes ona bakmıştı. 7 den 70'e herkes salonda oturmuş sohbet ediyorlardı ama bu söz hepsinin bu konuya yönelmesini sağladı.

Ali: Akif abım ile konuştum anne ikisininde bulmuşlar yarından sonra burada olacaklarmış.

Mehmet Bey: nasılmış ikiside?

Ali: abim ikisnede hemen alıştım diyor Demirhan da alışmış ama Dalya'nın alışması uzun sürer diyor.

Veysel: İzem kızın adı İzem ne anlamaz şeysin ya!

Ali: benim yeğenim değil mi nasıl istersem öyle söylerim.

Mehmet Bey: yeter saptırmayın konuyu Dalya niye alışamamış ?

Ali: abim Yücel Güner'in işi olduğunu söylüyor. Bizimle düşmanya.

Gülhan hanım: aaa o adamla benim torunumun ne işi varmış.

Veysel: İzem'i 1 yıl önce bulmuş kimliğini felan değiştirmiş yanına almış ama abim pek anlaşamadıklarını söyledi Demirhan'la ikisi ayrı evde yaşıyorlarmış.

Elif: abi onlar nasıl bulmuş birbirlerini?

Ali: bilmiyoruz Demirhan anlayamamış Dalya da fazla umursamazmış onlarla pek konuşmuyormuş sadece Demirhan'la.

Melek: sadece bizmkilere mi öyle yoksa çevresine karşıda mı öyleymiş?

Ali: yani Keremgille aynı okuldalarmış kimseyle konuşmazmış dersleri iyiymiş okul birincisi hatta ama pek katılmazmış.

Hatice: derslere katılmadan olur mu gelsin kulaklarını çekeriz bir güzel.

Ali: Valla o biraz zor canım çünkü yeğenimiz milli tekvandocu okulda sürekli antrenman yapıyormuş. Bayağı da madalyası varmış.

Elif: ohh ne güzel banada dövüşmeyi öğretsin valla bunlara terlik atmaktan yoruldum.

Mehtap: aynen kız terlikler de kurtulur.

Murat: hemen benimsediniz şu kızı

Hakan: Onun Azra dan ne farkı var ki?

Taner: birde o dağıtsın ailemizi

Tarık: hem bizim bir ablaya falan ihtiyacımız yok gelmesin istemiyoruz ki dede?

Mehmet Bey: Yeter artık. Ne saçmalıyorsunuz siz hiç tanımadığımız bir kız hakkında neler konuşuyorsunuz bir de o kız sizin kardeşiniz. Bu yaşta sizden gurur duyacağımıza utanalım mı? Şimdi herkes odalarına bir daha hiç kimse bu konu hakkında bir şey söylemeyecek haydii!

Bu sözlerden sonra kimse bir şey diyememişti. Ama daha gelmeden dedelerini kendi safına çektiğini düşünen İzem Dalya'nın kuzenleri ile başı dertte gireceği belliydi.

Bölüm sonu

5 yorum