İçeriğe geç

Hayalperest

Bölüm 8 · 5 dk okuma

Hayalperest

Bölüm 8

8 Bölüm Acıtan Gerçekler

Hayalperestken hayallerle dolu bir dünyaya gözümü açıyor , acılarıma bir kılıf buluyordum. Şimdi ise öğrendiğim gerçekler yıllarca ezilen, saklamak zorunda olduğumun benliğimi ortaya çıkarıyordu . gerçek bildiğim her şey yalan olduğunu , öğrendiğim andan beri ne yapacağımı bilmez halde odamın içinde oturmuş boş bir duvara bakıyor gözlerimden akan yaşlar başımı yasladığım dizlerimin ıslatıyordu . Kafamın içinde dönen sesler kulaklarımda yankılanıyordu. Yatağımın kenarına bıraktığım telefonum titremesi ile yatak titriyordu. Elime aldığım telefona bakıp öylece durdum bir iki saniye , arayanın isimine dikkatli bir şekilde bakıp arayanın savaş olduğunu görüp telefonun çalması bitmeden cevapladım .

Alo !!

Nasılsın yağmur ! Kitap için aramıştım seni! Müsaitsen buluşup kitap hakkında konuşalım biraz

Kitap mı, benim ne yaşadığımı biliyor musun ? ! Yada neye uğraştığı mı? Sen bana kitaptan bahsediyorsun , kitap ha ! Tamam!! Sana öyle bi konu anlatacağım ki kitabın tutacak , neredesin! Söyle oraya geliyorum!

Ne oldu sana !! Her zaman buluştuğumuz yerdeyim ! Sen iyi misin?

"Telefonu kapatıp , üzerime bi şeyler giyip savaşın olduğu yere gitmek için yola koyuldum . Bindiğim otobüs ineceğim durağa gelmiş olduğundan , otobüsten indim . Her zaman buluştuğumuz yere geldiğinde savaş bankta oturmuş elindeki kağıt parçalarına bakıp derin düşüncelere dalıp gitmiş bi hali vardı. "

Savaş!!

Neler oluyor ! Seni kızdıracak bir şey mi yaptım! Neden bu kadar sinirlisin ! Ne oldu ! Anlat artık!!

Sana fazla çıkıştım sanırım , senlik bir şey yok ! Al eline bilgisayarı yaz !

Savaş yaz dedikten sonra dilim ona tüm gerçeği nasıl söyleyeceğini bilmiyor , o an içimdeki acıyı, hayal kırıklığımı ona anlatmayı istiyordum , yazıp yazmamak ona kalmıştı, bilgisayarı dizlerinin üstüne koyup ağzımdan çıkacak olan sözleri bekliyordu , o gece olan her şeyi ona anlatacaktım , benim duyduğum şeyleri o nasıl hazmedecekti

Dilimin bağı çözülmüştu artık !

(Gerçeklerin ortaya çıktığı gece )

Neler oluyor İpek!!

Bu kadın var ya , senin anne değil , sana yıllarca yalan söylemiş , bana söylemiyordu . Gizli gizli onu takip ettim . Zorla söyledi , her şeyi öğrendiğim için bu sinir falan!

İpek şunu doğru düzgün anlat

, söylediğin şeylerden hic bir şey anlamıyorum!!

Anlat ! Her şey yağmura! Yoksa ben anlatacağım!!

Tamam her şeyi anlatacağım!

Kızım sen benim kızım değilsin ! Sen komşumun kızısın, biz seni bulduğumuzda sen küçücüktün , ölmüş olan anne ve babanın başında ağlıyordunuz

Ağlıyordunuz derken !

Erkek kardeşin ve sen!!

Kardeşim nerede ?

Bilmiyorum!!

Annem dediğim kişi bana yıllarca masal anlatmış , anlattığı şeyleri duyunca dehşet düşmüş , sadece dinlemekle yetimebiliyordum. Bir Erkek Kardeşim olduğunu bile yeni öğrenmiştim. Kardeşimin neden aramadı beni yıllarca , o şimdi nerede!

Neyin icine düştüm ben , ne yapacağım !

O an düşünceler beynimde yankılanırken annem diye bildiğim kadının anlattıklarına dikkat kesildim .

O Zamanlar eşim kumar bağımlısıdı. Senin ailenin durumu bizden çok daha iyidi. Bi gün eşimin borçluları , borçlarını almak için bizim evimize gelirken evleri şaşırıp sizin eve girmiş ve aileni öldürmüşler , bilmiyordum böyle yapacaklarını !!

Yeter anlatma ! Neden yaptın bunca şeyi neden !

Affet bizi kızım ! Ben böyle olsun istermiydim ! Bilseydim o gün geleceklerini aileni daha erken uyarırdım! Son kez dinle beni Yağmur lütfen!

Daha ne diye bilirsin ki daha ne saçmalayacaksın !

Sana ailenden çok büyük miras kaldı!!

Yeter sus! Daha fazla düşme gözümde , annem dedim yıllarca sana , bazen hiç bir suçum yokken bağırdın çağırdın. Kendi kendime sus yağmur annedir o senin dedim. Ama meğerse annem değilmişsinde , bi katilmişsın , sizler ailemin ölümüne neden oldunuz, kardeşim kim bilir ne halde , İpek öğrenmeseydi , hala saklayacaktın bizden gerçekleri , şimdi benden seni affetmemi istiyorsun , sen nasıl bi kadınsın !!! Senin yüzünden yıllarca acı çektim.

Yağmur !! Kendine gel iyi misin??

Anne hep senin yüzünden !! Ambulansı ara !! Yağmur !!

Tamam tamam arıyorum!!

Gözlerimi açtığımda koluma serum takılı bir şekildeydi. İpek kolunun üzerine yatmış uyukluyordu. Başımda hafif bi ağrı vardı. Odanın kapısının açıldığını görüp yatığım yerden doğrulup , yatağımı biraz dikleyip arkama yaslanıp oturdum . İçeriye giren doktorum selçuk bey sonuçlarının iyi olduğunu söyleyerek , ipek uyanmış olduğundan doktorun ricasıyla dışarı çıktı. Ona olanları anlatmamı isteyip , küçüklüğünde olan her şeyi tekrar anlatmamı istedi. Ona dönerek , derin bir nefes alıp anlatmaya başladım..



( Annem beni bahçeye çıkarmış oyun oynamam için oyuncaklarımı yanıma getirmişti . Biraz yanımda oturup , uyuyan kardeşimin odasında olan telsizden ses gelince annem yanımdan kalkıp , bahçeye açılan balkonun kapısından eve girdi. Tek başıma kaldırımdan biraz oyuncaklarla oynayıp , bahçede olan çiçeklerden toplayıp anneme getirmek için evin balkonundan içeriye girdim .



Kardeşimin odası üs kata olduğundan merdivenlerden yukarı çıktım. Basamakları çıkarken anneme bir kaç kez sesledim , ama ses veren almadı . Yukarı çıktığımda odaların kapısını teker teker açıp anneme seslendim. Kardeşimin odasına geldiğimde kapı yarım kapalı olduğunda kapıyı elimele hafif itip açtım. Küçük kardeşim beşinde oturmuş agliyordu. Beşine boyum yetişmediğiden az ilerde olan sandalyeyi alıp beşiğin yanına çekip kardeşimi beşikten çekip aşağıya indirdip ağlamasın diye beşikte olan emziğini alıp ağzına koydum. Elini tutup annemiz bulmak için tek tek odaları gezdik . Sonda olan babamın çalışma odasını bakmamis olduğumdan kardeşimi alıp o odaya yöneldik kapıyı açtığımızda annem ve babam kanlar içerisinde yerdeydi. Annem ve babam için ağlarken içeriye arada sırada gördüğüm komşumuz içeriye girip beni kucağına alıp evden dışarıya çıkarmıştı. Kardeşim annemin başında ağlıyordu. Komşumuza kardeşim kaldı desemde içeriye yöneldiği sırada polis sirenin duymasıyla beni tekrar kucağına alıp oradan uzaklaştırıldı. )

Gözlerini açabilirsiniz !!

Hatırlıyorum , her şeyi doktor bey!!

Her şeyi artık hatırlıyordum , en acı olan ise artık kimsem yoktu , yapayalnız kalmıştım bu dünyada ,kime güvenebilirdim ki bundan sonra , söylesene savaş! Kime güvencem ben !oldumu kitabın yazdın mı? Tutar kitabın demi , üstünde yazarsın ( yalan hayat ) diye !!

Savaşın anlatımı

Yağmur yanıma geldiğinde çok kızgın ve üzgün hali vardı. Sinirle bana anlattığı şeyleri yazmamı istedi. Elime aldığım bilgisayara yazmaya başladım . O an anlattıklarını duyunca yazmayı bırakıp onu dinlemeye odaklandigimda hissedigi acıyı kalbimde hissetmeye başladım . Ona destek olmak için onu kendime doğru çekip sımsıkı sarıldım acılarını biraz daha hafifletmek için o anda sesli bir şekilde ağlamaya başlamıştı. Onu böyle görmek gerçekten çok kötüydü . Anlattıkları karşısında ne yapacağımı ona nasıl bir çözüm bulacağımı şaşırmıştım . Bu sorular beyinimde yankılanırken , kendini geri çekip gözlerimdeki yaşları sildi .

Ne yapacağım savaş ! Artik o ev geri dönemem bunca yıl beni sevsin diye gözünün içine baktığımda kadınını aslında beni mecburiyetin kabullendigini bilmek çok acı veriyor

Bazen gerçekler acı veriri bize ama bu acılar bizi yikmaz yağmur bizi güçlü kılar sende bir karar verip kendi yolunu çizmelisin sakin pes etmeden

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.