"Sadece bu kanlı tiyatro oyunundaki oyuncular kadar iyi bir oyuncuydum."
"Kızım sen ne bok yiyorsun,benim burda götümden ter akıyor bunları getirirken birisi yakalicak diye,sen gerçekten kendini öldürmeye çalışıyorsun,yok sana ölüm falan gerçekten öleceksen beni niye bu kadar uğraştırdın vallahi gebertirim seni"gözlerim dolu dolu olmasına rağmen Leyla'nın bu haline gülmeden edemedim.Leyla ablamın hem koruması hemde en yakın dostuydu.Herşey bir plandı aslında,nedeni ve planı ise birazdan görücektiniz."Sakin ol kankim,seni yanıma almadan hiçbir yere gitmiyorum."Sen iflah olmassın bakışı attı"Hadi dansları bitmek üzere,seni hazırlamalıyız"cevap vermek yerine başımı tamam anlamında salladım içerdeki ekibi ise yeni farkediyordum onlara baktığımı anlayan Leyla açıkladı."İşlerinin en iyileridir makyaj görünüm falan profesyonel tiyatro oyuncularını hazırlayan ekip, kendilerine olayı açıkladım kendilerini işi halledip gidecekler.Ona nasıl anlattın bakışı atınca güldü ve göz kırpınca anlamıştım olayı şüphelenmiyecek şekilde anlatmıştı.Daha fazla beklemeden herkez işine başladı bazıları odadaki eşyalari deviriyor bazıları ise odaya değişik bir koku sıkıyordu odanın havası sanki insanda kafa yapan uyuşturu gibiydi.Beni ise yere yatışmışlardı.Uzun saçlarımı yere sermişler başımı yana çevirmişlerdi bileklerimi ise tenimle aynı renk hamurlarla beraber kesik havası veriyorlardı Leyla'nın dediği gibi gerçektende işlerinde çok profesyonellerdi.Sahte kanı bileklerimden oluk oluk akan bir kan gibi sıkıyorlardı en son işlerini bitirmiş tam çıkacakken bir tanesi bana döndu ve"Boynundaki nedir"diye sordu ben ise"Ablamdan bir hediye"diyerek cevap verdim o ise arkasını dönmüş gidiyorken"Oyunun gerçekliliği için ben olsam elime alırdım,onu düşünerek intahar ettiğini düşünür ve daha duygulu bir sahne ortaya çıkar."Leyla"Beyler ben size yolu gösterim"diyerek çalışanlarla beraber çıkmıştı.Ben ise hiçbirşeyi bozmamaya çalışarak boynumdaki kolyeyi çektim ve arkası kopan kolye elime geldi,incelemeden elime aldım ve elimi geri pozisyonuna çevirdim o sırada Leyla içeri girdi."Hazır mısın Liana" "Hazırım merak etme"tam gidiyorken tekrar döndü ve cebinden küçük bir top çıkardı"Nabzını yavaşlatır zaten odaya girenin kafası iyi olucağı için çokta detaylı incelemeler merak etme."Topu koltuk altıma koydu ve gitti ben ise belli olmasın diye iyice yukarı vermiştim zaten küçük birşeydi,kolumu kaldırıp bakmazsa belli olması çok zordu birkaç dakika sonra odanın kapısı açıldı ve içeri birisi adımladı anlamıştım bu kişi ablamdı kendimi kıpırdatıp koşarak ona sarılmak istedim ama bu dürtüme engel oldum zorundayım abla umarım beni birgün anlarsın.Annemin bağırışlarını duyuyordum benim için meraklanıyor muydu yoksa,anne benimle ilgilenmen için illa başıma böyle birşey mi gelmeliydi.Duyduğum tokat sesiyle ne olduğunu şaşırmıştım"Bişey yap Alina lütfen,bunu basına insanlara açıklayamayız."Böyle bir durumda olmasaydık buna gülerdim bende biran benim için endişelendi zannetmiştim.Birisi yanıma çöktü kokusundan anlatmıştım gelen ablamdı ama bana dokunmuyordu."B-iişey yap Ali-na ya-şıyor dim-i,b-u olmaz olamaz benim üstüme kalır bu bunu nasıl açıklicam"biraz sesizlik oluştu ve yine annemin korku dolu sesini duydum."A-ssil ve o-ona nedicem.Bu durumda bile kendini düşünüyordu,çünkü anneme göre kendinden önemli kimse olamazdı.Vücuduma ıslaklık değiyordu buna dayanamazdımki hayatimdaki en değerli insanın ağlamasına nasıl dayanırdım birgün bu olay için ablam beni affetsede bile ben kendimi asla affetmicektim"Sende mi bıraktın beni küçük ışık neden,bakamadım mı sana,sanada mı yetemedim ben,sen ışıklara gittinde beni neden karanlıkta bıraktın"Bu sözlerden sonra ise çığlığı bütün odaya yayıldı ve kulaklarımda son buldu.Bu odayı seçmemizin nedeni buydu dışarıya ses gitmemesi bu yüzden kimse bu çığlığı duymamıştı ama ablamın bu çığlığı benim kulaklarımdan hiç silinmedi.Odanın tekrar açılma sesini duydum içeri birileri girmişti."Efendim isterseniz yaklaşmayın içerde misafirler var üstünüz kirlenmesin" bana yaklaşmaya çalışan kimdi abim mi Asil mi yoksa annem mi daha fazla bekleyemezdim çünkü Leyla beni bekliyordu anlamıştım beklediğimiz herkez odada diyordu bunuda planlamıştık.Yavaşça gözlerimi açtım buğulu birkaç saniyeden sonra göz makyajı akmış olan masmavi gözlerin bana baktığını farkettim ama şuan ablama odaklanamazdım soğukkanlı olmalıydım ayağa kalktım ve odadaki herkezin gözünün içine bakarak konuştum."Evet sevgili ailem."Hepsi bana şaşkınlıkla bakarken anneme doğu yaklaştım dudaklarımı büzdüm üzgünmüş gibi bir tavırla"Annecim öldüm diye çok üzüldünmü kıyamam sana ağlatıcaksın beni."Biyandan gülerken bir yandanda ellerimi etrafımda açıp odayı işaret ettim."Oluşturduğum kanlı tiyatro oyununu beğendiniz mi yaratıcısı karşınızda duruyor ama sizinde hakkınızı yiyemem şimdi iyi oynadınız"anneme yaklaştım"Annecim beğendin mi oyunumu senin öğrettiğin gibi bir oyun sergiledim sen seversin insanları oyuncun yapıp oynatmayı bu seferde dedim ben yönetmen olim sen oyuncu ol bakalım nasıl oluyormuş."Annem çok yanlış yapmıştı,onun karşısında herkez korkar titredi ama ben korkmazdım çünkü onu en iyi ben tanırdım bilmiyordu belki ama onun karşısındaki kendisiydi annem kendisiyla bir savaş içersindeydi.Kendinden ödün vermeyerek beni süzdü"İyi oyundu en azından iyi bir öğretmen olduğumu bir kere daha anladım peki neydi bu ne istiyorsun."Asıl oyun şimdi başlıyordu hikayeye giriş yapmıştık şimdi ise gelişme bölümündeydik buraya kadar herşey planlıydı tek planlı olmayan şey sonuç bölümüne noktayı kimin koyucağıydı.Rahat bir şekilde bir sandalye çektim ters bir şekilde oturdum ve şeytani bir gülümsemeyle karşımdaki oyuncularıma baktım."Eğer dediklerimin bir tanesi bile yapılmazsa bu odada olan herşeyi sizin üstünüze yıkarım ilk önce bununla başlayalım"annem tam birşey diyecektiki ondan önce davrandım"Annecim sana hiç ahlak kurallarını öğretmediler galiba,olsun ben hatırlatırım bir insan konuşurken konuşulmaz saygıyla karşısındakini dinler o yüzden bırakta devam edim istersen.Aslında az önceki senaryo Leyla gelmese gerçekten gerçekleşicikti yani Leyla'ya şükredin bence.Kendimi bu aralar kötü hissediyorum vede sıkıldım bu yüzden bulduğum bir hastaneye gitmek istiyorum."Dediğimde sevgili abim hemen"Asla olmaz sen bizi galiba rezil etmeyi geçtin insanlara maskarada yapacaksın."Tamda konuya bastın sevgili abicim bende bu yüzden bizi asla satmicağından emin olduğum birinin kliniğine yatmaya karar verdim zaten.Annem"Kimmiş o bide bizim bu işten kârımız ne olucak" yüzümdeki gülümseme genişledi abim şaşkın bakışlarla anneme bakıyordu ama anneme göre kirli ama karlı bir iş varsa önemli olan kiri temizlemek değil gizlemekti"İşte şimdi anladığımız dilden konuşmaya başladın annecim bizim en iyi ortaklarımızdan olan Soylu ailesinin Barlas Soylu'nun yönetiminde olan hastanede benim yaşımdaki ve benim gibi olan gençlere hizmet veren bir bölüm var,oraya gitmek istiyorum.Gelelim sizin kârınız olan bölüme birinci olarak benim gibi bir lanetten kurtulmuş olucaksın,ikinci olarak bu olayı hiç yaşanmamış sayıcam ve son olarak ise beni yönetmene izin vericem hep istediğin beni kendin yapmaktıya annecim sana bu fırsatı veriyorum bana bir sene vericeksin sadece sonra seninim."Benim yüzümdeki gülümseme bu sefer ona bulaştı ve biraz sesizliğin ardından"Anlaştık"elini ileri doğru uzatmıştı bende tam tutucaktımki o hamlemi yaptım."Bu arada ablamda benimle vasim olarak geliyor haberin olsun"annem tam konuşucakken herşeye atlayan sevgili abim ortaya atladı"Sen nereye defoluyorsan defol Alina hiçbir yere gelmiyor kendine bir vasi istiyorsan Leyla'yı al"bu sefer bakışlarım ona döndü ablama takıntılı bir pislik olduğunu biliyordum,ben gidince ablamla dahada yakınlaşmaya çalışıcaktı bu yüzden gidişime pek birşey dememişti bu aileye bu kadar zeka gerçektende fazlaydı.Yerimden kalktım ve annemle arasına gittim gözlerini kızına kitlemiş olan Asil'e baktım ve kulaklarına fısıldadım"Hayattaki tek varlığına tecavüz etmeye çalıştığını öğrense ve seninde bu olaya sustuğunu öğrense sizce tepkisi ne olur Annecim ve abicim"Yavaşça geri çekildim abim yavaşça yutkundu annem ise duydumu diye korku dolu gözlerle Asil'e döndü. Ama Asil onu nasıl bıraktıysam aynı pozisyonda duran ablamı gözünü kırpmadan izliyordu.Bu görüngü boğazımda bir yumru oluşturdu bir fotoğraflarını görmüştüm Rojda teyze ve Asil ablamın yanına kocaman bir öpücük kondurmuşlardı ve aşkla birbirlerine bakıyorlardı ablam ise kocaman gülümsüyordu harika bir baba kız olabilirlerdi ama Asil Rojda'dan sonra herkesi unutmuş gibiydi sanki o fotoğraftaki Asil'i yapan Rojda'ydı yani Rojda yokken Asil sadece aklını kullanan soğuk biriydi Rojda'yla beraberken ise ruhunu açıyor ve kendi oluyordu.Asil ruhunu,siyahı Rojda'nın kendisine olan kutsanmış olan sevgisini ve kendinisini Rojda'sını gömdüğü mezarda bırakmış Rojda'nın onda sevdiği kendisi dahil herşeyi ona adamıştı.Bu yüzden ne etrafında olup biteni nede kızının yaşadıklarını hiç görmemişti.Kimse bilmesede Asil benim üvey babam değil bana abilik yapmayan abim olmuştu."Anlaştık sanıyorum Annecim ve abicim"İkiside nefretle bana baktılar artık kırılmıyordum alışmıştım."Sen bir sene sonra burda olma o zaman görüceksin Liana bu burda bitmedi"deyip annemide tutarak odadan çıktılar.Ben ise yüzümde gülümseme ile kaldım oyun daha yeni başlıyordu kartlar dağıtılmış,taraflar oluşturulmuştu ama kimsenin bilmediği şey joker kartının bende olduğuydu ve bildiğimiz gibi joker kartı herşeyin yerine geçerdi.Asil'in yanına gidip omzuna dokundum bianda elektrik çarpmış gibi irkilmişti ama bana dönmüştü yorgundu bu her halinden belli oluyordu sadece mutlu bir ailesi olmasını isteyen bu adam ne günah işlemiştide onu o yapan karısını ondan almıştı bu evren"İyi olucaz merak etme"tekrar kızına baktı"O benim son varlığım Liana ona iyi bak olur mu o-o sadece senin yanında gülüyor, benimle konuşmayı bırak yüzüme bile bakmıyor önemlide değil o iyi olsun yeterki annesine söz verdim tu-tamadım herşey benim yüzümden.Kendini ne için suçluyordu tam sorucaktımki Asil arkasına bile bakmadan sanki birisini onu çağırıyormuş gibi odadan koşarak çıktı.Peşinden gitmeliydim belkide ama kendi yarattığım kanlı tiyatro oyunda birinci oyunun sonunu yazmıştım ve peşinden gidersem senaryo değişirdi bu yüzden peşinden gitmek yerine kapıyı sahnenin kırmızı perdeleri gibi düşünüp kapattım.
Alina:
İnsanın inandığı şeyler vardır dini,inançları, kendi bulduğu inançları aslında bunların hepsini kendi benliğini sorgulamamak için yapar.Liana önümde uyanmıştı gittikçe kötü bir hal almaya başlıyordum.Kız kardeşim uyanmıştı ve şuan benimle aynı pozisyonda bana bişeyler diyordu.Kulaklarıma ne yaptılar duyamıyordum,hatta gözlerimde de birşey vardı herşey bulanıktı ben nerdeydim.Nası gelmiştim buraya ben kimdim hafızama ne olmuştu bana ne yapmışlardı ben sadece oyun oynamak istemiştim.Birisinin gölgesini görünce onun geldiğini düşündüm yine arkaya doğru gitmeye başladım.Yine bana kokan nefesiyle korkacağım kelimeler fısıldicaktı ve korkacağım şeyler yapıcaktı ellerimle yüzümü gizledim,bacaklarımı kendime çektim saçlarım etrafımı bir koruma kalkanı gibi sarıyordu yüzüne bakmak istemiyordum ama o yüzyüze olmayı seviyordu.Birisinin dizime dokunduğunu anlayınca annemin bana söylediği ninniyi mırıldanmaya başladım
Ey yağmur lütfen yağ üzerimize.
Ey yağmur lütfen yağ üzerimize.
Kavrulmuş bu toprağı ıslat.
Hayat şarkısını söyle.
Seni özlüyorum , seni özlüyorum...
Hayat şarkısını söyle.
Seni özlüyorum , seni özlüyorum...
Uyu, uyu ey Uyu, uyu ey nazlı kızım.
Göğsümde uyu...
Gitarımın sinesi gibi
taştan (seni korumak için)
Gitarımın sinesi gibi
taştan (seni korumak için)
Ninni benim küçük kuşum ,
dünya bir efsanedir. (peri masalı).
Ninni benim küçük kuşum
Bu melankolik gitardan her gece duyulan,
Binlerce aşiyansız (yuvasız) kuşun gözlaşlarıdır.
Bu melankolik gitardan her gece duyulan,
Binlerce aşiyansız (yuvasız) kuşun gözlaşlarıdır.
Ey yağmur lütfen yağ üzerimize.(Lalai)
Bana sıkıca sarılan birisini hissedince başımı yavaşça kaldırdım buğulu gözlerle karşımdaki kişiye bakınca gözlerimdeki yaşlar hızlandı.Karşımdaki kişi kardeşimdi.Bu o olamazdı Liana bu kadar ağlamazdıki bide o kimsenin karşısında da ağlamazdı ben onun hayalini görüyordum ama hayalinin bu şekilde ağlaması olması yüreğimde derin yarıklar açıyordu.Titreyen ellerimi havaya kaldırdım ve yüzünü avucumun içine aldım"Neden ağlıyorsun minik ışık,nütfen ağlama sen ağlayınca yüreğimde derin yaralar açılıyor."Baş parmağımla yüzünden düşen elmasları sildim ne kadarda gerçekti karşımdaki kişi."Ben seni şimdilik görüyorumya kafam yerine gelince gidiceksin eminim,onu görürsen benim iyi olduğumu bu kararında da yanımda olduğumu söyler misin."Burnumu çektim ve devam ettim"Kimseye söylemez ama karanlıktan korkar o gittiği yerde ışıklar olsun olur mu.Son olarak ise intahar ettiğinde bile ona kızmadığımı söyle b-een kıyamam ona orda onu kolla kıymasınlar kardeşime benim,o dıştan göründüğü gibi değildir içi çok naiftir.Dışardan bakan vicdansız zanneder ama her zaman hayvanlar için yanında mama bulundurur,en sevdiği rengi siyah zannederler ama her rengi ayrı ayrı sever ve dıştan ne kadar burnu havada şımarık gibi görünsede aslında alakası yoktur."Hala ağlıyordu bianda bana o kadar sıkıca sarıldıki bütün benliğimle hissettim."Abla benim ton frère (kardeşin)bak burdayım yanında gerçeğim nolur benden korkma" "L-ianna"gözyaşları düşmeye devam ederken bana güldü"Evet Liana ışığın karşında duruyo abla"daha fazla dayanamadım kollarımı açtım ve onu hiç bırakmamak üzere içime çektim,oda bende sanki yıllardır ağlamıyomuş gibi ağlıyorduk.Yavaşça başını kaldırdı"Abla nolur affet beni yapmak zorundaydım Leyla'yada kızma nolur onu ben zorladım bunu yapmasaydım bize sanki onların yarattığı robotlar gibi davranmaya devam ediceklerdi ama şimdi senaryo benim elimde bu sefer yönetmen benim onlar oyuncu."Küçücük aklıyla neler düşünmüştü beni kurtarmak için kendine neler yapmıştı bilmiyorduki ben kuyunun en dibindeydim her seferinde çıkmaya çalışmaktan yorulmuş ve artık pes etmiştim,ama kardeşimi o kuyuya atmalarınada izin vermezdim düşse bile kendimi ona basamak yapar çıkarırdım.Çok şey söyleyebilirdim şuanda ona bağırıp bunu nasıl yaptığı sorgulardım yada onun planını aşşalar asla işe yaramicağını anlatırdım ama bunları yapmak yerine alnımı alnına yasladım ellerimle gözyaşlarını sildim.Keşke yaşadıklarım bir kâbus olsaydı en azından uyanıcağımın bilincinde olurdum."Hadi bakalım Leyla'ya beraber arka kapıdan odana çıkın temizlenmesinde sana yardımcı olsun bende buraylan ilgilenim."Abla birşey demi-" "Hadi bakalım küçük hanım odana"Leyla'ya döndüm"Kimsenin sizi görmediğinden emin ol bide temizlik görevlilerini gönderirsin"sadece başını sallamakla yetindi onlar çıkarken beş on dakka sonra içeri temizlik görevlileri girmişti hepsinin bu odayı temizledikten sonra unutucağına dair bir konuşma yapmış ve bunun karşılıklarını alıcaklarından bahsetmiştim,onlarda kafalarını sallayarak işlerini yapmışlardı.Birbuçuk saatin sonunda işler bitmiş oda eski haline döndürülmüştü onlarıda arka odadan çıkarttırmış bende odaya son bir göz gezdirdikten sonra çıkmıştım.Başım dönüyor gözlerim önünü buğulu görüyordu heran düşücekmişim gibiydim burda daha fazla duramıyordum gitmek istiyordum ama gidemezdim bu yüzden kimsenin beni görmemesini umut ederek odama gittim ve hızlıca kendimi duşa soktum.Ellerimdeki kırmızı kan neden akmıyordu kaç kere yıkamıştım oysaki neden gitmiyordu gözlerim duşakabinin içine değince heryerin kırmızı olduğunu farkettim heryere su tuttum ama heryerdeydi beyaz biryer yoktu heryer kırmızıydı annem severdi kırmızıyı.Saçlarında severdi,giysilerinde severdi,babam siyah olduğu heran oda kırmızı olmak isterdi.Siyahla kutsanmış adam ve kırmızıyla kutsanmış kadını.Daha fazla bakmak istemedim aşşa inmeliydim kaç saat olmuştu insanlar ne düşünmüşlerdi hiçbirşey düşünemiyordum.Kendime hemen bir elbise aldım ne olduğunu bile bilmiyordum kurutma makinesi saçlarımı kuruturken makyajımı yaptım ve yine hazırdım aynada kendime bakarken gri bir elbise seçtiğimi farkettim üstünde taşlar vardı ve boynumdaki gümüş kolyeyle bir ahenk oluşturuyorlardı ayağımdaki gümüş ayakkabılarla yine herzamanki gibiydim saçlarımı ise doğal haline bıraktım biraz kabarmıştı bu yüzden masamın üstünden gümüş yandan takılan tokayı aldım ve saçimın yanına taktım.Aşşağı indiğimde herkez normal görünüyordu Diandra hanım beni görünce yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu ve eliyle kibar bir şekilde yanına çağırdı bende aynı şekilde gülümseyerek yanına gittim"Merhabalar"diyerek masaya kendimi taktim.Masadaki insanlara göz gezdirince boğazımdaki yumru büyüdü ve yutkunamamamı sağlicak hale geldi.Masadaki bana şevkatle bakan kişi annemin en yakın arkadaşı Dalya teyzemdi.