İçeriğe geç

Hayali Yalancılar

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Hayali Yalancılar

Bölüm 4

Bölüm 4: Gelecekten Sanrılar

Aslında dertlerimiz bir kağıt parçası kadar hafifler. Onları kafaya takıp, sorun haline getirip ağırlaştıranlar bizleriz.

Bir kız çocuğu düşünün ailesi tarafından onca hakarete rağmen hala ayakta ama onu yıkabilecek tek kişi var o da sevdiği adam. Herkes bir gün birine yenilir. Bu belki bir mağlubiyettir belki de zafer.

İki genç kız birbirlerine hem abla hem kardeş olmuşlardı 2 yaş farka rağmen. Nil elindeki telefonu iç çekerek yatağa geri bıraktı. Duru onun bu halini görmeye dayanamıyordu. Yakın arkadaşı ile abisinin arasını yapmak istiyordu ama abisi ne kadar adım atılsa bile yine kendi bildiğini okuyordu, fazla bencil biriydi. En sonunda Duru

"Snapchat'i açsana şu komik filtreler ile fotoğraf çekinip eğlenelim" dedi. Nil bu fikri düşünmeden onayladı canı sıkkındı sonuçta. Telefonundan snapchat'e girdi ve fotoğraf çekinmeye başladılar. Duru kendini gülmekten yerlere atarken Nil, Duru'ya vuruyordu. Ama o sırada telefona bir bildirim düştü.

"Arkadaşın 505 snapchat'e katıldı"

İkisi de telefona bakıyorlardı. Ardından Duru telefonu eline alarak 505 adlı kullanıcıyı ekledi çünkü biliyordu bu abisiydi. Aradan pek fazla süre geçmeden telefona"505 seni geri ekledi" bildirimi düştü. Duru çığlık atarak Nil'e sarıldı ama Nil kollarını ona sarsa bile pek tepki göstermedi. Duru geri çekildi ve Nil konuşmaya başladı

"Yine aynısını yapacak biliyorsun değil mi? " diye sordu. Duru bu soruyu es geçerek konuşmaya başladı "Bu sefer sizi yapıcam baksana kızım kendi geri eklemiş seni" diye şakıdı. Nil durgun bir şekilde kafasını iyi yana salladı ardından ayaklandı. "Ben eve gitsem iyi olur. Ha bu arada o bir yabancı benim için artık. Hayali bir yalancı ayriyetten de bir yabancı" diyerek odadan çıktı.

Nil'in Anlatımıyla

Eve gitmek için yola çıkalı yarım saat olmuştu. Otobüse binseydim yarım saate evde varırdım ama kafamı dağıtmak için yürümeye karar vermiştim daha bir saatlik yolum vardı. Kulaklığımı takarak yürümeye devam ettim, şarkının sözleri dikkatimi çektiği için şarkının sesini biraz daha arttırdım.

"Başkasında bulur muyum derken"

"Her şey bi' anda darmadağın oluyor"

"Denedim, denedim"

"Sensizliği denedim, ama olmuyor"

"Sormadın nasılım, nerelerdeyim"

Şarkının sözleri bizim hikayemize benziyor. Ben bir yapboz parçası gibiyim ama bir parçam eksik. O kayıp parçam sizde bayım, beni toparlamaya çalışırken yarım bıraktınız.

🌕

Kantinde önümdeki kitabımı okurken yanımdaki sandalyenin çekildiği duydum ama umursamadım Duru gelmiştir diye düşünüp okumaya devam ettim. Sayfam bittiğinde sayfayı çevirmek için elimi kaldırdığım sırada elimin tutulduğunu hissedip başımı kitaptan kaldırdım. Ersin karşımda alaycı gülümsemesi ile bana bakıyordu. Elimi ondan kurtarıp okuduğum yeri unutmamak için ayracı koyup kitabı kapattım. Ardından ona dönerek konuşmaya başladım

"Yine ne var niye buradasın?"

"Hala masal okuyorsun hiç mi bıkmadın?" sorumu es geçerek sorduğu soruyu dalga geçmek için sorduğu belliydi.

"Evet hâlâ okuyorum seni alakadar eden kısmı tam olarak neresi?"

"Büyüdüğünü düşünürdüm Nil oysaki hâlâ çocuksun"

Onun boş konuşacağını anlayıp kitabımı alarak ayağa kalktım. Kantini kapısına ilerlerken arkamı döndüm. Arkamı döndüğüm an göz göze geldik. Onun duyabileceği bir şekilde konuştum.

"Artık masallara inanmıyorum bayım merak etmeyin" hızla kantinden çıkıp sınıfa gittim aradan çok zaman geçmeden zil çalmıştı zaten.

Bu bölüm biraz kısa oldu kusura bakmayın ama diğer bölüm biraz uzun olucak. Bölüm hakkındaki düşüncelerinizi burada paylaşabilirsiniz❤️‍🩹🥺

Bölüm sonu

1 yorum