Merhaba sevgili okurlarım,
Ben çok özür dilerim, o kadar şey üst üste geldi ki yazamadım kusura bakmayın bu bölümü atayım söz iki güne bir bölüm daha gelecek tekrardan üzgünüm.
Bu bölümde tanışıyorsunuz.
Onlar birbirleri ile. Siz onlarla.
Ben evlatlarını tanıdığım için sorun yok.
Buyrun bölüme geçelim.
~♥~
Bence gerçekten Ters Yüz filminde de olduğu gibi bizde de var o küçük duygulardan ve hayatımızı onlar yönetiyor
Bazı duygular bazı insanlarda ağır basar. Bende neşe ve üzgünlüktür, Yeliz de anksiyete ve gıpta.
Üvey ailemde öfke ve tiksinti.
Neşeyi taşımak her insanın harcı değildir.
Tamam, herkes olmasada çoğu insan hayatı boyunca acı ile karşılaşıyor. O yüzden herkesin harcı değildir neşeyi taşımak.
Neşeyi taşıyan insanlara değer verin, onlar nedense hayatları boyunca acı ile karşılaşmışlardır.
~♥~
Sabah 6 da kalkmış kahvaltı hazırlıyordum. Çünkü benim görevim buydu. Aynı külkedisi gibi. En çok sevdiğin masal ne diye sorarsanız hiç kuşkusuz külkedisi derdim.
Kendim ile benzetirdim onu hoş hala benziyoruz.
Kahvaltıyı hazırlar kimseye görünmeden okula gittiğim aynı rutin.Yüzün ayaklarına bakıyor. Çünkü önüne bakarsan adamlar var. Erkeklerden korkuyorsun. Aslında insanlardan korkuyorsun ama belli edemezsin. Bu senin ve başkalarının sonu olur. Bana yenilmemek şart olmuştu. Daha çocukken.
Ben kendi travmalarımı çözemeden başka insanların sorunlarını çözmek için psikoloji okuyan bir insanım.
Kendimden önce başkalarını seçmek benim için bir görev halindeydi her zaman. Ben kendimi bir balığın aldığı nefesten bile sorumlu tutan bir salağım çünkü.
Elerimde, kollarımda çizikler; dudağım daki yara daha iyileşmeden tekrar kanaması akşam ki işkencenin eseriydi.
En arkada sıramda otururken sınıfa yeni bir kız giriş yaptı, Yeliz. Ben uyur gibi başımı sıraya yaslamış sesiz sesiz ağlarken beni gören ikinci kişiydi Yeliz.
Otura otura yanıma oturmuştu. Nefret ederdim insanlarla konuşmaktan. Sonuçta doğa üstü bir çirkindim ben o zaman ki haline göre- şuan dünya güzeliyim o ayrı .
"Selam Yeliz ben senin ismin ne" bu kız neden bu kadar neşeli diye düşünmüştüm. Keşke hayatı boyunca da böyle kalsaydı.
"Gece" diye söylendim. O zaman ismimi gece katmışlar. Onlara ait ismi bile istemedim.
E paralarını yiyorsun diyeceksiniz o para bana direkt dedemden kaldı onlardan degil. Sırf bu yüzden çok şey kaybettim. Reşit olana kadar o paraya dokunamıyordum. Zaten şuan 22 yaşında olduğumdan şuan kullanabiliyordum.
Dedem onlar gibi değildi. O en azından dövmüyordu. Kurtarmıyordu da. Oğlu olacak canavar onu bile yıkıp geçerdi çünkü. Onu da affetim, kendime kendime ' o sana vurmuyorsa seni seviyordur sadece onu sev, sorgulama' derdim. Fazla merhamet her zaman aptalların işidir ve ben uslanmaz bir aptalım.
"Benimle lavoboya gel çabuk Gece"
"Öyle birşey yapmayacağım" bunu derken az sonra kalkacağım için gözyaşlarını siliyordum.
"Ya ama lütfen" bu kızda beni ona karşı ısındıran şeyler var. Bunun hoşuma gitmediğini söyleyemem. Hislerim beni doğru yola götürürdü bundan emindim.
Ben aslında iki ayrı kişiydim.
Dönüm noktam vardı benim hayatım 15. yaşımdan sonrası. Gece bir hafta içinde öldü. Hayal ise onun küllerinden yeniden doğmaya çalışıyor.
İyilik abidesi her zaman mutlu olan Hayal
Depresif ve her şeye karşı öfkeli Gece.
Peşinden yürümeye başladım Yelizin. Tuvaletten içeri girdi kapıyı kilitledi.
"Şu kapıyı hemen aç "
"Derdini anlatmadan asla"
"Neden? Neden derdimi soruyorsun neden beni dinliyorsun ki ben bu koca dünyada bir karınca kadar birşeyim"
"Benim için önemlisin çünkü "
"Kandırma beni Yeliz az önce tanıştık aç kapıyı gideyim " biraz daha kalırsam gerçekten ona sarılıp ağlayacaktım.
Aradan geçen bir kaç dakika sonra beklenen son gerçekleşip gözyaşlarımı tutamadım.
Anlattım.
Belki de biz birbirimize bağlayan şey acıydı...
Gece o gün son bir kişiye daha güvendi. Zaten çok geçmeden öldü.
~♥~
Aralamaya çalıştığım göz kapaklarım sanki çivilenmiş gibi açılmıyor.
Neler oluyor.
Ben neden burdayım. Burası neresi.
'Hastane' diye bir ses yankılandı kulaklarımdan.
Göz kapaklarımı tekrar açmaya çalıştım, açılmadı.
Sakince bekledim.Tamam yani çokta sakin olmaya bilirim ama bekledim. Çünkü kendimde konuşacak gücü bulamıyordum.
Etraftan gelen sesleri algılamaya başladım.
"Kızım ne zaman uyanacak kardeşin"
"Birazdan uyanır anne"
Saçımda bir ağırlık geziniyordu. Ayaklarımın olduğu tarafta çökmüştü. İyi de ben hala gözlerimi açamıyorum.
Saçımda öpüldüm." Kokusunuda çok özledim birtanemin." Derya hanım dı galiba.
"Emin ol herkes çok özledi onu " diye yabancı bir ses duydum. Bunu söyleyen insan yavrusu arkadaş kimdi ki şimdi.
"Kardeşlerin onu tanımıyor bile sadece resimleri var" Derya hanım bu arkadaş benim kardeşim mi oluyor abim mi?
"Öğrenirler anne" üstünden bir yük kalkmış gibi konuşuyor.
Gözlerimde ki çiviler söküldü ve gözlerim yavaş yavaş açıldı.
Karşımda gözleri kırmızı bir adet Yeliz duruyordu.
Kıyamam.
"Hayal" dedi harfleri uzata uzata.
Ah kuzum benim.
" Yeliz" bebek yaa
" Korkuttun beni, pislik" kazayla oldu be tutamadım kendimi.
Yerimden doğruldum ve kolum daki serumu çıkarmak için uğrasştım ama bantlar için alkole ihtiyacım vardı.
"Aslı bana dezenfektan alkol falan getirirmisin şu serumu çıkartalım."
"Hayal saçmalama bırak ben çıkartırım."
"Hadi Aslı "
"İyi tamam"
Şok olmuş bir şeklde bana bakıyorlardı. Galiba sağlık meslek lisesi okuduğumdan haberleri yok.
Onlar Yeliz ile sohbet ederken ben Aslı'ya söylemiştim sağlık meslek lisesi okuduğumu.
Yeliz hemşirelik okuyordu.
Ben son anda tercihimi psikoloji olarak değiştirmiştim.
” Kızım sen serum çıkarmayı nereden biliyorsun. " Bu mantıklı soru tabi ki de Yusuf Beyden gelmişti.
"Ben sağlık meslek lisesi bitirdim Yusuf Bey." şuan ki kibarlığımâ bâkmayınız normalde beni ayıplayan teyzelere laf sokan bir insanım.
"Hangi lise" ula sen de bakayum bağa sen kimsundur da bağa bu soruyu soraysun.Abicim harbiden sen kimsin ya.
”Şimdi beyefendi bu sorunun iki farklı cevabı var önce bana bir isminizi ve kim olduğunuzu söylerseniz ben ona göre sorunuzu yanıtlayayım" ne kadar da kibarım öyle.
"İsmim Burak ve abin oluyorum küçük hanım" küçük hanım derken pardon.
"Küçük hanım demesek yani pek küçüklüğüm de kalmadı gördüğünüz gibi Burak bey."
"Abi tercihimdir."
"Pardon anlamadım"
"Bey deme bana abi de"
" O kelime ile hiç aram yok , sadece Burak desem"
"Tâmam"
Konu tam kapandığında Aslı eline bir dezenfektan ve pamuk almış geliyordu.
"Al getirdim"
Yüzüme güzel bir tebessüm ederek teşekkür ettim.
Önce dezenfektanı kolumdaki bantlara sürdüm. Bu sayede kolayca bantlar kolayca çıkabilecekti.
Bantları çıkardım, pamuğa da biraz dezenfetan sürdüm. Pamuğu iğne deliğinin üstüne bastırdım. İğneyi çektim ve bitti. 1 dakika mı almadı.
İşimi bitirdiğim de hepsi gururlu gözler ile bana bakıyordu.
Yanlız ismini öğrenemediğim 1 kadın daha var burda. De bakem kurban sen kimsender hele de bakem
"Hanfendi sizin isminizi ve kim olduğunuzu öğrensem"
"Ben Birce Burak abinin eşiyim" diye naif bir ses yankılandı kulağımda.
"Sesinize bayıldım Birce hanım"
"Teşekürler ama şu hanımı atsak sıkıntı olurmu?"
"Daha iyi olur"
"Hayal Çiçi'nin veteriner randevusu var benim götürmemi ister misin" diyen Yeliz ile aydınlandım. b12 eksiliğinin neredeyse bir köpeğin aşısının geç olmasına sebep oluyordu. Allah'ım nasıl büyük bir olay.
"Yok ben götürürüm"
"Çiçi?" diye soru sorarcasına köpüşümün ismini söyleyen Aslı ya döndüm.
" Köpeğim"
"Anladım"
Çanta mı ve telefonu mu eline aldım. Sedyeden ayağa kalktım.
"Kızım bize gelsen kardeşlerin ile tanışsan olmaz mı bizle yaşarsan annem"guzum ben sizi tanımıyom ki nasıl gelebilirim
Ama kadın çok içten söyledi. Ya üzülürse o senin annen Hayal
Ama tanımıyorum.
Onu üzmek mi istiyorsun
Hayır ona kıymam.
üzme Hayal , onlar seni üzdüler sen de onları üzme bu kötü birşey.
Eylül Abla ya daha senin olanlardan haberin yok nasıl aklıma gelip vicdanım ile oynuyorsun be
Of be kadın
" 1hafta" neredeyse bir ömür bitişi kadar gün"Bir hafta sonra bize kahvaltıya gelin ikizleride getirin gelirsem o gün sizle gelirim gelmessem bu konu bir daha açılmasın."
"Tamam kızım" diyen Derya hanıma doğru ilerledim sarıldım
UMARIM KİMSEYİ ÜZMEMİŞİMDİR...
~♥~
Tekrardan selam bu bölümü uygulamayı telefondan açamadığım için tabletten yazdım. Klavye ölmüşgibi olduğunda yazım yanlışlarının kusuruna bakmayın.
Ben bu uygulamayı düzeltmeye çalışacağım olmassa sinir krizi falan geçiririm her halde
Tekrardan çok üzgünüm özür dilerim
Seviliyorsunuzz!!