Dans. Müzik. Ve kollarında ona gülümseyen, onunla delicesine dans eden güzel kız. Hayatta mutlu olmak için çok da bir şeye ihtiyacı yoktu Prens'in. Günlerinin böyle sürüp gitmesinden asla şikayetçi olmazdı. Aksine bunun için dualar edebilirdi. Prens güzel kızı onun ekseni etrafında birkaç kez döndürünce kızın gülüşü büyüdü, kıkırdadı. Prens güzel kızın yanaklarındaki gamzeleri görünce kalbi tekledi, dans etmeyi kesti. Nasıl devam edebilirdi ki? Büyülenmişti adeta. 'Belki de güzel kız gerçektende büyülemiştir beni.' diye düşündü Prens. Bu mümkün olabilir miydi ondan bile emin değildi halbu ki. Dansları durunca güzel kız da Prens'in yüzünü seyretmeye başladı haddinden büyük gözleriyle. Gittikçe müziğin sesi kısıldı. Etraf bulanıklaşmaya başladı. Şimdi sadece ikisi vardı. O an hiç bozulmayacak, bozulamayacakmış gibi geldi Prens'e. Fakat açılan büyük kapı eşliğinde gerçeklikle yüzleşmek zorunda kaldı Prens. Güzel kız duyulan sesle hemen kollarının arasından kaçmıştı zaten. Kızın bu haline güldü Prens. Güzel kız fazla utangaçtı. Her seferinde kaçıyordu. Gelenin kim olduğunu ise Prens çok iyi biliyordu. Kapıyı tıklatmadan gelen kişi Kraliçeden başkası olamazdı zaten. Bu yüzden arkasını döndüğü gibi annesinin önünde saygıyla eğildi. Kraliçe sinirli ve memnuniyetsiz gözüküyordu. Şaşırılacak bir şey değildi bu. Daha önce hiç kimse Kraliçe'yi mutlu ve memnun görmemiştir. Prens de yanına gelen Kraliçe'nin duygularına fazla anlam yüklememişti. Süt banyosu zamanında hazırlanmamıştır belki, yada istediği ipek kumaşlar hala getirilmemiştir, en kötüsü ise mücevherlerini istediği gibi cilalamayı başaramamışlardır. Ama bu sefer farklıydı Kraliçe'nin derdi.
"Ne yapıyorsunuz burda Prensim. Umarım sorumluluklarınızı unutup aylaklık etmiyorsunuzdur."
"Dans pratiği yapıyordum Kraliçem." diye cevapladı Prens, Kraliçe'nin arkasındaki güzel kıza bakarak. Güzel kız da ona gülümseyerek karşılık verdi.
"Dans pratiği, dans pratiği tabi. Bir Prens için güzel dans etmek çok önemlidir. Asaletinin simgesidir. Ama merak ediyorum. Bu kadar fazla dans pratiği bi işe yarıyor mu? Çünkü daha önce sizi dans ederken görme şansı elde edemedim. Hiç bir parti veya davetde dans etmediniz de yıllardır."
"Tanımadığım kızlarla dans etmek için daha iyi olmam gerektiğini düşünüyorum Kraliçem."
"Yılların çalışmasıyla profesyonel olmanız gerekiyordu. Beceriksiz misiniz, yoksa bir öğretmene mi ihtiyacınız var?"
"İkiside değil. Sorumluluklarımın bilincindeyim ve onları layıkıyla yerine getiriyorum. Dans konusunda da ilerleme katetmiyor değilim. Lakin tanımadığım kızlarla dans etmek için yeteri kadar iyi olmadığımı düşünüyorum sadece."
"Bunun sebebini bilemiyor musunuz gerçekten?"
"Lütfen aydınlatın beni."
"Partnersiz pratik yapmanız tabiki."
Kraliçe'nin sözüyle güzel kıza baktı Prens. Anlayışlı bir gülümsemeyle bakıyordu Prens'e.
"Partnersiz pratik yaptığımı da nerden çıkardınız?"
"Bu sarayın içinde benden habersiz kuş bile uçmaz da ondan."
Prens duyduğu kıkırdama ile yine güzel kıza baktı. O çok güzeldi. Güzel kızın gülüşü Prensi de güldürmüştü şimdi. Kraliçe oğlunun hayran kalmış şekilde güldüğü şeyi görmek için bir hışımla arkasını döndü. Kraliçe'nin ani haraketi güzel kızı korkutmuş birkaç adım geri gitmesini sağlamıştı. Prens endişe içinde annesinin yeniden ona dönmesini bekledi. Birazdan yaşanacak olayları daha önceden de yaşadığı için tahmin etmesi zor olmamıştı onun için. Kraliçe yavaşça Prense geri dönüp sessizliğini koruduğunda da bunun bir fırtına öncesi sessizliği olduğunu çok iyi biliyordu.
"Kimle dans pratiği yapıyorum demiştiniz."
"Onunla."
"O kim?"
"Bildiğiniz şeyleri niye tekrar tekrar soruyorsunuz?"
"Şu saçmalığı kestiğinizi ümit ederek!"
Prens cevap vermedi. Belki gerek duymadığından aynı şeyleri tekrar tekrar açıklamaya, belki de güzel kızın yüzündeki hüznü daha fazla görmemek için konuşmayı kısa kesmek istediğinden.
"Delirmişsiniz siz."
"Hayır efendim gayet aklım başımda."
"Hangi aklı başında biri dans eder var olmayan bir hayalle?"
"Ben varım ya işte."
"Ukalalık etmeyi kesin! Ve bir an önce gerçekliğe dönün. Hiç kimse gelecekteki Kralın'ın çok kıymetli vaktini hayali kız arkadaşıyla dans ederek geçirmesini istemez."
"Hiç kimse Kralların'ın bu kadar zalim ve gaddar olmasını da istemezdi. Benim eğlencemi düşünmek yerine kocanızın yaptıklarına bakın."
"İşte tam da bu yüzden sizin de evlenip ülkenin başına geçmeniz gerekiyor ki o çok sevdiğiniz halkınız refaha kavuşsun. Fakat siz çıldırmışsınız. Hayalle gerçekliği ayırt edemiyorsunuz."
"Ben çıldırmadım! Onun gerçek olmadığının da geyet farkındayım. Ama o gelene kadar bırakın da hayaliyle mutlu olayım. Onu bulunca evleneceğimden de emin olabilirsiniz Kraliçem."
"Gerçekten de var olup olmadığını bilmediğiniz bir kızı mı bekleyeceksiniz. Hayallerinizde yaşıyorsunuz Prensim."
"Sorun değil. Hayallerimde yaşamaktan rahatsız değilim."