İçeriğe geç

Hayal Etsene💫

Bölüm 30 · 12 dk okuma

Hayal Etsene💫

Bölüm 30

11. BÖLÜM

Bölümden önce minik bir açıklama! Bu bölümü yazan ben değilim. Canım arkadaşım bir tanecik kankam yardım etti bana. Tel tek, her satırını, her konuşmasını yazdı. Ben ise düzenlemeler yaptım sadece. Bu kitaba başlarken de hep yanımdaydı. Hâlâ yanımda. Bu bölümde de onun emeği benden çok daha büyük. Yani bu benim dilimde değil, onun dilinde yazıldı. Bu bölümün yazarı o. İyi okumalar... 💫 Tam olarak neler yaşadığımızı kestiremiyorduk. Neler olduğunu biz de anlayamıyorduk aslında. Hayatımızın belki en güzel yıllarını, en sevdiğimiz kişiler ile geçiriyorduk. Onları gerçekten çok seviyorduk. Hepimiz birer çiftiz, ve baya iyiyiz. Belki de hayat bizi seçti... Huriye Sezer Herşey çok güzeldi.Feyza'larda kalmak ve Emirin yanımda olması çok güzel bir duyguydu. O gece hava çok açıktı ve gökyüzünde bir sürü yıldız vardı. Yıldızları izlemek için cam ile kapalı olan balkona çıkmaya karar verdim. Ayağa kalktığımda herkesin gözü benim üzerindeydi. "Nereye..?" Diye sordu Emir. "Yıldızları izlemeye.." dedim ve hafifçe gülümsedim. Balkona çıktım ve yastığımı duvara yasladım. Yıldızları izlerken düşüncelere dalmıştım. Arkamdan biri geldi balkona. onu tanıdım, nefesinden. Emir'di gelen. Yastığını benim yastığımın yanına yasladı. Oturdu ve "Yıldızlar ne kadar güzel. Aynı senin gibi..." Dedi ve bana baktı. Ben ise ona bakıp gülümsedim hafifçe. "Senin gibi yakışıklı yıldız yok ama.." deyiverdim bir anda. Birbirimize çok yakındık, göz gözeydik. Omzuma yaslandı ve beraber yıldızları izledik. İçeriden kahkaha sesleri gelinde bizde bakmaya gittik. Emir Karakaş Huriye balkona çıkmıştı ve kimseyi yanına çağırmamıştı. Ama ben burada durmayacaktım. Ayaklandım Huriye gittikten çok kısa süre sonra. "Ben balkona çıkacağım biraz." Dedim ve balkona, Huriyenin yanına gittim. Yanına oturdum. Ve yıldızların onun gibi güzel olduğunu söyledim. O da bana ne dedi? "Senin gibi yakışıklı yıldız yok ama.." dedi. Acaba beni gerçekten yakışıklı mı buluyordu? Belki de sadece arkadaş olarak demişti,bilmiyorum. Omzuna yaslanmıştım ve gökyüzünde ki yıldızları izledik. Onun omzuna yaslanmadan önce çok yakındık ve ne kadar güzel olduğunu görmek için onu inceledim. Ona baktıkça gülümsüyordum. İçeriden sesler gelince ilk ben kalktım ve Huriye'nin elinden tutup onu kendime çekerek kaldırdım. Yine göz gözeydik. Ona hayran kaldım. Yeniden ve tekrar... onu gerçekten seviyordum... Yusuf Özay Beyzalarda kalmak iyiydi. Onu daha çok seviyordum, tanıdıkça daha iyi ilerliyordu herşey. Huriye balkona çıkmıştı ve Emir de hemen arkasından. Arada bana bahsederdi Huriye'den. Onu ne kadar çok sevdiğini falan anlatırdı. Artık onu daha iyi anlıyordum ve herşey iyiydi. Ayaz da tabii ki Feyza 'dan bahsedip dururdu. Onun da çok sevdiği gözündeki parıltıdan belliydi. Ne kadar güzeldi herşey. Hep beraberdik ve birbirimizi seviyorduk. Neyse çok uzatmadan geçelim. Emir Huriyenin arkasından gidince biz de bir oyun bulup oynadık. Ta küçükken biliyordum bu oyunu. 'Bom bom Batari' diye bir oyundu. Sonra her seferinde ilk Ayaz elenince hepimiz ona güldük. Sesimizi duymuş olmalılar ki Emir ile Huriye de geldiler. Sonra gece sabaha biraz daha yaklaştı.. Beyza İzsay Herşey iyiydi. Hurişimin bizde kalması beni çoook mutlu ediyordu ve tabi diğer arkadaşlarımın da. Sanırım artık kimsenin bulamadığı o arkadaş grubunuz yapmıştık. Çok yakındık ve arkadaşlar olarak çok bağlıydık birbirimize. Sanki arada çiftler olacak gibi ama neyseee.. of tamam ya söyleyeceğim! Bence Emir ve Huriye çok uyumlu ve çok aşıklar. Ayaz ile Feyza da çok iyi ve güzel bir çift. Söylemeseydim çatlardım. Benden bu kadar şimdilik. Daha sonra yine gelirim... Ayaz Akkurt Sanırım Feyza'ya son derece aşıktım. Onun saçımla oynamasını bile seviyordum. Onlarda kalmak iyi ve çok eğlenceliydi. Oyun oynuyorduk. Yusuf'un dediği bir oyunu küçükken oynuyormuş, bizde oynadık. Emir ile Huriye balkondaydı . Arada bir iki kere kalkıp onlara baktım çünkü birkaç kez üst üste kaybedince moralim bozuldu. Kalktığımda direkt balkonun kapısından gizlice baktım. İkisi de birbirine çok yakındı ve göz gözeydi. Emirin gözleri parlıyordu ve hafifçe Huriyenin elini tuttu bu sırada gözleri Huriye'den ayrılmıyordu. Yani Huriyenin gözlerinden aşağıya kayıyordu gözleri tam da dudağına... Onları izlerken içimden "nasıl da seviyorlar be birbirlerini.." dedim.. sırılsıklam aşıklar gibiydiler ve dakikalarca bakıştılar. Sonra Emir Huriyenin tam yanağını öptü. Bunu sır olarak saklayacağım.. sonra Huriye, Emir'e gülümsedi ve ". Biri görecek. Yapma ya.. hem kardeşiz biz" dedi. Emir söyle karşılık verdi..." Bunun ötesine geçemez miyiz ki..?" Yüzü düşmüştü.. çünkü Huriye şöyle dedi.. "Sence geçebilir miyiz ki..?" Emir de "Bilmiyorum.. ya bilsem sana sorar mıyım hiç? Beni tanıyorsun zaten" Huriye baktı, burukça gülümsedi. "Evet işte.. bende onu diyorum seni tanıyorum.." bu seferde Huriye emirin yanağını öptü ve okşadı yavaşça.. sonra yavaşça yaklaştı ve ona sarıldı. Emir de onu öptü... Hemde boynundan!! Bu konuşmaları biraz daha dinleyebileceğime emin değildim. Bu yüzden salona geri döndüm. Biraz sonra onlarda geri gelmişlerdi. D-C oynamaya geçtik. Feyza İzsay Hepimiz çok enerjiğiz, hiç uykulu değiliz. Nedensizce içimde bir heyecan ve mutluluk vardı. Ayaza döndüm. Söylediğimde bana bakmadan gülümsedi. Ona biraz daha yaklaştım tepkisi için. O an Ayaz bana döndüğünde burunlarımız birbirlerine değdi. Hafifçe geri çekildim. Ayaz gözlerini biraz kaçırsa da bana baktı tekrar. "Bende de öyle bir şey oldu. Niye acaba??" Diye yanıtladı beni. O an Huriye ile Emiri görünce onlara baktım gülümsedim. "Ooo gelmiş çifte kumrular..!" Dedi Yusuf tekrar gülümsedim. "Aynen" dedi Beyza onu onaylayarak. Ayaz bir anda yüksek sesle "D-C oynayacağız" dedi. Ona baktım. İlk ben çevirdim şişeyi. "D mi yoksa C mi?" Diye sordum Yusuf'a. "Cesaret.." dedi. Sinsice gülümsedim. _ne yapayım? Kendi kaşındı_ balkonda cama çıkıp 'Aşığım lan!!' diye bağırmasını istedim. İlk turdan biraz ileri gitmiş gibi hissetsem de sorun etmedim çok fazla. Yusuf dediğimi yapmıştı ve Emir ile Ayaz ona "Kime? Kime? Kime?" Diyerek sorular sordular, darladılar çocuğu. Yusuf sinirlenmişti, ama belli etmemeye özen gösteriyordu. Biz üçümüz kahkahalar ile gülsekte çok komik olduğu söylenemezdi.. sıra emir ile Ayaza geldiğinde onlara baktık. Ama Ayaz herkesin yapmasını söyledi. Sorgulayıcı bakışlar attığımda bana göz kırptı ama ben anlamadığımı belli etmeye devam ettim. 'Tamam' dedik vereceği görevin ne olduğunu bilmeden. "Herkes sevdiği kişiyi söyleyecek. Ama dürüst olun tamam mı.?" Dedi. Gözlerim kocaman açıldı. Dişlerimi birbirine bastırdım. Sinirlenmiştim. Huriye sanki aklımı okumuştu."Ayaz!! Mal mısın sen ya?" Dedi yüksek sesle ona bağırarak. Ama çok da işe yaramayacaktı. Çünkü çoktan hepimiz kabul etmiştik bile. Ayaz üçten geriye saymaya başladı ve saymayı bitirdiğinde hepimiz sevdiğimiz kişilerin ismini söylerken sesler birbirine karışmasına rağmen kendi ismimi seçebilmiştim... "Ayaz" "Emir" "Huriye" "Feyza" "Beyza" "Yook" Hepimiz şaşırmıştık. Neler olduğunu algılamaya çalıştık bir süre, birbirimize baktık utanmış olsam da arkadaşlarımdan birşey saklamak istemiyordum ve bu yüzden başımı etmedim. Emir ayağa kalktı Huriyenin elini tuttu. Biz onları izliyorduk. Emir Huriyeyi balkona götürdüğünde biz birbirimize bakıyorduk. Ayaz kolumdan tuttu. Ona baktım düz bir ifadeyle, yerimden kalkmadım. "Biz de konuşalım mı biraz?" Dedi sakin bir sesle ve düz bir suratla. İlk defa bu kadar ciddi görünüyordu. Ayağa kalktım yavaşça. Başımı salladım. Benim odama gitmiştik. Huriye Sezer Balkona çıkmıştık Emir ile birlikte. Bir süre ona baktım. "E-emir..." Dedim kısık sesle. "Huriye...ben..." Dedi fısıldayarak. Ben inanmamıştım ilk başta.. gözlerim biraz açıldı. "Sen gerçekten...?" Diyebildim yalnızca.. "Gerçekten seviyorum seni..." Dedi. Ona baktım. Yavaşça gözlerimi kapatıp açtım. "Sen...?" Dedi tekrar, kısık bir sesle.. "Bende..seviyorum.." dedim. inkâr etmek, kaçmak anlamsızdı. Yaşayabileceklerimi tahmin ediyordum. Ne olacaksa olabilirdi bu saatten sonra. Korkmadan ona baktım. "Uzun zamandır.. bekliyorum.. sende beni seviyorsun..." Gülümsedim burukça. Başımı salladım. "Emir..bende seni seviyorum.. çok.." dedim.. gülümsedi. "Seni seviyorum.. çok.." dedi, bana yaklaşırken. Baş parmağını yanağımda hafifçe gezdirirken gülümsedim. Durdu. Avuç içleri yanaklarımı kavradı.. alnını alnıma yasladı. Gözlerimi yavaşça kapattım. "Huriye.." diye mırıldandı. Yutkundum. "Söyle.." dedim fısıldayarak.. "Teşekkür ederim.." dedi. "Neden..?" Tekrar yutkundum.. "Hayatıma girdiğin için.. yanımda olduğun için.. beni kendine aşık edebildiğin için.." gülümsedim. "Ben teşekkür ederim Emir..iyi ki varsın..." Dedim. Emir o an çok az daha yaklaştı. Burnu burnuma, nefesi nefesime değdi... "Hissediyorsun değilmi..?" Dedi kısık sesle.. "Nefesimi.." dedi tekrar. "Evet..." Dedim. Emir geri çekildi. Gözlerimi açtım yavaşça. Bana baktı. Gözlerimiz birbirine kilitlendi. Bakışlarımı ondan kaçırarak onun güzel bakışlarını israf etmek istemiyordum. Gözlerimi kırpmadan onu izledim. Gözlerini.. Fakat Emirin bakışları başka bir yere kayınca meraklandım. Bakışları dudaklarımı izliyordu. Yaklaşarak aramızdaki mesafeyi kapattı. Biraz eğildi. Nefesi tenimi okşadı. Sonunda ne olacağını tahmin edersiniz... Emir dudaklarımız arasındaki milimetrelik farkı kapattı... Feyza İzsay Odaya gittikten sonra bir süre Ayaza baktım. Benden sonra odaya girdi.. kapıyı kapattı. "Seviyor musun gerçekten..?" Diye fısıldadı. "Evet.. sende.." arkasını döndü. "Ben çok seviyorum kızım seni!" Dedi. Üzerime yürüdü. Korkmadım. Korkacağım son insan Ayaz'dı. "Ne zamandır..?" Dedi tekrar. "Uzun zamandır.." diye itiraf ettim. "Söylemeliydin.." dediğinde yutkundum. "Özür dilerim-" derken sözümü kesti. "Dileme! Gerek yok.. şimdi buradayız.. ikimiz.." dedi. Bana çok yaklaşmıştı. Ben geri adım atacak yer bulamayıp duvara çarpmıştım. Geriye kaçmanın anlamı yoktu. Ayaz'ın sıcak bedeni yaklaşırken bende durdum. Onu seçtim. Hayallerimden kaçmam, kaçamam... Duvar ile Ayaz arasına sıkışmıştım. Ayaz elini yüzüme saçılan saçıma uzattı. Yavaşça saçımı kulağımın arkasına sıkıştırdıktan sonra yaklaştı ve eğildi. Önce yanağımı öptü. Ama geri çekilmedi, biraz daha eğilip boynuma yaklaştı. Sıcak nefesini boynumda hissettim. En sonunda dudaklarını boynuma bastırdı. Gözlerimi kapattım.. belimi kavradı. Kendine yaklaştırdı. Son kez dudaklarıma yaklaştı.. aramızdaki mesafeyi kapattı. Daha sonra geri çekildi. Birlikte yatağa oturduk.. Beyza İzsay Yusuf ile salonda tek kalmıştık. Diğerleri gitmişti. "Ben.. ben seni seviyorum.." dedi Yusuf. Düşüncelerimden sıyrılarak ona baktım. "Yusuf.. ben.." dedim. Beni dinliyordu. "Ben özür dilerim.. ben hiçbir şey hissetmiyorum.. ben seni arkadaş olarak.." dedim.. Yusuf yanıma geldi. Elimi tuttu.. "Biliyorum.. ama belki.. zamanla olur. Bilemeyiz.." dedi. "Evet.. öyle ama..." Dedim.. konuşmak istemiyordum çünkü onu üzmek hoşuma gitmiyordu.. "Beyza.. gerçekten.. belki hislerin değişir.. lütfen reddetme beni.." diye mırıldandı. Gözlerim dolsa da ona göstermek istemedim. "Reddemem.. ama henüz erken.. zaman gerek.. yani. Yapamam.." dedim fısıldayarak.. yüzü iyice düştü. Daha fazla bekleyemezdim.. yanından ayrıldım. Tuvalete gittim. Oturdum. Dizlerimi karnıma çektim ve yüzümü kollarım arasına gömdüm.. Huriye Sezer Odadan çıktığımda ilk olarak salona gittim. Yusuf tek başına oturmuştu. Yanına yaklaştım ve oturdum. "Yusuf.. ne oldu..?" Dedim kısık sesle. "Boşver.." dedi sadece.. O sırada Ayaz geldi. "Ben ne gördüm?" Dedi. Ona baktım. "Ne gördün.?" Diye yanıtladım. "Ya birde bilmiyor gibi yapıyor" dedi. "Bilmiyorum çünkü!" Dedim. Güldü alayla. "Az önce Emirle öp-" derken elim ile ağzını kapattım. "Sus lan! Gerizekalı!" Dedim yüksek sesle. Ama Ayaz eli ile elimi ittirdi. "Yalan mı sanki? Az önce öpüşmediniz mi?" Dedi tekrar konuşarak. Gözlerimi devirdim. "Oha? Cidden mi lan?" Dedi Yusuf. "Ya of be! Tamam. Evet, öpüştük sanane? Hem sen Feyza ile öpüşmedin mı sanki?" Dedim. "Yoo, yok öyle birşey..!" Dedi. "Hıı, aynen görmedim sanki" dedim. Güldü. "Ne var? Sevdiğim kızı da öpmeyeceksem yani niye gelmişim ki dünyaya?" Dedi. Gözlerimi devirdim. "Olum bu ne ya? Öpücükler havada uçuşuyor. Hepiniz mi öpüştünüz be ! Ben hiç birşey yapmadım. Beyza gitti" dedi Yusuf. "Sen Beyza yı bilmiyorsun. O çok çekingen ayrıca sizin gibi flörtöz değil. Kimseye aşık olmaz, ve olmadı daha önce. Ayrıca şunu söyleyeyim, Beyza'ya aşık olan ilk kişi sensin!" Dedim Yusufa. "Kim, neden sevmesin onu?" Dedi. "Bilmiyorum.." Çok fazla konuşmuşlardı ve benimle de çok fazla dalga geçmişlerdi. Bu yüzden Feyza'nın yanına gittim. Yatağın üstünde oturuyordu, elinde telefonu vardı ve oyalanıyordu. "Ne yapıyorsun?" Bana döndü hafifçe gülümsedi. Ardından, "Hiç.." diye cevap verdi. Gidip yanına oturdum. Telefonu kapattı ve başucundaki minik sehpaya bıraktı. Güldü, sanki hayallerindeymiş gibi. "Nasıl hissettiriyor?" Dedim. Güldü tekrar. "Huriye, biliyormusun? Ben uzun zamandır Ayaza karşı hisler besliyorum, ama size söylemedim. Kızdın mı?" Dedi sessizce. Gülümsedim. "Kızmadım, neden kızayım? Hem, bende Emirden hoşlandığımı size söylemedim." Gülümsedi, "Doğru..?" Dedi ardından koluma çimdik attı. "Sen.. varya.." dedi imayla. Güldüm. "Sende başlama!" Dedim hafifçe sesimi yükselterek. "Neden?" Kaşlarını çatmıştı merakla. "Ayazla yusufta dalga geçtiler zaten, onlardan kaçtım da geldim buraya!" Dedim. Güldü. "Haa, pardon askm" diye yanıt verdi. O sırada içeri Beyza girdi. Ona hafifçe gülümsedim. Ama çok fazla konuşmadı. "Ben Yusuf'u sevmiyorum ki! Yani- arkadaş olarak seviyorum. Onun dışında bir hissim yok ona karşı." Dedi. Elim ile omzunu tuttum. "Canım kankam benim. Merak etme, zamanı gelir" dedim. "Yusufta öyle dedi." Gülümsedim. "Göreceğiz.." dedi Feyza. Güldüm ona bakarak. O sırada beyza da gülümsedi. Artık güneş doğmuştu. Birlikte balkona çıktık, hepimiz güneşi izlerken birbirimize bakıyorduk. Yusuf ayağa kalktı. Bize çok kısa bir bakış attıktan sonra içeri girdi. Merakla birbirimize baktıktan sonra peşinden gittik, o an telefonum çaldı. Arayan annemdi. Ne diyeceğini anlamıştım. Bu gün Çarşamba tatilin bitmesine yaklaşık 4 gün var. Ve annemler ile Sivas'a gideceğiz. Bu yüzden de hazırlık için beni eve çağırıyor. İnanır mısınız? Aynen bu şekilde oldu. Telefonu açtım, ve annem beni eve çağırdı. Valizleri hazırlayacakmış, benim için ne koyacağını seçemeyince de beni aramış. Zaten akşama doğru yola çıkacağız. Bunlar iyi güzel ama sabahın yedisinde aramazsın yani! Dua etsin uyanıktım. Bu yüzden kahvaltı yapmadan oradan ayrıldım ve eve döndüm. Feyza İzsay Huriye gitmeden önce Yusuf gitmişti, sebebini birçoğumuz biliyorduk. Daha sonra annesi arayınca Huriye de ayrıldı yanımızdan. Kahvaltı yapmadan hemen önce de Emir ve Ayaz evlerine geri döndü. Güzel bir üç gün geçirmiştik. Biraz aksiyonlu ve beklenmedik durumlar olsa da.. *** bir ay sonra... Evet yaklaşık bir cümle ile bir ay nasıl geçti ama değil mi!? İşte yetenek! Neyse, ikinci dönem başlayalı bir ay oluyor. Bir ay! Bu sürede ilişkimiz bozuldu mu? hayır Hâlâ aynıyız, hâlâ çok yakınız. Ve aramız hiçbir şekilde bozulmadı. Evet biraz kırgınlık ve kızgınlıklar oldu ama bu bizim aşamayacağımız birşey değil. Bu yüzden her zamanki gibi olmaya devam ettik. Dersimiz ne diye sorarsanız, dersimiz coğrafya. Dersi seviyor gibiyim ama kanımda pek kaynamıyor yani. Ben biyolojide iyiyim. En sevdiğim derste biyoloji zaten. Artık Emir ile yan yana oturmuyoruz. Yani, Türkçe dersi hariç. Böyle bir kural var, öğretmen herkesi kendi düzenine göre oturttu, gerçi bu bizim için güzel ama.. ben biraz çok mu konuştum ya..? Dersteyken, öğretmen anlatırken bir yandan da kitaptan önemli yerlerin altını çizdiriyordu. Ben ise hızlıca o yerleri yazıyordum. Konu tekrarı! Yani bu şekilde anlıyorum ne yapayım yani? Teneffüs zili çok geçmeden çalmıştı. Ayağa kalktım, kapıya yaklaşırken Emir yanımdaydı. Kolunu omzuma attı ve birlikte çıktık. O sırada sınıfından çıkan Ayaz bana kaşları çatık bir şekilde bakmaya başlayınca gülümsedim. Emirin kolunun altından çıktım. Emir merakla Ayazı süzdü. "Gelmedi." Dedi düz bir sesle Ayaz. Emir kaşlarını çattı. "Neden?" Ayaz göz devirdi. "Ne bileyim oğlum ben!" Dedi. Telefonumu çıkardım. Huriyenin isminin üstüne tıklayarak onu aradım. "Alo?" Diye yanıtladı. "Hurişim, niye gelmedin? Birşey mi oldu?" Dedim bekletmeden. "Yok ya. Gelmek istemedim sadece." Dedi. Sesi yorgun gibiydi. Farklı birşey varmış gibiydi ama sorgulamadım. "Gelmek istemedin..?" Dedim. Huriyenin gülümsediğini anlamıştım. "Hıhım.." diye mırıldandı. Güldüm. "İyi, görüşürüz bebiş." Dedikten sonra telefonu kapattım. Bizimkilerin meraklı bakışları üzerimdeydi. Beyza ve Yusufta gelmişti. "birşey yokmuş, gelmek istememiş.." dedim. Emir kaşlarını çattı tekrar merakla. Güldüm. "Bu mu yani?" Diye sorduğunda, "Bu!" Diye yanıtladım hemen. Güldü. Ayaz kolunu omzuma atmıştı bile. Birlikte bahçeye çıktık, ama o an bilin bakalım ne oldu? Zil çaldı! Oflayarak geri içeri girdik. Sınıfa ilerlerken Ayaz bileğimi tutarak beni durdurdu. Ona döndüm. "Ne ol-" lafımı tamamlayamadan Ayaz eğildi ve yanağıma hızlıca bir öpücük bıraktı. Gülümsedim, arkamı dönüp sınıfa ilerlerken elimi yanağıma götürdüm. Yüzümdeki tebessüm ders boyu yüzümdeydi. Ve sırf bu yüzden biyoloji dersini dinlemedim. Yani o kadar! Siz düşünün yani..!!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.