Her hikayenin baş karakteri iyi midir, yoksa o kişi baş karakter olduğu için mi iyidir? Herkes kendi bakış açısından bakıldığında iyidir. Herkesin bir şeyleri yapmak için bir nedeni vardır. Tıpkı benim çok küçükken annemin babamı aldattığını öğrendiğimde bunu babamdan saklamış olmam gibi. Bazen bir şeyleri saklarız, kendimize saklarız, diğerlerinin iyiliği için, ama bazen bu daha kötü şeylere yol açmış olabiliyor. Buyurun okuyun bu da benim hikayem..
Çok küçükken hayal meyal hatırladığım bir kaç şey var, mesela güzel bir evde ve mahallede oturduğumuz gibi ama babamin işlerinin kötüye gitmesi ve batıp bambaşka bir yere taşınmamız gibi. Aslında tam da burası benim hayatımın dönüm noktası. Belki de orada kalsaydık şu anda çok farklı bir hayat yaşıyor olurdum.. kim bilir belk. Belki. Belki kelimesini her kullandığımda kalbime bir iğne batıyor gibi hissediyorum. Olabilecek güzel şeylerin olmaması ve yaşanmamasını hatırlatıyor bana hep. Hayatım berbat mıydı? evet. Kessinlikle öyleydi.
Ben 4 yaşındayken yaşadığımız o güzel yerden, küçük, çok güzel olmayan bir yere taşınmak zorunda kaldık.
Annemle aram hep iyidi ve bana gözü gibi bakardı yanımdan hiç ayrılmazdı. Ama nasıl oldu bilmiyorum bir gün onu başka bir adamla yakınlaşırken gördüm. Bakışlarını gördüm, bir birine olan bakışları.. çok farklıydı, annem babama hiç öyle bakmazdı. Babamı çok sevmezdim, o hep bana karşı soğuktu ama çocukluk işte yine de babam üzülmesin diye ona söylemek istemedim. Anneme de hiç bir şey söylemedim. Birkaç ay sonra, babam ögrenmiş ve anneme önümde hakaretler etmeye başlamıştı, kavga ediyorlardı ve babam anneme el kaldırdı. Benim tek yaptığım izlemekti. Sokaktan geçen bazı insanlar annemin seslerini duymuş ve polisi aramışlar. Karakola gelmiştik. Babamı sorgu odasına almışlardı, annemle birlikte otururken polis amcalar beni götürmek zorunda olduklarını söylemişlerdi ve biz orada son konuşmamızı gerçekleştirmiştik. “Seni seviyorum kızım, bir süreliğine ayrı olacağız ama ben seni geri alacağım, tamam mı bebeğim?” dedi.. tek diyebildiğim “tamam”dı. Ne olacak ne yapacağım bilmiyordum, babam ve annem karakoldaydı. Polisler ise beni hiç bilmediğim bir yere götürüyorlardı. Ve bunları yasarken sadece ama sadece 6 yaşındaydım..
Ardından beni yetimhaneye yerleştirdiler ve bir kaç ay orada kaldım, her gün annemin gelmesini umuyordum. Bir gün bir ailenin beni evlat edinmek istediği haberi geldi. Ve hayatım o gün orada tamamen değişti.