Kar toprağın üstünü bir örtü gibi kaplamıştı. Toprak yıl boyunca yağmasını beklediği kara sımsıkı sarılmıştı şimdi. Herkes mutluydu. Pekala çocuklarının hastalanacağını düşünüp endişelenen anneleri unutmuşum. Ya da gelmekte olan gemiyi bekleyip endişelenen bazı kişileri.
Gemi limana yaklaşmadan dumanı herkes tarafından görülmüştü bile. Herkesin limana toplanması da biz denizciler tarafından görülmüştü. ''İskele göründü!'' bağırışları geminin güvertesini kapladı. Ah ne de seviyordum şu bağırışı! Yolculuk bitmişti. Deniz buz tutmadan önce limana ulaşmalıydık.
Dalgalar geminin metaliyle bir hareket ediyordu. Uyumlu ve dalgalı. Denize hem çok yakındım hem çok uzaktım. Güverte bizi hem ayırıyordu hem de bizi birleştiriyordu. Ufuk çizgisi denizle havayı bölen çizgiydi. Ufuk çizgisi denizle havayı birleştiren çizgiydi.
Dümen iskeleye doğru kırılırken ayaklarım güvertedeydi. Dalgalar gemiye uyum sağlarken liman yanı başımızdaydı sanki.
Gemi limanın yolunu buldu. Ayaklar ahşap zemine atladı, ipler bağlandı. Halk mutluydu, denizciler gururlu. Ahşap zemin gıcırdayarak yağması için karı çağırırken çocuklar da ardına kadar açılmış kollarıyla denizcileri çağırıyorlardı. Kimse acele etmiyordu. Yeterince zamanımız vardı. Uzun bir kış boyunca beraber olacaktık. Zaman her zamanki gibi duracak ve bizi izleyecekti.






