İçeriğe geç

HATAMI DANSA KALDIRDIM

Bölüm 1 · 5 dk okuma

HATAMI DANSA KALDIRDIM

Bölüm 1

-1-

Adelden~

"Abi ya yemin ederim sigara falan yok sadece puf içtim." Dedim masum masum abimin gözlerine bakarken.

"Hiç öyle bakma bana, hem puf ve sigara neredeyse aynı şey onu da içmeyeceksin getir bakayım nereye sakladıysan." Oflaya puflaya kalkıp yeşil elmalı pufumu abime teslim ettim ve tabiiki onu tehdit etmedende duramadım.

"Yalnız abi biliyorsun değilmi ben teknik olarak dört ay sonra 18 yaşıma gireceğim. O zaman bana karışamayacaksın ve bende kahveye gidip dayılarla nargile içeceğim ve,ve,ve çok merak ettiğim puro'yu deneyeceğim." Dememle beraber yüz ifadesi iyice sertleşti abimin.

"Hele bir al o puro'yu bacaklarını kırarım senin, zilli seni. 18 yaşmış peh biz senin götü boklu hallerini biliyoruz çabuk geç odana."

Her seferinde beni böyle tehdit etse de hiç bir zaman bana kıyamazdı canım abim. Ben odama geçerken o da gelen telefonla birlikte balkona çıktı.

Odama geçip biraz kafa dağıtmak için kitap okumaya başladım.

Yarım saatlik bir okuma maratonundan sonra odamın kapısı açıldı ve içeriye abim girdi. O sinirli ifadesinden eser kalmamıştı, endişeyle bana bakıyordu.

"Abi ne oldu?" Dedim bir anlık korkuyla. Abim hep espirili ve şakacı bir tipti sadece çok önemli bir konu olduğunda endişeye kapılırdı.

Yavşça yanıma yaklaştı ve yatağımın köşesine oturdu sakin ama bir o kadarda korkulu gözlerle olanları bana anlattı.

"Abicim sen başka bir ailenin çocuğu olabilirmişsin." Dediğinde gözlerimin buğulandığını hissettim.

"Abi ama nasıl benim seninle beraber çekilmiş bebeklik fotoğraflarım bile var."

Abim tane tane her şeyi bana anlatmaya başladı."Sen daha bebekken öldüğün söylenmiş onlara yani daha bebekken gelmişsin bizim yanımıza. DNA testi istiyorlar hastaneye gitmemiz gerek. Ama..."

Diyen abimle dudağım titremye başladı bu ağlama kırizinin habercisiydi. Yavşça kafamı önüme eğdim ve gözlerimi ellerime kilitledim. Ellerim yine kaşınmaya başlamıştı, derim soyulana kadar kaşımak istiyordum şu an.

Kafamı eğdiğimi gören abim yavaşça çenemden destek vererek başımı kaldırdı ve konuşmaya devam etti.

"Ama ben buna çok ihtimal vermiyorum abicim.Çünkü sen bana çok benziyorsun. Hem unutma gerçek abin değilsem bile gerçek abinim ben senin. Seni asla bırakmam. Hem bak sende dedin dört ay var dört ay sonra reşit olacaksın o zaman benim yanıma geri dönersin, ki seni asla onların eline bırakmam." Deyip sahte bir gülümseme gönderdi bana abim.

Gülümsemesinin sahte olduğu çok belliydi, çünkü o gerçekten gülümsediğinde gözleri parlardı ve gözünün kenarları kırışırdı. Şimdi ise gözlerinde bir endişe vardı ve göz kenarları düm düzdü.

Sağ gözümden düşen yaşla hafifçe kafamı salladım. Abim bana içi gidiyormuş gibi bir bakış atıp hafifce ıslanan yanağımı sildi.

Ama o benden daha kötüydü ağlamasa bile çok buruk bir ifade vardı yüzünde.

"Ne zaman gitmemiz gerek peki." Dedim kısık sesimle abiminde gözleri dolu dolu oldu o an.

Güçsüz çıkan sesiyle "iki saat." Dediğinde bağıra bağıra ağlamak istedim o da bunu fark etmiş olmalı ki bana sarılıp kafamı boynuna gömdü. O bu hareketi yaptığı gibi ben de daha fazla dayanamayıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.

Abimin sarsılan omuzlarından anladığım kadarıyla o da ağlıyordu...

"3 saat sonra"

Hastaneye gelmiştik ve kan vermiştim şu an da testin sonucunu bekliyorduk. Bende bu süreç içinde abimden ayrılmamaya ve ailem olduklarını idda eden insanlarla göz göze gelmemeye çalışıyordum ama zordu çünkü hepsinin bakışları benim üzerimdeydi.

Benimle yaşıt gibi görünen bir çocuk ve 4 tane adam vardı ve tabi yakışıklı bey amcayıda saymazsak olmazdı ayrıca bana dolu gözlerle bakan bir adet mavi gözlü kadın.

Ay korktum şimdi renkli gözlülerin nazarı tutar derler.

'Aynen gerizekalı bunca derdin arasında hurafeleri düşün.'

Diyen iç sese ne kadar hak vermek istemesemde haklıydı ama tabi bunun altında kalmayıp 'Sus kız sen' Deyip susturdum onu. İç sesim bile olsa kavgada asla altta kalamazdım.

Bey amca yavaşça bana doğru yanaştı ve konuşmaya başladı.

"Velayetin dayındaymış kızım dayın şu an velayet nameyi imzalamak için DNA testini bekliyor yani sen eğer bizim kızımız çıkarsan imzalayacak ve ilk davada sende bir Haktan olacaksın." Banane yarrü dememek için kendimi sıkarken abim bütün hislerime tercüman oldu ve o kelimeleri söyledi...

"Bizene yarrü." Bu abimle aramızdaki bir espiriydi daha fazla kendimi tutamayarak anırdım evet tam olarak anırdım. Abim ise kal gelmiş gibi adama bakıyordu sanırsam ağzından kaçmıştı.

Adamın çenesi kasılırken sabır çekip yerine geçti. O sırada içeri giren doktorla birlikte herkes doktara döndü o adam ve abim doktorun yanına gitti ve elindeki zarfa bakmaya başladı doktor zarfı bey amcaya verdi.

Adam zarfı açıp yüksek sesle okumaya başladı. "Alınan kan örneklerine ve yapılan testlere göre Adel Yosun 99.09 ihtimalle Sema Haktan ve Kaan Haktan çiftinin biyolojik kızıdır." Ortama çöken derin sessizlikle beraber abimin omuzları çöktü.

Ben ise ifadesizce önümdeki kişilere bakmaya başladım. Şimdi bunlar benim abilerimmi oluyordu hayır, hayır olamaz benim sadece tek bir abim vardı o da Yağız abimdi. Yavaşça ayağa kalktım ve abime doğru yürüdüm yanına geldiğimde onu kendime çevirip sarıldım.

"Unuttunmu sen benim abim olmasan bile abimsin dört ay, sadece dört ay sonra yanına geri döneceğim." Dediğimde benden ayrılmış ve omuzlarını silkmişti.

"Senden ayrılmak istemiyorum." dedi sadece benim duyabileceğim bir ses tonuyla. Kimse benim isteğim dışında beni zorla evine götüremezdi.

"Saçmalama istemediğimi söylersem diretmeye hakları yok kimse zorla beni götüremez kimse beni zorlayamaz, çünkü bu benim hayatım."

Abimden ayrıldığımda elimi tuttu.

Birlikte o tarafa döndüğümüzde, herkes bize bakıyordu.

Dört abiden biri sanırsam en büyük olanı gıcık gıcık bize bakıyordu.

Onlara döndüm ve derdimi anlatmaya başladım.

"Bakın benim abimle kurulu bir düzenim var ve düzenimi bozmayı hiç istemiyorum. Yani sizinle gelmeyeceğim abim benim için herkesten değerli. Zorlamazsanız sevinirim."

En büyük abi cevap verdi. " Reşit değilsin yani bizimle gelmek zorundasın." Dediğinde ona kötü kötü baktım.

"Kardeşim zorlamı istemiyorum diyorum sana istemiyorum!"dediğimde ortam iyice gerilmişti.

"Kızım gel hadi bir yerde oturup konuşalım." Dedi mavi gözlü kadın ama fark ettiğim bir şey varsa o da çok durgun olduğuydu. Daha fazla diretmeden başımla onayladım onu.

☆☆☆

Bir kafeye oturup konuşmuştuk adının Sema olduğunu öğrendiğim kadınla. Sonunda karar vermiştim dört ay boyunca yani reşit olana kadar onlarla kalacaktım sonra ise istersem tekrar abimin yanına dönecektim. Ben bunu kabul edince evime kıyafetlerimi almaya gittim kıyafetlerimi alıp odama son kez içli içli baktıktan sonra dışarıda beni bekleyenleri daha fazla bekletmemek için aşağıya indim.

Şimdi beni en çok zorlayacak kısıma gelmiştik abimle vedalaşacaktım.

"Abi..." dedim beni zorlayan göz yaşlarımı geri göndermeye çalışırken. Dolan gözlerini bana çevirdi ve öyle bir baktı ki kalbimin acıdığını hissettim.

"Abim..." dedi o da. İster istemez yanaklarımdan yaşlar süzülmeye başlamıştı. Son kez ona sarılıp vedalaştım ve arabaya bindim haydi bismillah asıl macera şimdi başlıyordu.

.

.

.

.

Haydi bismillah.

See you...

Bölüm sonu

2 yorum