İçeriğe geç

Harita

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Harita

Bölüm 2

Gizem Dolu Ev

Erva'yla el ele evin bahçesine girdik. Evin kapısı çok gıcırdıyordu kapıyı aralayıp içeri girdik. Girmez olaydık. İçerisi kapkaranlıktı girer girmez ayağım takıldı ve sendeledim. Çanta evde kalmıştı hemde el fenerleri çantadaydı. Beraber merdivenleri çıktık yukarısı sadece ay ışığı ile aydınlanıyordu tabi aydınlanmak denirse... yinede karanlıktı. Bi' dakika evden gıcırtılar geliyordu. "Erva, not sendeydi tekrar okusana"Notu tekrar notu okudu. 'Hayaletler hayal dünyanda' Burası dikkatimi çekmişti. Neyden bahsediyordu?

"Erva, sen az öce gelen gıcırtıları duydun mu sanki biri bize yaklaşıyor gibiydi" "Evet duydum"

"Demek ki herşey yazanlara uygun değil eğer hayal dünyamda olsaydı sende duymazdın" Büyük ihtimalle beni anlamamıştı ama kafasını tamam anlamında salladı. İlerledik. Sağ tarafta aşağı kat gözüküyordu ve korkuluklar vardı. Yani atlasak aşağı katta kendimizi bulurduk ama şansımız yaver gitse bile bu yüksek tavanlı evden aşağı kata atlayıp hayatta kalma olasılığımız çok düşüktü. Sol tarafta ilk bulduğumuz kapıya beraber daldık.

Ben hızlıca cama yaklaştım not var mı diye baktım elimle camın önüne dokundum, hiçbir şey yoktu dokur dokunmaz 3 tane çığlık duydum biri kaba ve sinirli, korkunç bir çığlıktı. 2. çığlık Erva'ya aitdi korkmuştu. 3. çığlık benimdi. Ne olduğunu anlayamadan yere çakıldım korkudan sendeleyi yere yuvarlandım hemen kalktım tabi ki be içeride boş odadaki kapının önünde bekleyen Erva'ya doğru koştum.

Erva'nın alnından akan bir damla ter kıyafetine damladı, kıyafetinde küçük bir iz bıraktı. Biz tam kendimizi toparlayıp yan kapıyı açmak için odadan çıkarken yan odanın kapısı açıldı. İçeriden korkunç bir adam çıktı.

"Aaaaaa" bu çığlık tabi ki Erva'nındı. Adamın burnu ağzına kadar sallanıyordu boyu ise çok kısaydı -150 santim boylarındaydı- korkunç bir adamdı uzaylıya benziyordu. Ten rengi güneşte koyulaşmış gibiydi. Ama bu eve güneş ışığı neredeyse hiç girmezdi. Yani büyük ihtimalle eve daha önce hiç girmezdim ama evin arkasında 500 metre kadar arkasında dağ vardı. Ön kısmı ise kuru yapraksız ve korkunç ağaçlarla doluydu. Gün içinde hiç gözükmüyor denecek kadar belli belirsiz gözüküyordu. Ama önündeki kurumuş ağaçlardan ne kaar korkunç olduğu anlaşılıyodu.

Kısacası korkunç bir evdi. Adamda kokunçtu. Kulakları düşecek gibi duruyordu. Sesimizden rahatsız olmuş gibiydi. "Şunu alın ve defolup gidin" dedi bizi kovarcasına elinde aradığımız kağıt duruyordu.

Kağıdı aldığım gibi kaçmaya başladım Erva'ya "Koş" diye bağırdım. Merdivenlerden uçarcasına indik. Kapıdan da çıktım ama hiç durmadan koşuyordum bahçenin kapısından çıktıkdan sonra Erva'nın evine giden yola doğru döndüm ve orada soluklanmak için ilk gördüğüm banka oturdum. Erva 2 dk sonra geldi. Şimdi eve gitmeliydik. 25 dk'ya yakındır bu gizem dolu evdeydik.

"Erva, ben eve gidiyorum. Anneme ben arkadaşıma gidicem diye aramıştım okuldan dönerken, annem merak eder sizin ev yakın zaten sen eve dönersin"

"Peki ama senin evin uzak sen ne yapacaksın" "Boşver, ben karanlık iyice çökmeden dönerim"

"Tamam" yola 3-4 dk kadar beraber devam ettikden sonra ben diğer yola ayrıldım. Az sonra Emine'nin evinin önündeydim bizim eve az kalmıştı. Emine'nin kapısını çaldım Emine açtı. "Merhaba Emine yarın okula gelecek misin? Bugün çook şey yaşandı. Yarın gel lütfen Erva'yla beraber korunç eve gittik. Erva'yla beraber sen gelir misin diye düşündük ama hastaymışsın, İkra söyledi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.